Haber Detayı

Diyarbakır'dan Suriye'deki saldırılara tepki: Halkımızın kazanımlarını savunacağız
Politika artigercek.com
19/01/2026 13:47 (1 saat önce)

Diyarbakır'dan Suriye'deki saldırılara tepki: Halkımızın kazanımlarını savunacağız

Diyarbakır'da siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılara tepki göstererek ulusal birlik çağrısı yaptı.

Artı Gerçek- Demokratik Kurumlar Platformu, Demokratik Birlik İnisiyatifi ve Kurdî partiler, Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılara ilişkin Diyabakır Barosu’nda açıklama yaptı.

Açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Salonda, “Saldırıları durdurun.

Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür” pankartı açıldı.

BAYINDIR: TÜRKİYE, KÜRT HALKININ BARIŞI, ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ÇABA İÇERİSİNDE OLSUN DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, 6 Ocak’tan bu yana Suriye’de Kürt halkına canice bir saldırı yapıldığını belirterek, Kürt halkının, Ortadoğu’da barış isteyenlerin bu saldırılara karşı direndiğini belirtti.

Şam yönetimi ve IŞİD (DAİŞ) zihniyetinin elinin Kürt kadınlarının, gençlerinin, sivillerin üzerinde olduğunu belirten Bayındır, insanlık dışı uygulamaların yapıldığına dikkat çekti.

Bunun Kürt halkının vicdanını ayağa kaldırdığını dile getiren Bayındır, "Türkiye’nin de bu saldırılara desteği var.

Kürt düşmanlığı hiçbir zaman Türkiye için doğru, dürüst bir sonuç çıkarmadı.

Bundan sonra da hayırlı bir şey çıkarmaz.

Bütün gücüyle 6 Ocak’tan bu yana Türkiye tarafından HTŞ’ye destek verildi.

Bu da Kürt halkını kırıyor.

Türkiye’de başlayan süreç için inanç kırıklığına neden oluyor.

Çağrımız; Türkiye’ye bir an önce HTŞ’ye, DAİŞ (IŞİD) zihniyetine verdiği desteğini çeksin.

Sınırda HTŞ zihniyetiyle gerçekleşenlerin sonucu her açıdan ortaya çıkıyor.

Şam yönetimi ve DAİŞ (IŞİD) zihniyeti 2 haftadır bu pratiği sergiliyor, Türkiye’nin pratikleri ve desteği vardı.

Türkiye’nin geleceği için olumsuz sonuçlar çıkacak.

Biz yine uyarıyoruz: Türkiye hükümeti, devleti; doğru, dürüst bir politika izlesin.

Ortadoğu’nun, Kürt halkının barışı, özgürlüğü için çaba içinde olsun ve bu şekilde bir rol oynasın.

Ortadoğu’daki ateşi canlandıracak, her yere yayacak bir rol oynamasın.

Şimdiye kadar kötü bir rol oynadı” diye konuştu. 'HALKIMIZIN KAZANIMLARINI SAVUNACAĞIZ' "Kürtlerin toprakları üzerinde onurlu bir barış, özgürlük ve statü" talep ettiğini dünyaya duyurduğunu belirten Bayındır, hiçbir yerde köleliği kabul etmediklerinin altını çizdi.

Bayındır, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye’de bu sürecin bitmesini isteyenler HTŞ’ye, DAİŞ (IŞİD) zihniyetine her türlü desteği verdi.

Ama biz her zaman barışı, özgürlüğü, eşitliği isteyen halkımızın anlayışına inanıyoruz.

El ele verirsek başarıya ulaşacağız.

Kürt halkı üzerindeki saldırılar, Rojava’daki saldırılar 4 parça Kürdistan’da, dünyadaki Kürtleri tek yürek yaptı.

Bu Kürt halkı için, bizim için büyük bir umut.

Biz bu umutla; halkımıza, statüsüne, onurumuza, kazanımlarımıza sahip çıkacağız.

İmkanımız oldukça, halkımızın kazanımlarını savunacağız.

Savunuculuğunu yapacağız.

Vahşice saldırılar olsa da birlik ruhuyla, barış ve özgürlük ruhuyla her yerde direneceğiz.

Sokaklarda olacağız, demokratik eylemleri her yerde gerçekleştireceğiz.

Düşmanlıkta ısrar bugüne kadar hiç kimseye, hiçbir güce hayırlı bir sonuç çıkarmadı, çıkarmaz da.

En önemli çağrımız; savaşı büyüten, göçü zorlayan kirli politikadan vazgeçin, bu toprakları barış, özgürlük yeri yapalım.” BARIŞ ANNESİ DELAL AKTAŞ: SÜRECİ BOZMAYACAĞIZ AMA DİRENECEĞİZ, MÜCADELE EDECEĞİZ Ardından konuşan Barış Annesi Delal Aktaş, saldırıların sadece 6 Ocak’la sınırlı olmadığını söyleyerek, "Yıllardır Kürtler üzerinden yürütülen bir savaş var.

Hiçbir güç Kürtlerin haklarını elde etmesini istemiyor.

Bizler Kobanê ruhu ile ayağa kalkalım.

Yaşanan vahşetleri görüyoruz.

Bundan kaynaklı ne yapmamız gerekirse yapalım.

Gerekirse sınırlara gidelim.

Hepimiz elimizi taşın altına koyalım, oturmayalım” dedi.Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sabote edilmek istendiğini sözlerine ekleyen Delal Aktaş, "Bizden taraf süreci bozmak istiyorlar.

Fakat biz süreci bozmayacağız ama direneceğiz.

Mücadelemizi vereceğiz.

Herkes üzerine düşen görevi yapsın.

