Haber Detayı
İran ile ticaret yapana yüzde 25 gümrük vergisi
İran ile ticaret yapana yüzde 25 gümrük vergisi
ABD’nin genel olarak ne yapmaya çalıştığını anlamak çok karmaşık geliyor.
Ama bugün ABD’yi yöneten ekibin çok basit bir mantığı var. 1- ABD sürdürülebilir bir ekonomik sürece nasıl girer? 2- Bu sürece girerken dünya hegemonyasını tekrar nasıl sağlar?
Tüm Atlantik Sistemi ülkelerinde olduğu gibi ABD’nin de kamu borcu çok önemli sorun. 38 trilyon dolara ulaşmış bir borç yığını var.
Bu borcu bırakın azaltmak, çevirmek bile çok zor.
Yabancı devletlerin elindeki ABD tahvili 2024 yılı Ekim ayında 8 trilyon 693 milyar dolar iken en son açıklanan 2025 Ekim ayı rakamı 9 trilyon 243 milyar dolara ulaşmış durumda.
Ancak sanki yabancı devletler ABD tahvillerine ilgi duyuyor gibi gözükse de aslında ABD tahvil sahipliği Atlantik ülkeleri arasında sıkışmış durumda.
Şuna benziyor, Japonya, Avrupa, İngiltere para basıp ABD tahvillerini alıyor.
Yani sonuçta hepsi birbirlerinin tahvillerini alıyor. 5-6 sarhoş birbirlerine yaslanmış durumdalar.
Biri devrilse hepsi birden devrilecek.
Aşağıda, son ABD tahvili yabancı ülkeler sahipliği tablosu bulunmaktadır.
Önceki yıllarda Çin başı çekmekte iken 2025 yılı içerisinde 3. sıraya gerilemiş.
Birleşmiş Milletler’in adı sanı duyulmamış bir kısım aslında devlet olmayan devletlerinin bile yüksek miktarlı ABD tahvil portföyleri var.
ABD, kara para ile anılan bu devletlerden dilenmek zorunda kalmış.
Başka bir kelime durumu ifade etmiyor.
Cayman Adaları diye Karayipler’deki kara para devletinin elinde dahi 418 milyar dolarlık ABD tahvili var.
Bu durum sürdürülebilir değil.
Trump ilk geldiğinde gümrük vergileri üzerinden borçlanmayı kapatabileceğini düşündü.
Evet bir ölçüde başarılı oldu.
Ancak bu başarı kurtarmaya yeterli değildi.
En başta Çin 3 bin yıllık devlet geleneği ile ABD’nin tuzaklarından kurtuldu.
Çin, ABD’ye belki artık eskisi kadar ihracat yapmıyordu, ancak diğer devletlerle yaptığı ticaret 2025 yılı sonu itibarıyla ticaret fazlasını rekor seviyeye çıkarmıştı.
ABD sadece gümrük vergileri ile olmayacağını anladı.
Sonuca daha kesin yollarla gitmek için askeri seçeneğe yöneldi.
İlk hedef Venezuela oldu.
Venezuela’nın petrol ve yeraltı madenlerine el koyacaktı.
Ama bu saate kadar Venezuela’da başarı yok.
Hatta başarı şansı kalmadı bile diyebiliriz.
Venezuela halkı ülkesine ve liderine sahip çıktı.
İkinci hedef İran’ı seçti.
Bu yazı 15 Ocak Perşembe günü yazılırken bir gece önce ABD’nin saldırı yapacağı bilgisi geldi.
Suudi Arabistan, Umman ve Katar hava sahalarını ABD’ye açmadı.
Trump gece yarısı birden İran’da infazlar durdu diye bir konuşma yaptı.
Eğer bu bir aldatmaca değilse, ABD yine kayaya tosladı.
Eğer İran saldırısını başaramazsa ABD’nin tüm yaptırım şansı sona erer.
Grönland vs tam bir fiyaskoya döner.
ABD tam bir çıkmaz sokağa girdi.
Tüm dünya halklarını ve devletlerini karşısına aldı.
Atlantik Sistemi çıkmazda, neredeyse gün sayıyor diyeceğimiz bir döneme girdik.