Haber Detayı
Katılım Emeklilik/Ayhan Sincek: Yüzde 30 cömertti, yüzde 20 hâlâ anlamlı
BES Türk lirası cinsinden katkı paylarına uygulanan devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirildi. Türkiye Sigorta Birliği ve sektör yöneticileri, düzenlemenin BES’i zayıflatmayacağını vurguladı. Bazı sektör temsilcileri ise, katkı oranındaki düşüşün tüketici güveni üzerinde olumsuz algı yaratabileceğine dikkat çekti.
SELÇUK ALTUN Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) Türk lirası cinsinden yapılan katkı paylarına uygulanan devlet katkısı oranı yeniden düzenlendi.
Resmi Gazete’de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan karar ile devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldü.
Aynı düzenleme kapsamında, otomatik katılım sistemi (OKS) dahilinde cayma hakkını kullanmayan katılımcılara verilen ilave devlet katkısı tutarı da 500 TL olarak sabitlendi.
Düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.
Kararın uygulanmasından Hazine ve Maliye Bakanlığı sorumlu olacak.
Düzenleme, kamuoyunda “BES’te teşvikler zayıfl atılıyor mu?” sorusunu beraberinde getirirken, sektör temsilcileri ve uzmanlar kararın tasarruf sistemi üzerindeki etkilerinin sınırlı kalacağı görüşünde birleşiyor.
BES’in 22 yılı aşkın geçmişi, ulaştığı katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü dikkate alındığında, sistemin yalnızca teşviklere dayalı bir yapı olmaktan çıktığına işaret ediliyor.
Gönüllü BES ve Otomatik Katılım Sistemi birlikte değerlendirildiğinde, sistem bugün yaklaşık 18 milyon katılımcıya ve 2,2 trilyon TL’ye yaklaşan fon büyüklüğüne ulaşmış durumda.
Uzmanlara göre, devlet katkısı oranındaki düşüş kısa vadede sisteme giriş hızında sınırlı bir yavaşlamaya yol açabilir.
Ancak mevcut katılımcıların sistemden çıkmasını tetikleyecek yapısal bir risk öngörülmüyor.
TSB: Devlet Katkısı Devam Ediyor, BES Gücünü Koruyor Türkiye Sigorta Birliği (TSB), düzenlemenin ardından yaptığı açıklamada, devlet katkısının sona ermediğini, yüzde 20 oranıyla güçlü biçimde devam ettiğini vurguladı.
BES’in 22 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en başarılı yapısal reformlarından biri haline geldiğine dikkat çeken TSB, sistemin artık teşviklere bağımlı bir yapı olmadığını kaydetti.
Açıklamada, “Devlet katkısı yeni dönemde yüzde 20 oranıyla güçlü biçimde devam etmektedir.
Bu oran, uluslararası uygulamalarla kıyaslandığında hâlâ anlamlı bir teşvik düzeyine işaret etmektedir” denildi.
Brüt asgari ücretteki artışla birlikte devlet katkısı üst limitlerinin de yükseldiği hatırlatılarak, kazanılmış hakların korunmaya devam ettiği vurgulandı.
TSB ayrıca, BES fonlarının son 5 yılda ağırlıklı ortalama yüzde 827 getiri sağladığını, bu performansın altın hariç tüm yatırım araçlarının ve enfl asyonun üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek: Yüzde 30 cömertti, yüzde 20 hâlâ anlamlı ■ EKONOMİ’ye konuşan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek yüzde 30’luk katkının olağanüstü bir ekonomik konjonktürde hayata geçirildiğini hatırlatarak, yeni oranın sistemi zayıfl atmayacağını savundu. “Yüzde 30 çok cömert bir teşvikti.
Ancak yüzde 20’ye baktığımızda da hâlâ ciddi bir destekten söz ediyoruz” diyen Sincek, 2026 enfl asyon beklentilerinin yüzde 20 civarında şekillenmesinin devlet katkısını reel anlamda güçlü kıldığını söyledi.
Sincek’e göre BES’te büyümenin lokomotifi son yıllarda 18 yaş altı katılımcılar oldu.
Son üç yılda yaklaşık 2 milyon çocuğun BES’e dahil olduğunu belirten Sincek, çocuklar için BES fon büyüklüğünün 82 milyar TL’ye ulaştığını, bu rakamın kısa sürede OKS fon büyüklüğünü yakalayabileceğini ifade etti.
HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu: Çıkışları tetiklemez, psikolojik etki sınırlı kalır ■ HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu düzenlemenin BES’te ani çıkışlara yol açmasını beklemediğini söyledi.
Türkiye’nin kronik tasarruf açığına dikkat çeken Öztürkoğlu, “Yüzde 30’un düşmesi ilk bakışta olumsuz algılanabilir ama bu, sistemin zarar göreceği anlamına gelmiyor” dedi.
Öztürkoğlu’na göre düzenleme, en fazla sisteme giriş hızında sınırlı bir yavaşlama yaratabilir.
Düşen faiz ortamında devlet katkısının reel değerinin daha görünür hale geleceğini belirten Öztürkoğlu, “Bugün hâlâ 390-400 bin TL’ye yakın bir tutar üzerinden yüzde 20 katkı almak önemli bir avantaj” ifadelerini kullandı. “Tüketici Güveni Açısından Yara Açtı” ■ İsmini vermek istemeyen bir sektör temsilcisi ise daha eleştirel bir tablo çizerek katkı oranındaki düşüşün, katılımcıların geleceğe dönük beklentilerini zedelediğini söyledi.
Temsilci, “Bugün yüzde 20’ye düşürülen katkının yarın daha da düşürülmeyeceğinin garantisi yok.
Bu belirsizlik algısı, tüketici güveni açısından ciddi bir sorun” değerlendirmesinde bulundu.