Haber Detayı
Beyoğlu'nda 'Bize Emanet' belgeselinde adalet çağrısı: 'İddianame nerede?'
Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in siyasi hayatını ve tutuklanma sürecini konu alan ‘Bize Emanet’ belgeselin ilk gösteriminde konuşan ailesi ve parti yöneticileri, beş ayı aşan tutukluluk sürecine ve iddianamenin hâlâ yazılmamış olmasına dikkat çekti. Adalet ve özgürlük talepleri yinelendi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Beyoğlu İlçe Başkanlığı tarafından, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in tutukluluğu dolayısıyla hazırlanan “Bize Emanet” belgeselinin ilk gösterimi Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirildi.
Gösterime; CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu’nun yanı sıra tutukluların aileleri ve Beyoğlulular katıldı.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile birlikte tutuklanan Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, koruması Eren Güven, şoförü Deniz Göleli, eniştesi İsmail Akkaya ve Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyesi Turabi Şen’in de aileleri geceye katılan isimler arasındaydı.
Programa katılan isimler, Beyoğlu halkının seçilmiş başkanına ve yol arkadaşlarına yönelik özgürlük taleplerini yineledi.
SİLİVRİ’DEN BEYOĞLU’NA TÜRKÜ İSTEĞİ İnan Güney’in Beyoğlu’nda yürüttüğü çalışmaları ve gözaltına alındığı günün anlatıldığı “Bize Emanet” belgesel gösterimi öncesinde Silivri cezaevinden tutuklu başkanların gönderdiği mektuplar okundu.
Geceye CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da mektup gönderdi.
Silivri’den gönderilen mektuplar sık sık alkış ve sloganlarla kesildi.
Gecenin sürprizlerinden birisi de CHP Parti meclisi üyesi Tolga Sağ’ın söylediği “Mektup Selam Söyle Benden Sılaya” türküsü oldu.
Güney’in cezaevinden eşi ve çocukları için istediği türkü salonda duygu dolu anlar yaşattı “BUGÜN HALA NE İLE SUÇLANDIĞIMI BİLMEDEN TUTUKLUYUM” İnan Güney’in Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mesajı CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Cenk Bleda Haşhaş okudu.
Cezaevinden 5 ayı geçen tutukluluk sürecini ve yaşadıklarını kaleme alan Güney, şöyle konuştu: “Beni hapsettiklerinde bir belediye başkanına engel olmak, onu susturmak, kazandığımızı gasp etmek istediler.
Beni hapsedenler, Beyoğlu Belediyesi’ne haksızca çökebileceklerini sandılar.
Halktan alamadıkları yetkiyi meclisten almaya, Beyoğlu’nun iradesini gasp etmeye çalıştılar. 16 yiğit yol arkadaşım, meclis üyemiz onlara bir kez daha mağlubiyeti tattırdı.
Milli iradenin tokadını bir kez daha Beyoğlu’nda kendilerine vurdular.
Başta başkanvekilim, yol arkadaşım Sefer Karaahmetoğlu olmak üzere emanete sahip çıkan tüm meclis üyelerimize selam olsun.
Yalnızca ben değil; özel kalem müdürüm Seyhan Özcan, korumam Eren Güven, şoförüm Deniz Göreli ve eniştem İsmail Akkaya da benimle birlikte haksız yere zindandalar.
Tek suçları İnan Güney’in yanında olmak, benimle birlikte yol yürümektir ve bu yüzden adaletsizliğe uğruyorlar.
Aileleri, eşleri, evlatları, sevenleri yollarını gözlüyor onların.
Beyoğlu susar, teslim olur sandılar.
İrademizi, inancımızı, hayallerimizi teslim almaya kalktılar.
Başaramadılar, başaramayacaklar” ifadelerini kullandı.
Güney mektubunun devamında şu ifadelere yer verdi: “Sevgili Beyoğlulular, kıymetli dostlar, kibrin karşısında edeple duran güzel insanlar… İnan Güney, kimsenin başını öne eğecek iş yapmamıştır.
Bugün, hala ne ile suçlandığımı bilmeden, hakkımda tek bir suçlama olmadan ve iddianamemi görmeden tutukluyum.