Kimse evinde oturmasın.

Hepimiz Kobanê ruhunu taşıyoruz.

Hepimiz Rojava’nın yanındayız" diye konuştu.

MEHMET KAMAÇ: ROJAVA KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise, tarihi günlerden geçildiğini belirterek, "Rojava 4 parça Kürdistan’daki Kürtleri ifade ediyor.

Kazanımlar bir günde elde edilmedi, büyük bedellerle elde edildi.

Rojava’nın direnişi, sadece bir halkın direnişi değildi, insanlık onurunun direnişiydi.

Bu saldırılar bütün Kürtler üzerinde uygulanıyor, insan hakları savunusunun üzerinde gerçekleştiriliyor.

Kürt halkına vahşice saldırarak Kürtleri yok etmek istediler.

Ama Rojava büyük bedellerle başarıya ulaştı.

Kürtlerin birliği öncelikle sağlanmalı.

Kürtler için birliğe sudan, havadan daha fazla ihtiyaç var.

Dört parça Kürdistan’da inancımız, kurumlarımız ne olursa olsun, bu süreçte Kürt halkının ulusal onur üzerinden birliğini sağlamalı.

Bu saldırılara karşı 60 milyon Kürdün gönlü Rojava’da atıyor.

Biliyoruz, Kürt halkı için Rojava kırmızı çizgidir.

Kürt halkı üzerinde süren saldırılara karşı en büyük cevap, Kürtlerin birliği olacaktır.

İnisiyatif olarak, 4 parça Kürdistan ve dünyada yaşayan Kürtlere çağrımız; bu vahşice saldırılara karşı duralım.

Üzüleceğimiz ama umutsuz olmayacağız.

Direnişimize de devam edeceğiz.

Ama birliğimizi de sağlayacağız.

Rojava’da gerçekleştirilen saldırılar Kürtlerin varlığına, kimliğine dönüktür.

Bu tarihi günlerde birliğimizi güçlendirelim.

Birlikte düşünelim, direnelim.

Eğer Kürtler bir olursa, hiçbir güç Kürtleri yenemez" diye konuştu.

FATOŞ STERK: HİÇBİR GÜÇ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN KARŞISINDA DURAMAZ Kürt Kadınlar Birliği Platformu'ndan Fatoş Sterk de yaşanan saldırılarla dünyaya umut olan kadın devriminin boğulmak istendiğine işaret etti.

Fatoş Sterk, "Ulusal kazanımlarımızı elimizden almaya çalışıyorlar.

Kritik süreçlerde sessizlik işgalcilere hizmet ediyor.

Kürtlerin geleceği için her şeyden önce kadınların öncülüğünde birliğe ihtiyaç var.

Ortadoğu için Kürdistan için en büyük çare Kürtlerin birliğidir.

Bir olmadıkça, saldırılara karşı savunmasız kalırız.

Ama bir olursak hiçbir güç özgürlüğümüzün karşısında duramaz.

Gelin birlik isteğini büyütelim, kazanımlarımıza sahip çıkalım.

Bugün halkımızın onurunu sahiplenme günü" dedi.

EMİN KARDAŞ: KÜRT PARTİLERİ İTTİFAK OLMALI Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (PDK-T) Başkanı Mehmet Emin Kardaş, Kürtlerin başına gelenlerin herkesin ezberinde olduğuna dikkat çekti.

Kardaş, saldırılara karşı birliğin önemine işaret ederek, Türkiye’deki Kürt partilerin ittifak olması gerektiğini kaydetti.

MURAT DANIŞ: HALKIMIZI ROJAVA İLE DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ Kürdistan Kominist Partisi (KKP) Diyarbakır İl Sözcüsü Murat Danış ise "Biz Kürt halkı olarak asıl darbenin kimden geldiğini çok iyi biliyoruz.

Son dönemlerde Halep mahallelerinde Kürt halkına yönelik saldırıları kınıyoruz.

İnsanların artık şu an dillendiremeyeceğimiz şekilde katletmelerini lanetliyoruz.

Türkiye ve Şam yönetimi için mesele Rojava’nın özerkliğidir, statüsüdür.

Kürt meselesinde silahın çözüm üretmediği hep söylendi, söylemeye devam edeceğiz.

Yüz yıldır devam eden şiddet, tecrit, katliamlar Kürt meselesini bitirmedi, bitirmeyecek.

Tam tersine büyüttü, büyütmeye devam edecek.

PKK’nin silah bırakmasından sonra yapılan bütün görüşmelerde olumlu mesafe katledilmesi gerekirken, hiçbir şekilde ileri gidilmedi.

Tam tersine Rojava’da üzerimize gelinmesine, öldürülmeye devam ediyoruz.

Devlet, ‘Kürt kaybetsin de kim kazanıyorsa kazansın’ mantığı yürütüyor.

Çözüm sürecinde her kim barışın toplumsallaşmasını, kalıcılaşmasını istiyorsa burada hükümeti hukuki ve siyasi adımlar atmaya zorlamalıdır.

Devlet, Kürt halkına ve siyasetine suçlu, düşman mantığından sıyrılmalı.

Kürt meselesi bu meseleyle dün çözülmedi, bundan sonrada çözülmeyecektir.

Bölge ve dünya kamuoyuna ve Kürdistan parçalarındaki halkımızı Rojava halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.

Dört parçada ve diasporadaki halkımıza çağrımız şudur: Ulusal birlik ruhuyla Rojava’da halkımızla dayanışmaya çağırıyoruz.” Azadi Parti’nden Cemal Satı da Kürtlerin kurtuluşunun birlik olduğunu belirterek, Rojava’nın direnişini selamladı. (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri