Haber Detayı

DEM Parti 6–8 Ekim senaryosunu mu tekrarlıyor?
Güncel dogruhaber.com.tr
20/01/2026 09:30 (1 saat önce)

DEM Parti 6–8 Ekim senaryosunu mu tekrarlıyor?

DEM Parti çevresinden gelen yeni sokak ve seferberlik çağrıları, 2014’te yaşanan 6–8 Ekim olaylarının acı bilançosunu yeniden gündeme taşırken, “aynı senaryo Kürtler üzerinden tekrar mı sahneleniyor?” sorusunu beraberinde getirdi.

Suriye’de SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışmaların şiddetlenmesinin ardından yapılan çağrılar Türkiye’de özellikle 2014’te yaşanan 6–7 Ekim olaylarını yeniden hatırlattı.

O dönem “Kobani’ye destek” adıyla başlatılan sokak eylemleri ülke geneline yayılmış, 35 il ve 96 ilçede yaşanan olaylarda 37 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış, binden fazla bina zarar görmüştü. 2014’teki sürecin arka planında, DAİŞ'in Kobani’ye yönelik saldırıları sonrası yapılan çağrıların etkili olduğu; sokak gösterilerinin kısa sürede şiddet sarmalına dönüştüğü kayda geçmişti.

O dönemde özellikle muhafazakar kesimler, bazı İslami sivil toplum yapıları ve HÜDA PAR teşkilatları hedef alınmış; “DAİŞ'le bağlantı” iftiralarıyla linç girişimleri ve can kayıpları yaşanmıştı.

Sakal nedeniyle bile sıradan vatandaşların da hedef olduğu çok sayıda vaka rapor edilmişti.

Olayların en çarpıcı ve hafızalara kazınan vakalarından biri, Yasin Börü ve arkadaşlarının Diyarbakır’da vahşi yöntemlerle şehit edilmesiydi.

Kurban eti dağıtımı sırasında yakalanan gençler işkenceyle katledildi.

Bu cinayetler, olayların doğrudan terör ve linç pratiğine dönüşmesinin sembolü haline geldi.

Şiddet dalgası, özellikle Kürt nüfusun yoğun yaşadığı şehirlerde ağır tahribata yol açtı.

Mahalleler arası çatışmalar, kundaklamalar ve yağmalar, kent dokusunu harabeye çevirdi. 06 – 07 Ekim olaylarının temelinde PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan üzerinden gönderdiği "Kobane'deki insanlarımız sonuna kadar direnecekler.

DAİŞ'in olduğu yerde ve Kürtlerin yaşadığı bölgede nerede bir DAİŞ varsa sonuna kadar direnilecek" mesajı ile KCK'nin "Kuzey halkımız DAİŞ çetelerine, uzantılarına ve destekçilerine hiçbir yerde yaşam şansı tanımamalıdır" çağrısının ardından dönemin HDP'sinin genel başkanlarının çağrısı vardı.

Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulundan 6 Ekim akşamı "acil çağrı" notuyla paylaşılan mesajda "Kobane'de durum son derece kritiktir.

DAİŞ saldırılarını ve AK Parti iktidarının Kobane'ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz" denildi.Bu çağrının ardından cinayet ve saldırı olayları başladı.

DEM aynı senaryoyu mu tekrarlıyor?

Son günlerde Suriye’nin kuzeyinde SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi üzerine 2024'teki çağrılara benzer sokak çağrıları yeniden gündeme geldi.

Çağrılar geçmiş deneyimler nedeniyle Türkiye’de sokak mobilizasyonu riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.

Dün DEM organizasyonuyla Diyarbakır’da bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Polis müdahalesiyle 20 kişi gözaltına alındı.

Ayrıca Nusaybin başta olmak üzere sınır hattında hareketlilik gözleniyor.

DEM Parti’nin grup toplantısını sınırda yapma planı, yine sokak mobilizasyonu riski olarak değerlendiriliyor. 6–8 Ekim’i yaşayan muhafazakar vatandaşlar ve sivil toplum temsilcileri, bugün aynı soruyu soruyor: “Yine masum insanlar hedef mi gösterilecek?” Eski HDP milletvekili Ferhat Encü’nün paylaşımları ve DEM Parti Gençlik Meclisi çağrıları gündemde Sosyal medyada paylaşılan bazı mesajlar, 6–8 Ekim 2014 olaylarının yarattığı travmanın ardından yeniden sokak çağrıları tartışmasını alevlendirdi.

Encü’nün X (eski Twitter) hesabından paylaşılan ifadelerde, sokağa çıkma, balkonlardan slogan atma ve kitlesel eylem çağrıları dikkat çekti.

Aynı zaman diliminde DEM Parti Gençlik Meclisi hesabından yapılan açıklamalarda ise “seferberlik” ve “özsavunma” vurguları öne çıktı; Nusaybin sınırı ve Rojava başlıklarıyla kitlesel hareketlilik çağrıları yapıldı.

İlgili Sitenin Haberleri