Haber Detayı
Dumanın hapsolduğu cam fanuslar dönemi bitiyor... Bakan Memişoğlu Meclis’e sunacak
GEÇEN hafta iki yazı yazdım.
Birini “Açık alan mı, açık kandırmaca mı?” diye bitirdim.Diğerinde Berlin’i örnek verdim, izmaritin bile bir bedeli olduğunu anlattım.Şimdi o yazıların üstüne Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması geldi.Ve açık söyleyeyim, bu açıklamayı önemsiyorum.Önce baştan belirtmem lazım.Ben hayatımda hiç sigara içmedim.Merak edip bir kere bile denemedim.Ama içenlere saygım var.Sorunum sigarayla değil, dumanın dayatılmasıyla.Bir dönem vardı.Kafeye gitmek işkenceydi.Lokantada yemek yerken tabağınıza değil, dumanın yönüne bakardınız.Sonra Türkiye çok doğru bir iş yaptı.Kapalı alanlarda sigara yasağı geldi.Ve gerçekten iyi uygulandı.Çocuklar rahat etti, yaşlılar rahat etti, astımı olanlar ilk kez nefes aldı.Sonra ne olduysa oldu...Bir “yaratıcı çözüm” furyası başladı.Adına “açık alan” dediler.Ama dört tarafı cam, üstü brandalı, kışın kaloriferli, yazın klimalı.Yani açık falan değil.Dumanın hapsolduğu cam fanuslar.Ve size gönül rahatlığıyla şunu söylediler:“Burası açık alan, sigara serbest.”İşte benim itirazım bunaydı.Şimdi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu diyor ki.“Sigaraya başlama yaşı 16’ya düştü.”Ve bu yüzden yeni bir düzenleme geliyor.“Kış bahçesi”, “üstü açılır kapanır tente”, “yarı açık alan” diye adlandırılan yerler de dumansız hava sahasına dahil edilecek.Yani yıllardır kelimelerle delik açtığımız yasa, ilk kez gerçekten ciddiye alınıyor.Bu çok önemli.Çünkü mesele artık sadece duman değil.Mesele çocuklar.Bir ülkede sigaraya başlama yaşı 16’ya düşüyorsa, orada sorun “özgürlük” tartışması değildir.Orada bir sağlık alarmı çalıyordur.Kimse kimseye “sigara içme” demiyor.Ama “başkasının ciğerine üfleme” diyor.Ve bence bu son derece makul bir talep.Hatırlayın...2008’de yasa çıktığında, “Biter bu sektör” diyenler vardı.Hiçbiri olmadı.Hayat devam etti.Şimdi yine aynı noktadayız.Eğer bu düzenleme kararlılıkla uygulanırsa, eğer “aman canım” refleksi devreye girmezse, eğer denetimler gerçekten yapılırsa...Bu ülke bir zamanlar başardığı şeyi yeniden başarır.Sigara içen de içer.İçmeyen de nefes alır.İşte denge dediğim tam olarak bu.SAĞLIKSIZ BESLENMEYLE DE MÜCADELE EDİLECEKSAĞLIK Bakanlığı, “Dumansız Hava Sahası” için yeniden harekete geçti.
Çok yakında sigara içilebilen alanlar da dumansız hava sahasına dönüştürülecek.
Sigara yasağı genişletilecek.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Sigara ve sağlıksız beslenmeyle mücadelede yeni bir döneme gireceğiz.
Kapalı alanlarda sigara kullanımına yönelik yeni mevzuat düzenlemelerini kısa sürede Meclis gündemine taşıyacağız” diyor.Destekliyorum.Ve inanıyorum ki; Meclis’ten yeni düzenleme en kısa sürede geçecektir.ÖDÜLLER ANLIK ALKIŞ KALICIDIRBAZI oyuncular vardır.Ödül kazandığında da konuşulur, kazanmadığında da.Julia Roberts işte tam olarak böyle bir isim.83.
Altın Küre gecesinde dram dalında ödülü alamadı.Ama salonu dolduranların alkışı aldı.Sahneye çıktığında herkes ayağa kalktı.Gecenin en zarif, en çok alkışlanan yıldızı seçildi.Bazen jüri başka bir isimde karar kılar ama salon kararını çoktan vermiştir.35 yıl önce “Pretty Woman”la kalpleri fethetti.25 yıl önce “Erin Brockovich”le ödülünü aldı.Bu kez ödül başkasına gitti ama o meşhur gülümseme yine oradaydı.Kaybettiğini düşünen biri gibi değil ait olduğu yerde duran biri gibiydi.Üstelik ödülü alan oyuncunun sahneden ona teşekkür etmesi de boşuna değildi.Bazı insanlar rakip değil, ilhamdır.Bazı kariyerler yarıştan çok yolculuktur.Ödüller anlıktır.Alkış kalıcıdır.Ve bazı oyuncular, hayat boyu onur ödülünü hiç kimse vermese bile zaten taşırlar.Julia Roberts o ödülü çoktan aldı.Julia RobertsYARATICILIK YENİ PETROLSON yıllarda hepimizin diline bir cümle pelesenk oldu.“Yeni petrol veridir.”Doğru...
Ama eksik.Veriyi işleyecek akıl yoksa, teknolojiyi yönetecek vizyon yoksa, algoritmayı harekete geçirecek hayal gücü yoksa o veri hiçbir işe yaramıyor.Bugünün dünyasında değer üreten şey petrol değil; petrolü nasıl kullanacağını bilen yaratıcı zihinler.Ve buna artık teknoloji şirketleri, reklam ajansları, kültür endüstrileri değil; devletler bile inanıyor.Dünyanın en büyük ekonomileri, yaratıcı endüstrilere milyarlarca dolar ayırıyor.Çünkü farkındalar; yaratıcılık, ülkelerin yeni rekabet alanı.KULAĞIMIZA KÜPEHER söylenen fikir değildir.Bazıları sadece gürültüdür.Ayırt etmeyi öğrenmediğimizde en çok da sessiz olanı severiz.