Haber Detayı

AKP’den Şam-SDG anlaşmasına destek, SDG’ye eleştiri
Politika artigercek.com
19/01/2026 11:11 (1 saat önce)

AKP’den Şam-SDG anlaşmasına destek, SDG’ye eleştiri

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye geçiş hükümetinin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Kürtlere yönelik kararname ve SDG ile imzalanan ateşkes–entegrasyon anlaşmasına ilişkin açıklamasında, SDG'yi hedef alarak 'devlet içinde devlet, ordu içinde ordu olmaz' dedi.

Artı Gerçek - AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisi adına Suriye'deki son gelişmeleri değerlendiren bir açıklama yayımladı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, Suriye geçiş hükümetinin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Kürtlere yönelik yayımladığı kararnameye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çelik, “Suriye Cumhurbaşkanı Sn.

Ahmed Şara tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan kararname ile Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının teminat altına alınması çok önemlidir.

Esad yönetimi tarafından yıllar boyunca temel haklarından yoksun bırakılmış Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir. dedi.

Kararnamenin ilk maddesinde yer alan ifadelere dikkat çeken Çelik, “Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı kararnamede (Madde 1) ‘Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir ve kültürel ve dilsel kimlikleri, çeşitli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır’ maddesi, Suriyeli Kürt kardeşlerimize dönük Baas rejimi dönemindeki tüm ret ve inkâr politikalarının bitirildiğinin açık ifadesidir.” diye konuştu.

Çelik, bu kararın daha kapsayıcı bir yaklaşımın işareti olduğunu belirtti: “Bu adım Suriye’deki tüm etnik ve mezhebi gruplara dönük aynı yaklaşımın üretileceğinin de kanıtıdır.” AKP Sözcüsü, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın başbakanlığı dönemine de atıfta bulunarak şunları söyledi: “Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu zamanlardan itibaren, Esad rejiminin henüz katliamlara başlamadığı dönemlerde, Esad’la yaptığı görüşmelerde Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarını da ısrarlı şekilde gündeme getirdiğini tekrar hatırlatalım.” Çelik, Suriye'nin karşı karşıya olduğu tehditlere de değindi: “Suriye Yönetimi devrimden sonra pek çok zorlukla karşı karşıya kaldı.

Bunların başında terör örgütlerinin istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri gelmektedir.

DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin kesintisiz sürmesi açık bir gerçek ve gerekliliktir.

Ayrıca SDG terör örgütünün faaliyetleri ve ‘talimatıyla hareket ettiği odakların siyasi hedefleri’ hem Suriye hem Türkiye için tehdit teşkil etmektedir.” Çelik, SDG’nin yapısına ilişkin şu uyarılarda bulundu: “SDG’nin ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu’ gibi hareket etmeyi hedeflemesi, kötülük üretmek isteyen odaklar tarafından kendisine verilen bir görevdir.

Ama bu Suriye gerçeklerine ve ‘tek Suriye ve tek ordu’ ilkesine aykırıdır.

Defalarca söylediğimiz gibi ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu olmaz.’ Bir ülkede ‘iki devlet ve iki ordunun’ varlığı herkese kötülük getirecek bir iç savaştır.

Terör örgütlerinin ‘paralel devletçik’ ve ‘paralel ordu’ gibi hareket etmesi ise kötülük üretmeye çalışan odakların aparatı olduklarının delilidir.

Bundan Kürt, Arap ve Türkmen fayda elde etmez, kimin fayda elde edeceği de malumdur.” Çelik, SDG’nin mutabakata uymadığını ve süreci sabote ettiğini savundu: “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge iç içe süreçlerdir; birbirinden ayrılamaz.

SDG 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi ve tüm Suriye’yi hedef alan kötülük projesinin aleti olmuştur.

Böylece ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ hedefimize de sabotaj düzenlemiştir.” SDG’nin Türkiye’nin güvenlik politikasına yönelik bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Çelik, “SDG/PKK’nın ‘terörsüz bölge’ hedefine suikast ve ‘terörsüz Türkiye’ hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye Yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir.

SDG’nin ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ilkemizi hedef alan ‘darbe girişimi’ durdurulmuştur.

SDG’nin aleti olduğu ‘darbe mekanizması’ işlevsiz kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

Çelik, “Terör örgütleri hiçbir etnik ya da dini grubun temsilcisi olamaz.

Terör örgütlerinin işgalciliğini ‘kazanım’ olarak tanımlayanlar, Kürt kardeşlerimize ve tüm Suriye’ye yıkım getirmek isteyen habis siyasi projelerin destekçisi durumuna düşmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ye destek verdiğini söyleyip ‘terörsüz bölge’ye karşı çıkmak ağır bir siyasi çelişkidir.” dedi.

Toplumsal uzlaşının önemine değinen Çelik, “Esas olan, kapsayıcı bir toplumsal, siyasal ve anayasal modelle Arap, Türkmen ve Kürt kardeşlerimizle, tüm din ve mezhep mensuplarının bir ve bütün Suriye’nin eşit ve onurlu unsurları olmalarıdır.” ifadesini kullandı.

Kararname ve ardından gelen sürecin desteklenmesi gerektiğini belirten Çelik, “Gelinen noktada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan ‘Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’ Suriye’nin birliği için önemli bir zemin olacaktır.

Bu, Suriye’nin iç bütünleşmesine dönük net bir beyandır.

Aynı zamanda ‘terörsüz bölge’ yaklaşımımız için desteklediğimiz doğru bir adımdır.

Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz için gerçek ‘kazanım,’ 10 Mart Mutabakatı ile başlayan, hakları garanti alan kararname ile devam eden ve son olarak anlaşma ile çerçevelenen yol haritasıdır.” dedi.

Çelik, sağduyunun ve birlik çağrısının yanında terörle mücadelenin tavizsiz sürmesi gerektiğini vurguladı: “Suriye’de her türlü sabotaja karşı sağduyulu davranılması, birlik ve bütünlük sağlanması ve terörün ortadan kalkması için atılan her adım kıymetlidir.

Bunun, terörle mücadelede tavizsiz olunması gerektiği ilkesiyle beraber ele alınması gerektiği açıktır.” Son olarak Türkiye’nin dış politikadaki yaklaşımına değinen Çelik, “Cumhurbaşkanımızın komşumuz olan ve yakın bölgemizdeki halklara dönük ‘kardeşlik siyaseti’ kararlılıkla sürmektedir.

Kardeş ülkelerdeki halkların terör ve emperyalist vesayetlerden arınmış onurlu, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğiz.

Cumhurbaşkanımızın yıllar içinde sabır, dirayet ve emekle ürettiği bu stratejinin kardeş ülkelerin ‘egemenliklerine saygı’ temelinde, herkes için doğru sonuçlar ürettiğini görmeye devam ediyoruz.” dedi. (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri