Haber Detayı
İnsan olmanın ölçütü: Kitap
İnsan olmanın ölçütü: Kitap
Toplumun ve kişinin uygarlığının, çağdaşlığının ölçütlerinden biridir sahip olduğu kitaplıklar.
Uygarlıkla kitap ilişkisinin en çarpıcı örneğini görelim: Naziler, Almanya’da iktidara geldiklerinin dördüncü ayında, 10 Mayıs 1933 akşamı Berlin Üniversitesi’nin önüne yığdığı binlerce kitabı ateşe verdi.
Bu ateş, 12 yıl sürecek Nazi düzeninin yani yakımın, yıkımın habercisi; kitap düşmanlığıyla özdeşleşen uygarlık ve insanlık düşmanlığının ifadesiydi.
Heine ’nin “ Bugün kitap yakanlar, gelecekte insanları da yakarlar ” kehaneti gerçekleşti ve Naziler toplama kamplarındaki “ krematoryum ”larda milyonlarca insanı kül etti.
Kitap insan kılar kişiyi Başka yaşamlardır kitaplarda gördüğümüz.
Başka insanların, benzer koşullarda nasıl davranmış olduklarını öğreniriz kitaplardan.
İnsanlarla ilişkiler, komşuluk, dostluk, dayanışma, direnme kitaplardaki örnekleriyle büyütür, zenginleştirir yaşamı.
İnsanın dünyaya ve yaşama bakış ufkunu genişletir; dünyayı anlamanın, yaşamdaki yanlışlıkların değiştirilmesi çabasının anahtarlarını verir kitaplar.
Doğayı ve insanları daha iyi tanır, her şeyi aklın süzgecinden geçirmenin yöntemlerini öğreniriz kitapları okudukça.
Aklın gerçekle düşü, geçmişle geleceği bütünleştirerek bilmediğimiz yönlerimizi keşfetmemizi sağlayan kitaplar sayesinde kendi özelliklerimizin derinliğine iner, kendimizi daha iyi tanırız.
Kendini tanımakla başlar güzelleşmek ve insan olmak. “ Kendini tanı ” ilk sözüdür Montaigne ’in Denemeler’inin.
Sevgi, aşk, öfke, keder, acı, sevinç, korku, nefret gibi duyguların insana neler yaşatacağının örnekleriyle dolu bu hazineden alacaklarımızla akla, erdeme uygun yaşamanın yöntemlerini kavrarız.
Kafka ’nın deyişiyle “ içimizdeki donmuş değerleri parçalayacak balta ” olan kitaplar; tarihi, felsefeyi, coğrafyayı, edebiyatı öğreterek bilgeleştirir, yaşama hoşgörüyle yaklaşmamız için ışık olur, atacağımız insan olma adımlarının yollarını gösterir. “ Bazı kitaplar tadılmak, bazı kitaplar yutulmak, bazıları çiğnenmek ve sindirilmek içindir ” diyerek kitaplardaki zenginliğe, çeşitliliğe dikkat çeken Bacon ’ın önermesine dikkat: “ Yalanlamak, reddetmek, inanmak, kabullenmek, konuşmak, nutuk çekmek için değil; tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku. ” İnsan olma sanatının ustasıdır kitap Kitap okumak insanın yeme içme gibi ihtiyacı; yaşama biçiminin, kültürünün bir parçasıdır.
Eğitimin, bilimin, sanatın ilk görevi okumayı sevdirmek olmalı.
Okumayı sevdirmeyen, yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getirmeyen bir eğitim yarım kalmıştır, yanlıştır.
Kitaplar pahalıysa kütüphanelerden yararlanılmalı: Cumhuriyet devrimlerinin armağanı olan il ve ilçe halk kütüphaneleri; belediye, üniversite, okul, sınıf kütüphaneleri, özel kütüphaneler okunmayı bekleyen kitaplarla dolu.
Ayrıca dost, komşu, arkadaşlarımızın kitapları ne güne duruyor?
Kitap okumaya fırsat bulamıyorum diyen kişi, televizyon başında geçirdiği zamanın bir kısmını okumaya ayırsa yeter.
Okuma isteğinin varlığı ya da yokluğunun öznesi insanın kendisidir.
İnsan olmayı isteyip istememekle eştir bu durum.
Okuyarak özgürleşir insan.
Kitap insanlaştırır.
Bozkırda çiçek, çöl susuzluğunda kuyu, zor günlerde dost, yalnızlıkta insan sıcaklığıdır kitap.
Einstein ’ın “ atomun parçalanmasından daha zor ” olduğunu söylediği önyargıyı, bilgisizliği, bağnazlığı, hoşgörüsüzlüğü, kör inançları yenecek olan tek gücü okumaktan alır insan.
Kolay iş değildir elbette okumak, “ Sanatların en zoru okumak sanatıdır ” diye boşuna dememiş Goethe .
Reşat Nuri Güntekin nokta koysun: “Okumak, bir kitaptan alınan elemanlarla kendine manevi bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir.
Bu, ta çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar ve egzersizler neticesidir.”