Haber Detayı

MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir: Reel sektör ‘bekle-gör’ yerine ‘üretim ve yatırım’ istiyor
Ekonomi dunya.com
12/01/2026 00:00 (3 saat önce)

MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir: Reel sektör ‘bekle-gör’ yerine ‘üretim ve yatırım’ istiyor

Yeni dönemle birlikte reel sektörün umutsuz olmadığını ama temkinli davrandığını söyleyen MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, “2026 yılında yatırım iştahının geri dönmesi için finansmana erişim, vergi sadeleşmesi ve üretim odaklı mikro politikalar belirleyici olacak” dedi.

Nurdoğan A.

ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comMüstakil Sanayici ve İşadamları Derne­ği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, reel sektörün 2026’da yatırım iş­tahına geri dönmek istediğini söyledi.

Özdemir, reel sektö­rün nabzını tutan geniş kap­samlı anket sonuçlarını ve 2026 yılı beklentilerini pay­laştı. 2025 yılının küresel ti­caret savaşları ve korumacılık rüzgarlarıyla ‘zor bir geçiş yı­lı’ olduğunu ifade eden Özde­mir, iş dünyasının yeni dönem stratejisini ‘bekle-gör’ yerine ‘üretim ve yatırım’ eksenine çevirmek istediğini vurguladı.

Reel sektörün mevcut ruh hâ­line ilişkin değerlendirmeler­de bulunan Özdemir, iş dün­yasının umutsuz olmadığını ancak ihtiyatlı bir duruş ser­gilediğini ifade ederek, “Reel sektör bugün umutsuz değil, fakat temkinli.

Üyelerimizin önemli bir bölümü 2026’ya girerken ‘bekle-gör’ pozisyo­nundaydı.

Bu durum yatırım isteğinin ortadan kalktığını değil, finansman maliyetleri, öngörülebilirlik ve iç-dış ta­lep zayıflığı gibi risklerin aynı anda yönetilmek zorunda ol­duğunu gösteriyor” yorumu­nu yaptı.2025, maliyet yönetim yılı oldu Üyeleri arasında yapılan anketin sonuçlarını da paylaşan Özdemir, firmaların önemli bir bölümünün iç sa­tış ve ihracatta daralma yaşa­dığını belirtti.

Özdemir, “Reel sektör için 2025, maliyetlerin ve belirsizliğin yönetildiği bir geçiş yılı oldu.

Ancak iş dün­yamız umutsuz değil, sadece temkinli.

Yatırım yapma iste­ği var ancak finansman mali­yetleri ve öngörülebilirlik gi­bi riskler bu iştahın önündeki en büyük engel” diye konuş­tu.

Burhan Özdemir, 2026 yı­lında ekonomiyi en fazla et­kileyecek başlığın açık ara fi­nansmana erişim olduğunu vurguladı.İthalat yapısı alarm veriyor Son iki yılda ithalat yapı­sında da dikkat çekici bir de­ğişim yaşandığına işaret eden Özdemir, şu uyarıda bulun­du: “İthalatta son kullanım ürünlerinin ham madde­yi geçmiş olması, ülkemiz­de üretimin soğuma riski ta­şıdığını gösteriyor.

Öte yan­dan lüks ürün ithalatının ikiye katlanması, sosyo-ekonomik katmanlar arasındaki maka­sın açıldığının işareti.

Bu tab­lonun, üretimi ayakta tutacak mikro politikalarla desteklen­mesi kaçınılmaz.”Vergide önceliğimiz, sadeleşme Bugün reel sektör açısın­dan meselenin sadece kredi­ye ulaşmak değil, kredinin va­desi, maliyeti ve yatırımın na­kit akışıyla uyumu olduğunu ifade eden Özdemir, “Firma­larımız klasik banka kredile­rinin ötesinde, öz sermaye, ortaklık ve sermaye piyasası araçlarını daha fazla konuş­maya başladı.

Bu tablo, kre­di kanalının reel sektör nez­dinde daraldığını gösteriyor” dedi.

Vergi sistemi ve yapısal reform beklentilerine de de­ğinen Özdemir, reel sektö­rün önceliğinin vergi oranla­rından ziyade sistemin sade­leşmesi olduğunu belirterek, “Vergi mevzuatının sade, ön­görülebilir ve yönetilebilir hale gelmesi, üretim ve yatı­rım iştahını doğrudan etkile­yecek” ifadelerini kullandı.Enflasyonla mücadele programını ve mali disiplini başından beri destekledik­lerini dile getiren Özdemir, “Bizler eleştiren değil, çözü­mün parçası olmak isteyen bir anlayışla buradayız.

Dev­letimizin makro hedefleri, re­el sektörün sürdürülebilirliği sağlandığında çok daha güçlü bir şekilde gerçekleşecek” di­ye konuştu.Reel sektörün 2026’dan 3 beklentisiMÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, 2026 yılına dair reel sektörün kırmızı çizgilerini üç ana başlıkta özetledi:1-Finansmana erişim: Mesele sadece kredi bulmak değil, vadenin ve maliyetin yatırımın nakit akışıyla uyumlu olması.

Klasik krediler yerine sermaye piyasası araçları daha çok konuşulmalı.2-Vergi mevzuatında sadeleşme: İş dünyasının öncelikli talebi vergi oranlarının düşmesi değil, mevzuatın sade ve öngörülebilir olması.

Karmaşıklık, enerjiyi üretim dışı alanlara harcatıyor.3-Üretim odaklı eşgüdüm: Para politikalarını tamamlayıcı tarım, ticaret ve sanayi alanlarında eşgüdümlü bir politika seti devreye alınmalı.

İlgili Sitenin Haberleri