Haber Detayı

TUSAF Başkanı Mesut Çakmak: Maliyet artışına katlanacağız, 4 ay daha una zam olmayacak
Sektör haberleri dunya.com
21/01/2026 00:00 (3 saat önce)

TUSAF Başkanı Mesut Çakmak: Maliyet artışına katlanacağız, 4 ay daha una zam olmayacak

TUSAF Başkanı Mesut Çakmak, 2025 yılı eylül ayından buyana un fiyatlarına zam yapmadıklarını hatırlatarak, “2026’da da enflasyonla mücadeleye katkı vermeyi sürdüreceğiz. Bu yılın ilk 4 ayında işçilik ve diğer maliyetlerdeki artışa rağmen un fiyatlarını artırmayı planlamıyoruz” dedi.

Ferit PARLAKUn sanayicileri, maliyet artışlarına rağmen un fi­yatlarında zam yapma­yacak. 2025 yılında, buğdaydaki yüzde 42’lik fiyat artışı ve işçilik, enerji, navlun gibi maliyetlerde­ki yükselişe rağmen, un fiyatla­rındaki artışı yüzde 22’de tuttuk­larına dikkat çeken Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TU­SAF) Başkanı Mesut Çakmak, “Eylül 2025’ten buyana un fiyat­larında zam yapmadık.2026’nın ilk 4 ayında da, işçilik ve diğer maliyetlerdeki artışa rağmen fi­yat artışı yapmamayı planlıyo­ruz” dedi.

Un sanayicilerinin 2025 yılında, sorumlu davrana­rak ve ciddi fedakarlık yaparak, fiyat artışını, genel enflasyon se­viyesinin yaklaşık 10 puan altın­da tuttuğunu ifade eden Çakmak, “Enflasyonla mücadeleye destek verdi. 2026’da da enflasyonun altında fiyat artışlarıyla, enflas­yonla mücadeleye katkı verme­ye devam edeceğiz” şeklinde ko­nuştu.2026 ihracat hedefi 3 milyon tonDÜNYA’nın un sektörünün so­runları ve üretim, ihracat, itha­lat, kapasite kullanımı beklenti­leri ile ilgili sorularını yanıtlayan TUSAF Başkanı Çakmak, dünya ihracatından aldıkları payı yüzde 25’in üzerine çıkarma hedefine de vurgu yaparak, “Bu yıl, 12 mil­yon tonluk dünya ihracat paza­rındaki payımızı yüzde 25’in üze­rine çıkarma hedefimiz var.

Tec­rübemiz, kalitemiz, kapasitemiz ve uygun fiyat politikası ile bu he­defe ulaşacağımıza hatta aşaca­ğımıza inanıyoruz” diye konuştu.TUSAF çatısı altında faaliyet gösteren Türk un sanayisinin, güçlü üretim altyapısı ve yay­gın ihracat ağıyla Türkiye’nin gı­da arz güvenliğinde de stratejik bir rol üstlendiğini dile getiren Çakmak, “Sektör, onlarca ülkeye yaptığı ihracatla dış ticarete kat­kı sağlarken, yarattığı istihdam ve katma değerle de ekonomiyi destekliyor. 2025’te ihracatımı­zı bir önceki yıla göre yüzde 22.5 düşüşle yaklaşık 2.3 milyon ton seviyesinde tamamladık.

Bu dü­şüşü, sanayicimizden kaynak­lanmayan çeşitli sıkıntılar nede­niyle yaşadığımız bir yol kazası olarak görüyoruz” şeklinde ko­nuştu.Çakmak, “2025 yılında 2.3 mil­yon ton buğday unu ihracatı ger­çekleştirerek 873 milyon dolar­lık ihracat geliri elde edildi.

İller bazında İstanbul ve Gaziantep ihracatta liderliğini korurken, Çorum, Aydın, Bursa ve Edirne gibi illerde kaydedilen artışlar, sektörün coğrafi olarak yaygın ve dengeli bir üretim-ihracat yapı­sına sahip olduğunu ortaya koy­du" dedi.Kaliteli üretimle ton fiyatı 373 dolara yükseldiİhracat miktarındaki düşüşe rağmen, sektörün pazar çeşitli­liğini koruduğunu, Irak dışında, Orta Doğu ve Afrika’da güçlü per­formans sergilediğini ifade eden Çakmak, “Bunun yanısıra, sektör temsilcileri, geliştirdiği katma değeri yüksek, spesifik ve yüksek kaliteli ürünler ile ortalama ihra­cat fiyatını ton başına 373 dolar seviyesine yükseltmeyi başardı” değerlendirmesi yaptı.Bu çabanın sonucunda, 2025 yılı aralık ayından itibaren ihra­cattaki miktar artışının tekrar başladığını kaydeden Çakmak, “Aralık ayında 208 bin 20 ton un ihracatı gerçekleştirilirken, 74.8 milyon dolarlık ihracat geliri el­de edildi.

