Haber Detayı

OECD: Karar var ölçüm yok | Son dakika ekonomi haberleri
Haberler bloomberght.com
07/01/2026 17:28 (1 gün önce)

OECD: Karar var ölçüm yok | Son dakika ekonomi haberleri

OECD Regulatory Policy Outlook (Kamu Düzenleme Kalitesi) 2025 Raporu, düzenleme kalitesinde en büyük açmazın etki değerlendirmesi olduğunu ortaya koydu. Argüden Yönetişim Akademisi’nin Türkçe’ye kazandırdığı çalışma, kamu politikalarında ölçülebilirlik ve öğrenen sistemler çağrısı yaptı.

OLCAY BÜYÜKTAŞ OECD tarafından 2024 yılında açıklanan ve Türkçeye Argüden Akademi tarafından 2025 yılın sonunda kazandırılan Regulatory Policy Outlook (Kamu Düzenleme Kalitesi) kamunun kararlarının etkisini ölçemediğini ve hükümetlere yeterince güven duyulmadığını ortaya koydu.

Araştırmaya katılanların yüzde 44’ünün hükümetlere hiç güven duymadığını ve çok az güven duyduğunu gösterdi.

Rapora göre, yüksek veya normal seviyede güven duyanların oranı ise yüzde 39.

OECD Regulatory Policy Outlook (Kamu Düzenleme Kalitesi) 2025 Raporu, düzenleme kalitesinde en büyük açmazın etki değerlendirmesi olduğunu ortaya koydu.

Argüden Yönetişim Akademisi’nin Türkçe’ye kazandırdığı çalışma, kamu politikalarında ölçülebilirlik ve öğrenen sistemler çağrısı yaptı.

Kamu, kararlarının etkisini ölçemiyor OECD’nin yayımladığı Regulatory Policy Outlook 2025 Raporu, birçok ülkede kamu yönetimlerinin düzenleme yapmasına rağmen bu kararların sahadaki etkilerini sistematik biçimde ölçmediğini gösterdi.

Rapora göre, düzenleyici etki analizleri çoğu zaman ya hiç yapılmıyor ya da uygulamada karşılık bulmuyor.

Argüden Yönetişim Akademisi tarafından hazırlanan “Kamu Düzenleme Kalitesi 2025” yayını, raporun temel bulgularını Türkiye bağlamında ele alarak politika yapıcılar için önemli bir referans sunuyor.

Etki ölçümü yoksa iyi yönetişim eksik kalıyor OECD’ye göre düzenleme yapmak tek başına başarı sayılmıyor; esas sorun, bu düzenlemelerin ekonomik, toplumsal ve çevresel sonuçlarının ölçülmemesi.

Etkisi değerlendirilmeden yürürlüğe giren politikalar, zamanla verimsizliği artırıyor, bürokratik yükü büyütüyor ve kamuya duyulan güveni zayıflatıyor.

Kamu politikalarının “öğrenen sistemler” haline gelebilmesi için etki ölçümünün karar alma sürecinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiği vurgulanıyor.

Gidilecek çok yol var OECD degerlendirmesi, Türkiye’de seffaflik alaninda önceki dönemlere kiyasla ilerleme kaydedildigini ortaya koyarken, açik ve sistematik istisare mekanizmalarinin hâlâ önemli bir gelisim alani oldugunu gösteriyor.

OECD degerlendirmesi, Türkiye de şeffaflıkta önceki dönemlere kıyasla ilerleme kaydedildiğini ortaya koyarken, açık ve sistematik istişare mekanizmalarında hâlâ önemli adımlar atılması gerektiğini gösterdi.

Raporda, Türkiye açısından öne çıkan alanlar şöyle sıralandı: Paydaş katılımında gidecek çok yol var; Katılımın ağırlıklı olarak kamu kurumları ve belirli paydaş gruplarıyla sınırlı kaldığı, açık sistematik istişare mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Mevcut düzenlemeler gözden geçirilmeli; uygulama sonrasi etki analizlerinin yaygınlastırılması, düzenlemelerin hedeflere ne ölçüde ulaştığının değerlendirilmesi açısından kritik.

Şeffaflıkta ilerleme; Önceki dönemlere kıyasla şeffaflık alanında olumlu gelişmeler kaydedildi.

Gelecek odaklı ve insan merkezli düzenleme ihtiyaci; dijital dönüşüm, yeşil dönüşum ve artan belirsizlik ortamında, düzenleme süreçlerinin daha çevik, veri temelli ve kapsayıcı şekildi ele alınması gerekiyor.

Argüden: Ölçüm, şeffaflık ve paydaş katılım önemli Argüden Yönetisim Akademisi Akademik Kurul Üyesi Dr.

Erkin Eğilmez tarafindan hazırlanan “Kamu Düzenleme Kalitesi 2025” yayını, OECD raporunun temel bulgularını Türkiye bağlamında degerlendirerek politika yapıcılar, kamu yöneticileri, iş dünyası ve sivil topluma ışık tutmayı amaçlıyor.

Bir grup gazeteci ile biraraya gelen Argüden Yönetisim Akademisi Mütevelli Heyeti Baskani Dr.

Yılmaz Argüden, kamu karar ve uygulama kalitesinin dogrudan yasam kalitesini etkiledigine dikkat çekerek, düzenleme süreçlerinde ölçüm, şeffaflık ve paydaş katılımının önemini vurguladı.

OECD Kamu Yönetisiminde Düzenleme Politikaları Baskanı Anna Pietikäinen ise, düzenleme kalitesinin kamuya duyulan güven, ekonomik dayanıklılık ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik rol oynadığını belirtti.

Pietikäinen’e göre, kanıta dayalı ve katılımcı düzenleyici çerçeveler, ülkelerin dijital ve yeşil dönüşüm gibi karmaşık süreçleri daha saglıklı yönetebilmesinin temelini oluşturuyor.

Rapora göre etkisi ölçülmeyen düzenlemeler, zamanla bürokratik yükü artırıyor, kamu kaynaklarının etkin kullanımını zorlaştırıyor ve verimsizliği kalıcı hale getirme riski taşıyor.

OECD, bu nedenle hükümetlere daha fazla kural koymak yerine, sonuç odaklı ve ölçülebilir düzenleme anlayışını güçlendirme çağrısı yapıyor.

İlgili Sitenin Haberleri