Bir olayı soruşturmak için yürüyen hukuki bir süreç yaşamıyoruz.
Beni hapsederek Beyoğlu’nu kaybetmenin hıncını aldıkları siyasi bir süreç yaşıyoruz.
Sanıyorlar ki, bileğimizin hakkıyla kazandığımız makamları elimizden aldıklarında kaybettiklerini kazanacaklar.
Biz Beyoğlu ile makamla değil yürekle bağ kurduk.
Bu bağlar, bir günde kurulmadı.
Bu bağlar, zindanlarda kopmayacak kadar güçlü ve gerçektir.
GÜNEY’İN KIZI ELA: BENİM BU ADLİYEDE NE İŞİM VAR?
Konuşmaların ardından “Bize Emanet” adlı belgeselin gösterimine geçildi.
Belgeselde, İnan Güney ailesi ve yol arkadaşlarının anlatımlarıyla aktarılırken, Beyoğlu’na duyduğu sorumluluk ve mücadele süreci de izleyicilerle paylaşıldı.
Belgeselin en çok duygulandıran bölümü ise İnan Güney’in kızı Ela Güney’in babasının tutuklanmasından bugüne kadar yaşadığı süreci anlattığı bölüm oldu.
Ela Güney’in “ Bu adliyedeyim.
Benim bu adliyede ne işim var?
Babam için diyordum.
Babamın tutuklanmaya sevk edildiğini duyuyorum diyordum.
Niye?
Belediye başkanı oldu diye.
Tek suçumuz bu galiba.
Baba, seninle gurur duyuyorum öncelikle.
Ona hep yazarım kalbim, kalbinin üstünde diye.
İyi ki 30 yıl sonra Beyoğlu’nu kazanmışsın.
İlk başlarda keşke olmasaydı diyordum, bunları yaşadığımızda.
Ama sonra gördükçe gurur duydum.
İyi ki diyorum, iyi ki aday olmuşsun, iyi ki hakkınla kazanmışsın burayı.
Seni çok özlüyorum ama bu günler bitecek.
Her zaman dediğim gibi oradan dimdik çıkacaksın, daha güçlü çıkacaksın ve yanımıza geleceksin ve bu ülke sizin sayenizde güzel günler görecek.
İyi ki İnan Güney benim babam” sözleri salondakilere duygu dolu anlar yaşattı.
AYŞEN GÜNEY: ARTIK ADALETE KAVUŞMAYI, İDDİANAMENİN YAZILMASINI İSTİYORUZ Programın son bölümünde tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in eşi Ayşen Güney’e Onur Ödülü Plaketi takdim edildi.
Ayşen Güney, yaptığı konuşmada kızları ile yaşadığı süreci anlatarak “Biz onları daha küçük sanarken öyle büyüklükle sırtladılar ki bu süreci, evlatlarımla gurur duydum.
Yaşlarını unutup, bu mücadeleye omuz verdiler.
Teşekkür ederim kızlarım.
Ama özleme bir çare bulamıyorum.
Onu artık çocuklarıma izah edecek kelime bulamıyorum” dedi.
Ayşen Güney dayanışma gösteren herkese teşekkür ederek, “Buradan sormak istiyorum; Beyoğlu’na en hakkaniyetli, en doğru şekilde hizmet etmek için emek veren bu insanların suçları ne?
İddianameleri nerede?
Bu sürecin hukuki olmadığını hepimiz biliyoruz.
Bu durum; Beyoğlu’nun 25 yıl aradan sonra yeniden halkın kendisine, Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçmesini hazmedemeyenlerin, gece gündüz halkla iç içe çalışan İnan Güney’e karşı sergilediği açık bir tahammülsüzlüktür.
Bizler 6 aydır bir belirsizliğin içerisindeyiz.
Artık adalete kavuşmayı, hiç olmazsa iddianamenin yazılmasını istiyoruz.
Yine de, yolumuz ne kadar uzun ve zor olursa olsun, kazanan biz olacağız, biliyoruz.
Adaletsizlik, vicdansızlık, merhametsizlik karşısında iyilik kazanacak, iyiler kazanacak” dedi.