Haber Detayı

Meclis Başkanı Kurtulmuş: ABD orman kanunlarına geçiş yaptı
Gündem aydinlik.com.tr
09/01/2026 00:00 (17 saat önce)

Meclis Başkanı Kurtulmuş: ABD orman kanunlarına geçiş yaptı

ABD’nin orman kanunlarına geçiş yaptığını söyleyen Numan Kurtulmuş, Venezuela’ya yapılanın kabul edilemez olduğunu söyledi ve ekledi: ‘Türkiye olarak bizim burada mutlaka doğru tarafta, haklı olan tarafta durmamız lazım.’

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Meclis Basın Koridoru’ndaki parlamento muhabirlerini ve Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD)’ni ziyaret etti.

Gazeteciler Günü’nü kutlayan Kurtulmuş, daha sonra parlamento muhabirleriyle sohbet etti, soruları yanıtladı.

Kurtulmuş süreç komisyonu rapor hazırlığı, Suriye’deki durum ve Venezuela’da yaşananlara dair mesajlar verdi.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunu en kısa zamanda tamamlamak ve meseleyi Genel Kurul’a havale etmek istediklerini bildiren Kurtulmuş’un “Türkiye, Suriye’de birlik beraberlik olsun derken sadece bir temennide bulunmuyor, kendisi için yaşamsal bir sınırı ortaya koyuyor.” sözleri dikkat çekti. ‘ÇOK UZUN OLMAYAN VADEDE’ Numan Kurtulmuş, komisyon çalışmalarıyla ilgili şunları söyledi: “Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, toplantıya katılan arkadaşlarımızın hepsi büyük bir iyi niyetle, uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar.

Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak.

Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacağı için burada özellikle örgütün silahlarını bırakmasının tespit edilmesinden sonra yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili teklifler TBMM Genel Kurulu’na sunulacak.

Bundan sonrası Meclis’in, Genel Kurul’un işidir.” ‘İSRAİL İÇİN ARAP DA KÜRT DE KÖLE’ Meclis Başkanı, Suriye’deki gelişmeleri yakından izlediklerini ve Türkiye için esas olanın terör örgütünün bütün unsurlarıyla silah bırakması olduğunu vurguladı: “İsrail, Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor, Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir.

İsrail için bölgenin bütün halkları kendi tabirleriyle, siyonist ideolojinin çarpık yaklaşımıyla kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir.

Bölge halklarının, Suriye’deki bütün unsurların, birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım. 10 Mart Mutabakatı’nda varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım.

Bizim için bu sürecin başlangıcındaki önemli noktalardan birisi İmralı’dan gelen çağrıydı. ‘TEMENNİDE BULUNMUYORUZ SINIR ÇİZİYORUZ’ “27 Şubat çağrısında da esas mesele, artık örgütün silahlı mücadeleyi geride bıraktığı, bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakmasının ortaya konulduğu iradeydi.

Biz Türkiye olarak bunu esas alırız.

Asıl olan PKK’nın bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakması ve bunun için de sürecin hızlandırılarak, zaman zaman da kolaylaştırılarak tamamlanması lazım. “Her yerde, her bölgede, her şehirde, her mahallede silahlı adamların, örgütlerin olduğu bir ülke düşünülemez.

Böyle bir ülke olmaz, kim isterse istesin olmaz.

Böyle bir ülkeye de kimse müsaade etmez.

Hem Suriye içi aktörler hem de Suriye dışı aktörlerin hepsi Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin farkındadır.

Yani Türkiye Suriye’de birlik beraberlik olsun derken sadece bir temennide bulunmuyor kendisi için yaşamsal bir sınırı ortaya koyuyor.” ‘DOĞRU TARAFTA DURMALIYIZ’ ABD’nin orman kanunlarına geçiş yaptığını söyleyen Kurtulmuş, Venezuela’ya yapılanın kabul edilemez olduğunu belirtti.

Yeni bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu öne sürdü ve şöyle devam etti: “En son Venezuela saldırısı da devletlerin egemenlikte eşitliği prensibinin asla göz önünde bulundurulmadığını açıkça ortaya koydu.

Kabul edilemez ve maalesef yeni bir döneme, yeni bir düzensizliğe doğru iş gidiyor.

Sadece düzensizlik olsa, bundan sonraki dönem maalesef yeni bir kaos döneminin de eşiğidir.

Türkiye olarak bizim burada mutlaka doğru tarafta, haklı olan tarafta durmamız lazım.

Bizim uluslararası meşruiyetten, devletlerin egemen eşitliğinden, halkların kendi özgür iradesiyle kendi siyasi geleceğini belirleme prensibinden ve insanların yaratılışta eşit olduğu prensibinden asla taviz vermeden dünyaya yeni şeyler söyleme döneminde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.”

İlgili Sitenin Haberleri