Haber Detayı
Herkes pasaporta, harca gelen zammı konuştu... Peki ya vergi cezaları
Yusuf İleri yazdı...
Yeniden değerleme artışları yalnızca vergileri değil vergi cezalarını da doğrudan etkiliyor.
Yeni bir yıla girerken 2025 yılı için yeniden değerleme oranının yüzde 25,49 olarak belirlenmiş olması, konunun vergi cezaları yönünden ayrıca ele alınmasını önemli kılıyor.
Özellikle Vergi Usul Kanunu’nda yer alan maktu ceza tutarları, herhangi bir yeni kanuni düzenleme yapılmaksızın, her yıl bu oran doğrultusunda otomatik olarak artıyor.
Bu uygulama, cezaların enflasyon karşısında caydırıcılığını koruma gerekçesiyle açıklansa da anayasal yetki sınırları ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından tartışılması gereken bir alanı işaret etmektedir.ANAYASA VERGİ ALANINDA YÜRÜTMEYE SINIRLI BİR YETKİ TANIYORAnayasa’nın 73’üncü maddesi; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı maddede, bu yükümlülüklerin muaflık, istisna, indirim ve oranları bakımından Cumhurbaşkanına (eski sistemde Bakanlar Kuruluna) yetki verilebileceği öngörülmüştür.CEZALARDA KANUNİLİK İLKESİ VERGİLERE KIYASLA DAHA KATI UYGULANIRVergi hukuku ile ceza hukuku, farklı amaçlara hizmet etseler de, birçok alanda ortak anayasal ilkelere dayanır; bunların başında ise suçta ve cezada kanunilik ilkesi gelmektedir.
Ancak Anayasa’da cezalar bakımından yürütme organına açık artırma yetkisi tanıyan herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Anayasa’nın 38’inci maddesinde, “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” hükmü benimsenmiştir.
Bu düzenleme, ceza alanında kanunilik ilkesinin vergilere kıyasla çok daha katı biçimde uygulandığını göstermektedir.
Bu nedenle “cezalarda yeniden değerleme” meselesi, vergi alanındaki uygulamalardan farklı olarak, anayasal sınırlar bakımından daha hassas bir konu oluşturmaktadır.ANAYASA MAHKEMESİ YENİDEN DEĞERLEME ARTIŞINI AYKIRI BULMAMIŞTIRNitekim Anayasa Mahkemesi, vergi gelirleri alanında yeniden değerleme artışlarının Anayasa’ya aykırı olmadığı yönünde bir yaklaşım benimsemişken ceza alanında otomatik güncellemeye yaklaşımı farklı olmuştur.
Yüksek Mahkeme, özel usulsüzlük cezalarının yeniden değerleme oranında artırılmasına ilişkin yetkiyi incelemiş ve bu düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır"( 19.3.1987 gün ve E. 1986/5, K:1987/7).Kararda, yeniden değerleme oranlarının DİE (bugünkü TÜİK) tarafından bilimsel verilere dayalı olarak belirlendiği, Maliye idaresinin bu oran üzerinde takdir yetkisinin bulunmadığı ve artışların Resmi Gazete’de ilan edilmek suretiyle şeffaf biçimde uygulandığı vurgulanmıştır.
Enflasyon karşısında para cezalarının zamanla caydırıcılığını yitirdiği, bu nedenle otomatik artış sisteminin kamu yararı taşıdığı kabul edilmiştir.ANAYASA MAHKEMESİ VERGİ ZIYAI CEZASINDA GECİKME FAİZİ ORANINA BAĞLI ARTIŞI ANAYASA’YA AYKIRI BULMUŞTURAncak Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı her ceza türü için aynı olmamıştır.
Daha sonraki bir başka davada bu kez vergi ziyaı cezası gündeme gelmiştir.
Vergi ziyaı cezasının hesaplanmasında gecikme faizi oranlarının da dikkate alınması öngörülmüş, ancak gecikme faizi oranlarının Bakanlar Kurulu tarafından belirleniyor olması nedeniyle Yüksek Mahkeme bu düzenlemeyi iptal etmiştir (6.1.2005 gün ve E:2001/3, K:2005/4) Gerekçesi, yürütme organının, ceza miktarını fiilen artıracak bir unsur üzerinde yetkili kılınması, suç ve cezada kanunilik ilkesini zedeleyeceği şeklinde olmuştur.TÜİK ORANI KABUL, YÜRÜTME ORANI RETBu iki karar birlikte okunduğunda, Anayasa Mahkemesi’nin benimsediği temel ayrım açık biçimde ortaya çıkmaktadır.
Maktu ceza tutarlarının yeniden değerleme yoluyla artırılması, yeniden değerleme oranlarının DİE (bugünkü TÜİK) tarafından objektif ve bilimsel verilere dayanılarak belirlenmesi ve idarenin bu oran üzerinde herhangi bir takdir yetkisinin bulunmaması nedeniyle, otomatik ve öngörülebilir bir mekanizma olarak kabul edilmiştir.Buna karşılık, gecikme faizi gibi oranların yürütme organı tarafından belirlenmesi ve bu oranlar üzerinden vergi zıyaı cezasının artırılması, cezada kanunilik ilkesini zedelediği gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.YENİDEN DEĞERLEME UYGULAMASININ MALİ SONUÇLARIYeniden değerleme artışları esas olarak usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında uygulanmaktadır.
Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen bu cezalar, yüksek enflasyon dönemlerinde her yıl ciddi tutarlara ulaşmaktadır.28 Temmuz 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7524 Sayılı Kanun ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının maktu tutarları, yeniden değerleme mekanizmasından bağımsız olarak yeniden belirlenmiş, ardından bu tutarların ayrıca her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaya devam edilmesi öngörülmüştür.
Bu yapı, cezaların enflasyona karşı korunması amacının yanı sıra kamu gelirleri üzerindeki etkileri bakımından da değerlendirilmesi gereken bir nitelik kazandırmıştır.
Öte yandan, özellikle yeterli ve nitelikli muhasebe kadrolarına sahip olmayan işletmelerde usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına muhatap olma durumunun daha yoğun yaşandığı görülmektedir.
Bu durumun, ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli işletmeler ile serbest meslek erbabında ortaya çıktığı; dijitalleşme ve belge düzenine ilişkin yükümlülüklerin artmasının da bu riskleri yapısal olarak artırdığını belirtelim.Odatv.com