Aralık ayı verileri, bir önceki yılın aynı dönemine ya­kın seyrederek sektörün yılın son ayında istikrarlı bir performans ortaya koyduğunu gösterdi” şek­linde konuştu.Suriye başta olmak üzere ba­zı pazarlarda güçlü ihracat artı­şı yaşandığını ve bu artışın hız­lanarak devam edeceğini belir­ten Çakmak şöyle devam etti: “2025 yılı Aralık ayında Suri­ye’ye yapılan buğday unu ihraca­tı 56 bin 972 ton ve 19.7 milyon dolar seviyesine ulaşarak, bir ön­ceki yılın aynı ayına göre mik­tarda yüzde 41,3, değerde yüzde 48,8 artış gösterdi.

Yıl genelin­de ise Suriye’ye ihracat 629 bin 727 ton ve 214,3 milyon dolara ulaştı.

Bu performans, Suriye’yi Türk un sanayisinin en hızlı bü­yüyen pazarlarından biri haline getirdi.”Aynı dönemde Irak’a olan ihra­cat hacminde ciddi bir gerileme yaşandığının altını çizen Çak­mak, “Irak’ta Tük ununa karşı yapılan müdahalelerin ve keyfi uygulamaların sona ermesini is­tiyoruz.

Bu keyfi uygulamaların son bulmasıyla Irak pazarını ye­niden kazanacağımızı biliyoruz” dedi.Gana, Somali, Küba, Endo­nezya ve bazı Afrika ülkelerinde kaydedilen artışların, alternatif pazarlardaki güçlü konumlarını desteklediğini vurgulayan Çak­mak, “Yüksek kalite ve spesifik ürünlerimiz nedeniyle ABD’ye dahi un ihracatı gerçekleştiriyo­ruz.

Önümüzdeki dönemde sek­tör olarak daha fazla sorumluluk alarak performansımızı yeniden yükseltmeyi ve 2026 yılında 3 milyon ton ihracat rakamına aş­mayı hedefliyoruz” mesajı verdi.“Mısır avantajlı ama Türkiye’de üretmeye devam”Emek yoğun sektörlerin, işçi­lik ve enerji gibi maliyetlerin dü­şük olduğu Mısır gibi ülkelerde yatırım düşüncesini de değerlen­diren Çakmak şunları söyledi:“Mısır un sektöründe de raki­bimiz.

Maliyet avantajının yanı sıra, Afrika ve Arap ülkelerinin aralarında uyguladığı gümrük birliğini de avantaja çeviriyor.

Gümrük vergilerinden de mu­af olunca rekabet gücü de artı­yor.

Ama un sektöründe Mısır’da yatırım planlayan bir yatırımcı­mızın olduğunu duymadım, ola­cağını da sanmıyorum.

Sektör olarak çok ciddi teknolojik yatı­rımlar yaptık ve bu yatırımları korumaya ve geliştirmeye odak­lıyız.”Küçük denilebilecek siya­si adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında dahi Mısır ile rekabet edebilecekle­rine vurgu yapan Çakmak, “Biz aslında, 4 milyon tonluk ihra­cat miktarına ulaşabileceğimizi, hatta bunu da aşabileceğimizi bi­liyoruz. 3.6 milyon tona ulaştığı­mız yılı hatırlıyoruz.

Kendi aya­ğımıza basmazsak, kalite ve tec­rübemizle rekabet edecek rakip olmadığını sahada da görüyoruz.İhracata yönelik ek adımlarla, inanılmaz denilen hedefleri ger­çekleştireceğimizi görüyoruz.” şeklinde konuştu.

TUSAF’ın da etkin çalışma yürüttüğü, kamu destekli Un Tanıtım Grubu’nun yeni pazarlar kazanma konusun­da etkili olduğunu dile getiren Çakmak, “Tanıtım gruplarının amacına uygun şekilde yeniden canlandırılması hepimizin lehi­ne.

PR çalışmaları ve ortaklıklar aracılığıyla Afrika, Uzakdoğu, Arap Yarımadası ve Avrupa’daki potansiyel alıcılarla ilişkileri ge­liştirmeyi arzuluyoruz” dedi.

Dünya un sektörünün kalbi, Antalya’da atacakMesut Çakmak, şubat ayında “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla Antalya’da düzenlenecek 20’inci Uluslararası Kongre’ye yerli, yabancı bin 400 sektör temsilcisinin rezervasyon yaptırdığına dikkat çekti.

Çakmak , “TUSAF 20.

Uluslararası Kongre ve Sergisi, sektörün geleceğine yön verecek önemli bir buluşma noktası olacak. ‘İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği’ temasıyla gerçekleştirilecek kongrede; sürdürülebilir üretim, tedarik zinciri yönetimi ve küresel ticaretin dönüşen dinamikleri ele alınacak.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da katılacağı kongremizde yabancı karar alıcılar ve alım heyetlerini de ağırlayacağız.

Kongre, Türk un sanayisinin 2026 ve sonrası yol haritasının ve hedeflerinin belirlenmesinde rol oynayacak.”

İlgili Sitenin Haberleri