Haber Detayı

E-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına iş dünyasından destek
Ekonomi dunya.com
07/01/2026 16:43 (1 gün önce)

E-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına iş dünyasından destek

Yurt dışından e-ticaret yoluyla yapılan 30 Euro’ya kadar alışverişlerde gümrük muafiyetinin kaldırılmasını değerlendiren iş dünyası temsilcileri, düzenlemeyi haksız rekabetin önlenmesi, yerli üretimin korunması ve tüketici sağlığının güvence altına alınması açısından önemli ve yerinde bir adım olarak nitelendirdi.

İş dünyası temsilcileri e-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasını değerlendirdi.Ticaret Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklamada yurt dışından e-ticaretle alınan ve 30 Euro'ya kadar değeri bulunan eşyalar için basitleştirilmiş gümrük döneminin sona erdiği paylaşılmıştı.Açıklamada, "Daha önce üç ürün grubuyla sınırlı olarak uygulanan düzenleme genişletilerek, 1 Şubat'tan itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden satışı yapılan tüm ürünler bakımından sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın 'basitleştirilmiş gümrük beyannamesi' uygulamasına son verilmiştir" ifadeleri kullanılmıştı.Ayrıca düzenlemenin tedavi, sağlık, eğitim, bilim ve araştırma gibi alanlardaki ihtiyaçları aksatmayacak şekilde istisnalar içerdiği belirtilmişti."Önemli riskler doğuruyor"Konuya ilişkin yazılı açıklamada bulunan ETİD Başkanı Çevikoğlu, Resmi Gazete'de bugün yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, yurt dışından posta ve kargo yoluyla 30 Euro'ya kadar olan eşyalara tanınan gümrük muafiyetinin kaldırıldığını, kararın 30 gün sonra yürürlüğe gireceğini belirtti.Bireysel yurt dışı alışveriş limitinin 6 Ağustos 2024 itibarıyla 150 Euro'dan 30 Euro'ya indirildiğini ve vergi oranlarının güncellendiğini anımsatan Çevikoğlu, "27 Aralık 2024'te ise muafiyete konu ürün bedeline kargo masrafları da dahil edilmişti.

Yurt dışı alışverişlerin haksız rekabet yaratacak şekilde kontrolsüz büyümesi yerel perakende ekosistemimiz, üretim gücümüz, istihdam ve vergi gelirlerimiz ile cari açığımız açısından önemli riskler doğurmaktadır.

AB ve ABD'nin de benzer eğilimlere karşı tedbir arayışını dikkate aldığımızda, bu adımı başta ürün güvenliği, çevre standartları, haksız rekabet, esnaf ve zanaatkarın korunması, ülkemizin gümrük ve vergi gelirleri bakımından değerli buluyoruz" değerlendirmesini yaptı."Sektörümüzün sağlıklı gelişimini destekleyeceğine inanıyoruz"Hakan Çevikoğlu, yakın zamanda AB'de de düşük değerli e-ticaret paketlerine ilişkin 150 Euro gümrük vergisi muafiyetinin kaldırılması yönünde siyasi uzlaşı sağlandığını hatırlatarak, şunları kaydetti:"1 Temmuz 2026'dan itibaren 150 Euro altı küçük paketlere sabit bir gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor.

Benzer bir şekilde ABD'de uzun yıllardır uygulanan 800 dolar 'de minimis' eşiği, düşük değerli paketlerin vergisiz ve daha basit prosedürle ülkeye girişini sağlıyordu ancak e-ticaret hacmindeki hızlı artış ve güvenlik/kaçak ürün endişeleri nedeniyle ABD'de de minimis uygulaması daraltıldı ve paket bazında daha ayrıntılı veri/GTİP bilgisi talep edilmesi yönünde karar alındı."ETİD olarak Türkiye'deki uygulamanın aynı hedefe odaklanarak özellikle üçüncü ülke kaynaklı riskli akışları etkin biçimde kontrol altına almasını, buna karşılık AB ile Gümrük Birliği kapsamında A.TR'li serbest dolaşım mallarına ilişkin geleneksel ticareti aksatmadan, sade ve öngörülebilir bir çerçevede yürütülmesini önemsediklerini belirten Çevikoğlu, "Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve e-ticaret gönderilerine uygulanacak gümrük rejimi başlıklarında görüşmelerin sürdüğünü biliyoruz.

Önümüzdeki dönemde, tarafların pozisyonlarına bağlı olarak bu alanda yeni adımların ve düzenlemelerin gündeme gelmesini muhtemel görüyoruz.

ETİD olarak Ticaret Bakanlığımızın e-ticaret alanındaki düzenlemelerinin sektörümüzün sağlıklı gelişimini destekleyeceğine inanıyor, kararın ülkemiz ve sektörümüz adına hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.Haksız rekabet vurgusuBMD Başkanı Öncel de gümrük vergisinden muaf bir şekilde ürün satışı yapan e-ticaret platformları nedeniyle ülkede tüm perakende ticaretin haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını belirtti.Ticaret Bakanlığının Ekim 2025'te ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin, posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla "basitleştirilmiş gümrük beyannamesi" kapsamında yurda sokulmasına kısıtlama getirdiğini anımsatan Öncel, şunları kaydetti:"Kapsamın tüm ürün grupları için genişletilmesini, haksız rekabetin önlenmesinin yanı sıra tüketici güvenliği ve sağlığının korunması adına da çok önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz.

Burada bir konunun da altını özellikle çizmek istiyorum.

Eşit vergilendirme koşullarında, gerekli test aşamalarından geçirilerek ithal edilen, vergisi ödenip buradaki antrepolardan dağıtımı yapılan ürünler ülkemizde elbette her platformda satılabilir.""Yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz"İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, söz konusu gelişmenin üreticiler açısından önemine işaret ederek, "İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 Euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki kararı memnuniyetle karşılıyoruz. 30 Euro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz" dedi.AB'nin de 150 Euro'luk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu aktaran Avdagiç, bugün açıklanan kararın küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıttığını ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olduğunu söyledi.Avdagiç, "Bu düzenleme orta ve uzun vadede Türkiye'nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir.

Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlara ve Türkiye'nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız" diye konuştu.Bu kararla birlikte yerli üreticilere tüketicilerin mağduriyet yaşamasını önleme noktasında önemli sorumluluklar düştüğünü kaydeden Avdagiç, "En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır.

Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı."Üreticiyi ve tüketici sağlığını korumaya yönelik bir tedbir"Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da Türkiye'nin 410 milyar dolar ihracat hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerlediği bir dönemde, iç pazarın korunması ve yerli üretimin desteklenmesi yönünde atılan her adımı önemsediklerini belirterek, "Bu bağlamda, söz konusu düzenlemenin, özellikle kayıt dışı ve denetimsiz girişlere karşı yerli üreticiyi ve tüketici sağlığını korumaya yönelik bir tedbir olduğu kanaatindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.Sağlık ve gıda gibi hassas sektörlerdeki her türlü regülasyonun ülke ekonomisinin sağlam temeller üzerinde büyümesine hizmet edeceğini vurgulayan Aydın, "Bu düzenlemenin, vatandaşlarımızın güvenilir yerli üretime yönelmesine, yerli üreticimizin ise adil bir rekabet ortamında daha fazla yatırım ve istihdam imkanı bulmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.Aydın, alınan önlemlerin ekonomiye katkısına işaret ederek, bu ve benzeri tedbirlerin uzun vadede Türk milletinin refahını artıracak yapısal reformların bir parçası olduğunu söyledi."Sağlık açısından riskler doğurabiliyor"Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ise e-ticaretin hızla gelişen, küresel ticaretteki payını her geçen gün büyüterek güçlendiren bir alan olduğunu söyledi.Sınırları kaldırarak dünyanın bir ucundan diğer ucuna 7 gün 24 saat ticaret yapmaya imkan sağlayan bu alanın denetim ve standartlarla desteklenmediğinde tüketici sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceğine işaret eden Baran, şu açıklamalarda bulundu:"Diğer yandan içerde mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen ve kalite standartlarına riayet eden yerli firmalarımız, yurt dışından e-ticaret platformları üzerinden getirilen denetimsiz, kalitesiz, düşük maliyetli ürünler karşısında haksız rekabetle karşı karşıya kalabiliyor.

Bu açıdan Ticaret Bakanlığımızın bu kararını haksız rekabetin önüne geçilerek piyasalarda adil rekabetin sağlanması, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, yerli üretimin desteklenmesi, istihdam ve vergi kaybının önüne geçilmesi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz."Baran, düzenlemenin tedavi, sağlık, eğitim, bilim, araştırma gibi alanlardaki ihtiyaçları aksatmayacak şekilde istisnalar içermesini ise son derece yerinde bir karar olarak değerlendirdi."Olumlu sonuçlar vereceğine inanıyorum"Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten de ayakkabı ve saraciye gibi ürünlerde ithalatı artıran vergi muafiyeti uygulamasının Ekim 2025'te kaldırıldığını belirterek, o tarihten bu yana ayakkabıda gümrüksüz alışverişin kapalı olduğunu anlattı.İçten, "Diğer ürün gruplarının da gümrüksüz alışverişe kapatılmasının olumlu sonuçlar vereceğine inanıyorum.

Ben kararın tüm sektörlerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Zararlı kimyasalların kontrolsüz şekilde giriş riski ortadan kalktı"Saraciye Sanayiciler Derneği Genel Başkanı Turhan Akyüz ise kargo yoluyla ülkeye gelen ürünlerin yeterli denetim mekanizmalarından geçmeden piyasaya sunulmasının yasaklı ve sağlığa zararlı kimyasalların kontrolsüz şekilde ülkeye girişine yol açtığını belirterek, aynı zamanda yerli üreticiler açısından ciddi bir haksız rekabet ortamını oluşturduğunu söyledi.Akyüz, "Bu risklerin ortadan kaldırılması ve piyasa dengesinin korunması amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen kısıtlama ve düzenlemeleri son derece yerinde ve kıymetli buluyoruz" dedi.Turhan Akyüz, söz konusu düzenlemelerin tüketici sağlığının korunması, adil rekabet ortamının sağlanması ve kayıtlı üretim yapan firmaların desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı."Yerinde bir karar"Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, e ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasının "yerinde bir karar" olduğunu bildirdi.Denetimsiz e-ithalatın tüketici için risk teşkil eden, KOBİ'leri haksız rekabete uğratan ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:"Ticaret Bakanlığının Ekim 2025'te yaptığı denetimler, basitleştirilmiş gümrük mevzuatı yoluyla ülkemize giren ürünlerin yüzde 81'inin riskli olduğunu gösteriyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan kararla bu dönemin sonlandırılması son derece yerindedir.

Tüm dünya gibi Türkiye'nin de gümrüklerinde gerekli denetimleri yapmaya başlamasından daha doğal bir şey olamaz."Hisarcıklıoğlu, tüketicileri, yerli üretimi, yurt içi e-ticaret platformlarını ve adil rekabeti koruyan kararlı adımlar için Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve ekibine teşekkür ederek, ticaretin de sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesinin şart olduğunun altını çizdi.

İlgili Sitenin Haberleri