Haber Detayı

Pişmanlık her şeyi affeder mi?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
16/01/2026 04:00 (3 saat önce)

Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Peki, hukuk terminolojisinde “etkin pişmanlık” diye geçen bu meselenin şartlarını biliyor muyuz?

Madem bu kadar maruz kalıyoruz bu ifadeye, basitleştirerek anlatayım. 1- Etkin pişmanlık, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) her suçta uygulanmayan bir düzenleme.

Kimi zaman eylem, kimi zaman ise failin rolüne göre kabul edilebiliyor. 2- Kimi etkin pişmanlıkta failin cezasında indirim yapılır kiminde ise hiç ceza verilmez.

Esas olarak ceza verilmemesi, bir suçun işlenişine iştirak edilmemesi ya da resmi makamların daha suçtan haberi olmadan bilgilendirilmesi şartına bakar. 3- Çok sık karıştırılan etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçme ise aslında TCK’de ayrı şekilde düzenlenmiş durumda.

Kabaca, suçun tamamlanmış olması halinde etkin pişmanlıktan, teşebbüs aşamasında ise gönüllü vazgeçmeden bahsedebiliriz.

Şimdi...

Bu çok genel şartları esas alırsak bazı kararları hem daha iyi anlayabiliyoruz hem de hiç anlayamıyoruz.

Ne mi demek istiyorum?

Şunu: Misal, son zamanlarda bazı uyuşturucu suçu şüphelilerinin “itirafçı” olduğunu ileri sürmesine rağmen neden etkin pişmanlıktan faydalandırılmadığı, TCK’nin 192. maddesinden anlaşılabiliyor.

Yani, siz ilgili uyuşturucu suçunu ya savcılık öğrenmeden önce gidip haber vereceksiniz ve ceza almayacaksınız.

Ya da savcılık öğrendikten sonra başka suç ortaklarının ismini verip ceza indiriminden faydalanacaksınız.

Kanun koyucu uyuşturucu suçunda bunu emrediyor.

İBB’NİN DAHA ‘EŞİT’ SANIKLARI Bununla birlikte... “Etkin pişmanlık” kavramını en çok duyduğumuz dosya, yakında başlayacak İBB davası.

Buna göre; 76 kişi etkin pişmanlıktan yararlandı.

Ve bu kişiler arasında bir dönem İBB’de etkin görevlerde yer alan isimler de var.

Dahası, aralarında “itirafçı” olduğu için cezaevinden çıkan ama iddianamede ciddi cezalar istenen insanlar da bulunuyor.

Hal böyleyken...

Misal, “suç örgütü üyeliği” ya da “rüşvet” suçlarından dolayı yargılanacak olup “itirafçı” olduğu için tahliye edilen insanların durumunu konuşmalıyız.

Zira, yasa yani TCK açık.

Mesela bir İBB sanığı “suç örgütü üyeliğiyle” suçlanıp yakalandıktan sonra üyeliğe dair itirafçı olunca cezasız kalmıyor.

Yasaya göre, sadece ilgili suça dair cezası indiriliyor ve hatta örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği diğer suçlarından kaynaklanan cezası ayrıca değerlendiriliyor.

Yani diyelim ki yine bir İBB sanığı “rüşvet” ile suçlanıyor ise iddia olunan rüşvet eylemini ilk o sanığın duyurması gerekiyor.

Ancak o zaman ilgili rüşvet eyleminden sorumlu tutulmuyor yani ceza verilmiyor.

Haliyle, örneğin Ertan Yıldız ...

Davanın önemli itirafçılarından Yıldız, bugün özgür dahi olsa, “suçunu” kabul ettiğinden yargılama sonundan ceza alması olası isimlerden biri.

Hatta tüm etkin pişmanlık indirimleri uygulansa bile, kaba hesapla şu an yaklaşık 300 yıla yakın hapsi isteniyor.

Benzer durum, itirafçı olan İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas için de geçerli.

Yaklaşık 400 yıla yakın hapsi istenmesine rağmen o da cezaevinde değil.

Yanlış anlaşılmasın. “Onlar da tutuklansın” yazısı değil bu.

Ama şu: Mahkeme, bu isimlerin velev ki yüzde biri kadar ceza alacak birçok İBB sanığının tutukluluğuna devam kararı verdi daha geçen hafta.

Bunu yaparken de “verilmesi muhtemel ceza” dedi.

Yani, çok daha ağır ceza da alacak olsanız, bazı İBB sanıkları daha “eşit” !

İlgili Sitenin Haberleri

Çürüme Yazarlar cumhuriyet.com.tr
3 saat önce

Çürüme