Haber Detayı
Suça Sürüklenen Çocuklar Üzerine Bilgilendirme
Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, "Bugün Türkiye ceza infaz kurumlarında toplam 4 bin 421 çocuğumuz var. Ceza infaz kurumlarımızda bulunan, hükümlü olarak bulunan çocukların ceza infaz kurumlarında ortalama kalma süresi 404 gün, tutuklu olarak bulunan çocukların da ceza infaz kurumlarında kalma ortalama süresi 109 gündür. Bu, çocuklarla ilgili kamuoyunda yanlış algılanan, genelde gir-çık yapıldığı şekliyle ortaya çıkan bir algının çok da doğru olmadığını gösteriyor" dedi. Yıldırım, suça sürüklenen çocuklarda en yaygın suçun uyuşturucu, ikinci sırada hırsızlık ve üçüncü sırada kasten öldürme olduğunu söyledi.
(TBMM) - Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, "Bugün Türkiye ceza infaz kurumlarında toplam 4 bin 421 çocuğumuz var.
Ceza infaz kurumlarımızda bulunan, hükümlü olarak bulunan çocukların ceza infaz kurumlarında ortalama kalma süresi 404 gün, tutuklu olarak bulunan çocukların da ceza infaz kurumlarında kalma ortalama süresi 109 gündür.
Bu, çocuklarla ilgili kamuoyunda yanlış algılanan, genelde gir-çık yapıldığı şekliyle ortaya çıkan bir algının çok da doğru olmadığını gösteriyor" dedi.
Yıldırım, suça sürüklenen çocuklarda en yaygın suçun uyuşturucu, ikinci sırada hırsızlık ve üçüncü sırada kasten öldürme olduğunu söyledi.
Çocukların yaşam düzeyinin arttırılması ile suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonu üçüncü toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantıda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü temsilcileri sunum yaptı.
Toplantının başında konuşan CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut'a Komisyon'da dinlenecek kişi ve kurumların belirlenmesine yönelik eleştirilerde bulundu.Bankoğlu, "Aslında her komisyon kurulduğunda aynı bakanlıklar, benzer kadrolar, aynı benzer akademisyenler burada dinleniyor.
O yüzden, bir kere bu Komisyon daha baştan bürokrasiye hapsolmuş durumdadır, bunu da reddediyoruz.
Dolayısıyla, kadrolu uzmanlar hariç, bağımsız akademisyen ve sahadaki gerçek aktörlerin de muhalefetin söylediği isimlerin çağrılmasını ve bu takvimin tarafımızla önceden istişare edilerek belirlenmesi noktasındaki hassasiyetimizi bir kez daha dile getiriyorum" dedi.
Komisyon Başkanı Durgut, "Burada en önemli kurumlar, daha sonra bakanlarımız da gelecek" ifadelerini kullandı.
Ardından CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ile Başkan Durgut arasında dün gerçekleşen toplantıda yapılan bazı konuşmaların tutanaklara geçmemesi üzerine tartışma yaşandı.
Suiçmez, "O zaman biz gidelim, Sayın Başkan istediği gibi bilimsel konuşmaları yapsın.
Böyle bir şey olabilir mi?
Kesinlikle dünkü sözümün tekrar bana verilmemesini ve belki Meclis tarihinde ilk defa olacak şekilde mikrofonum kapatılarak 'Ben toplantıyı kesiyorum, sizi de gayriresmi şekilde dinleyeceğim' denmesini kabul etmiyorum" diyerek tepki gösterdi. "Göçmen kaçakçılığı da son yıllarda artan bir trende sahip"İlk sunumu gerçekleştiren TÜİK Sosyal İstatistikler Daire Başkanı Turgay Altun, istatistiklere göre sokaktaki her 4 kişiden 1'inin çocuk olduğunu belirterek, "Güneydoğuya gittikçe çocuk nüfus oranının arttığını görüyoruz.
Bu da zaten toplam doğurganlık hızıyla da ilişkili bir göstergedir.
Batı illerimizde, kuzey illerimizde biraz daha çocuk nüfus oranının az olduğunu görüyoruz.
En yüksek olarak Şanlıurfa'da yüzde 43,8 yani Şanlıurfa'da yaklaşık olarak her iki kişiden 1'i çocuk ama Bartın'a gittiğimiz zaman bu oran yüzde 18'e düşüyor yani beş kişiden 1'e düşüyor.
Bu da coğrafi olarak çocukların dağılımını gösteren önemli bir grafik" dedi.Altun, yaşa göre suç işleme eğilimlerine ilişkin, "Mağduriyet türlerine göre baktığımız zaman olay sayılarına, yaralama olay sayıları yine birinci sırada, ondan sonra cinsel suçlar ve aile düzenine karşı suçlar burada yüksek oranlar durumunda.
Göçmen kaçakçılığı da son yıllarda artan bir trende sahip. 2023 yılı itibarıyla 15-17 yaş grubunda 1.297 çocuk, 12-14 yaş grubunda da 98 çocuğumuz ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunuyor" dedi.
Altun, aile eğitim durumunun çocuklar üzerinde çok belirleyici olduğunu belirterek, "Eğer kişinin annesi yükseköğretim mezunuysa, babası yükseköğretim mezunuysa bu çocuğun da yüzde 80 civarında yükseköğretim okuyacağını burada tahmin edebiliyoruz.
Bu da aslında anne-babanın eğitim durumunun çocuk üzerinde çok belirleyici olduğunu gösteriyor.
Yine, gelir geçişkenliği açısından baktığımız zaman, çocuklarımızın zaman içerisinde gelir gruplarında farklılaşabildiğini görüyoruz burada.
Bu aslında kalkınma açısından, iktisat açısından da önemli bir göstergedir, çocuklar demek ki aileleri kötü olsa bile kendileri bir şekilde okuyarak ya da başka şekillerde gelirlerini daha yukarı taşıyabiliyorlar.
Aslında bunu, bu anlamda iyi bir gösterge olarak üretebiliriz" dedi. "Çocuklarda özellikle dramatik bir artış olmadığını görmüş oluyoruz"Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım şunları söyledi: "Bugün Türkiye ceza infaz kurumlarında toplam 4 bin 421 çocuğumuz var ve yine, bu 4 bin 421 çocuğumuzun 422'si yabancı uyruklu çocuklardan oluşuyor.
Burada önemli bir veri var, o da ceza infaz kurumlarımızda bulunan, hükümlü olarak bulunan çocukların ceza infaz kurumlarında ortalama kalma süresi 404 gün, tutuklu olarak bulunan çocukların da ceza infaz kurumlarında kalma ortalama süresi 109 gündür.
Bu, çocuklarla ilgili kamuoyunda yanlış algılanan, genelde gir-çık yapıldığı şekliyle ortaya çıkan bir algının çok da doğru olmadığını gösteriyor.Baktığınız zaman, bizde 1'inci suç olarak ceza infaz kurumlarında bulunan çocuklarda uyuşturucu suçlarının olduğunu görüyoruz. 2'nci suç hırsızlık suçu, en yaygın olan 2'nci suç ve 3'üncü suç da kasten öldürme suçu; yansıda diğer suçlar görülüyor ancak bu sıralamanın genel cezaevi demografisiyle de uyumlu olduğunu da görüyoruz yani yetişkinlerdeki suç sıralamasının çocuklar için de geçerli olduğunu, yaklaşık olarak geçerli olduğunu burada görüyoruz.
Yıllar itibarıyla baktığımızda, 2025 yılında 2 bin 394 olan çocuk hükümlü tutuklu sayısının bugün itibarıyla 4 bin 582 olduğunu görüyoruz.
Çocuklarda özellikle dramatik bir artış olmadığını burada görmüş oluyoruz.""Suça sürüklenen çocuk sayısının en fazla olduğu bölge Ege Bölgesidir"Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürü Günay Albayrak ise sunumunda şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet başsavcılıklarında 2025 yılında yıl içinde açılan soruşturmalarda suça sürüklenen çocuk sayısının 2024 yılına göre yüzde 1,4 oranında azaldığı görülmüştür. 2024 ve 2025 yıllarında kamu davası açılan soruşturma dosyalarının yaklaşık yüzde 85'i erkek suça sürüklenen çocuklardan oluşmaktadır.
Yine, aynı yıllarda kamu davası açılan soruşturma dosyalarının yüzde 74,7'sinin 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklar olduğu görülmektedir.
Cumhuriyet başsavcılıklarında 2025 yılında kamu davası açılan dosyalardaki şüphelilerin yüzde 94'ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı iken, yüzde 6'sının yabancı uyruklu olduğu görülmektedir.
Yine, aynı 2023-2024 yıllarında kamu davası açılan soruşturma dosyalarında her 100 bin nüfustaki suça sürüklenen çocuk sayısının en fazla olduğu bölge Ege Bölgesidir. 2025 yılında cumhuriyet başsavcılıklarında suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davası açılması kararı verilen ilk 3 suç türüne bakıldığında ilk sırada yüzde 32 oranıyla kasten yaralama, 2'nci sırada yüzde 15 oranıyla hırsızlık, 3'üncü sırada ise yüzde 13 oranıyla hakaret suçları yer almaktadır.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu kapsamında verilen tedbir türlerinin son on bir yıl ortalamasına baktığımızda, ilk sırada yüzde 47 oranıyla danışmanlık tedbirinin verildiği, ikinci sırada yüzde 32 oranıyla aileye teslim tedbiri, üçüncü sırada da yüzde 10 oranıyla eğitim tedbiri verildiği görülmüştür."