Haber Detayı
Beklenen büyük deprem için ezber bozan açıklama: Tam tersini söyledi!
Marmara Denizi'nin derinliklerinde yatan ve İstanbul için yıllardır 'büyük felaket' senaryolarının başrolünde olan fay hattı için bilim dünyasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara'daki jeolojik yapının 'termal bariyer' oluşturduğunu belirterek, beklenen büyük deprem senaryosunun değişebileceğine işaret etti.
Yıllardır süregelen 'Marmara Fayı tek parça kırılacak ve 7'nin üzerinde yıkıcı bir deprem üretecek' tezi, son bilimsel veriler ve yaşanan sarsıntılar ışığında tartışmaya açıldı.
Prof.
Dr.
Osman Bektaş, Marmara Denizi'nin altındaki kabuk yapısının, karadaki faylardan çok daha farklı bir davranış sergilediğini ortaya koyan çarpıcı açıklamalarda bulundu. 'SICAKLIK FAYIN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRİYOR' Bektaş'ın analizlerine göre, Marmara Denizi'nin tabanında yer kabuğu ile manto arasındaki sınır beklenenden çok daha sığ bir noktada, yaklaşık 27,5 kilometre derinlikte bulunuyor.
Bu durum, yer kabuğunun alttan sürekli ısınmasına, incelmesine ve yapısal olarak değişmesine neden oluyor.
Prof.
Dr.
Bektaş, bu ısınmanın fayı 'kırılgan' yapıdan çıkarıp 'yarı plastik' bir davranışa zorladığını vurguladı.
Yani fay hattı, gerilimi ani bir kırılmayla (büyük depremle) boşaltmak yerine, ısının etkisiyle hamur gibi esneyerek ya da yavaşça kayarak (krip) enerjiyi sönümlüyor.
KANITLAR YAKIN TARİHTE GİZLİ: 2025 DEPREMİ BİR İŞARET Mİ?
Teorisini aletsel dönem kayıtlarıyla destekleyen Bektaş, özellikle 2019 yılında yaşanan 5.8'lik sarsıntı ve geçtiğimiz yıl (2025) meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremi örnek gösterdi.
Bu depremlerin ortak özelliği, Orta Marmara Çukurluğu ile Kumburgaz Çukurluğu arasındaki 'sırt' bölgesinde meydana gelmiş olmalarıydı.
Bektaş bu durumu şöyle özetledi: 'Sırt bölgesi daha soğuk ve kırılgandır, bu yüzden deprem burada başlar.
Ancak kırılma doğuya, yani İstanbul'a doğru ilerlediğinde Kumburgaz Çukurluğu ile karşılaşır.
Burası daha sıcaktır ve adeta bir 'termal bariyer' görevi görür.
Kırılma burada durur çünkü sıcak kayaçlar kırılmak yerine enerjiyi yutarak deforme olur.' '7 BÜYÜKLÜĞÜNDE ENERJİ BİRİKEMİYOR' Bilim dünyasında 'Marmara Sismik Boşluğu' olarak adlandırılan bölgenin 250 yıldır enerji biriktirdiği varsayımıyla hareket edildiğini hatırlatan Bektaş, bu görüşe eleştirel bir soruyla yaklaştı. 2025'teki 6.2'lik depremde fayın 30 santimetre kaydığını belirten uzman, '6 büyüklüğündeki bir depremin enerjisine bile dayanamayıp kayan bir kabuk, 7'den büyük bir deprem için gereken 6 metrelik atımı yapacak enerjiyi nasıl biriktirecek?' sorusunu gündeme taşıdı.
Bektaş'a göre fay, enerjisini tek seferde büyük bir yıkımla değil, parçalı ve daha küçük sarsıntılarla boşaltma eğiliminde. 'REHAVETE KAPILMADAN HAZIRLIKLI OLMALIYIZ' Prof.
Dr.
Osman Bektaş, analizlerinin sonucunda Marmara için beklenen senaryonun 7 ve üzeri 'mega deprem' yerine, 6.0 - 6.5 bandında, parçalı kırılmalarla gerçekleşen depremler serisi olabileceğini belirtti.
Ancak tecrübeli bilim insanı, bu bilimsel iyimserliğin bir rehavet yaratmaması gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi: 'İzmit depremi gibi 7'nin üzerinde devasa bir afet beklemiyor olmamız, tedbiri elden bırakmamız anlamına gelmez.
Bilimsel veriler senaryonun değişebileceğini gösteriyor ama İstanbul yapı stoku ve afet yönetimi açısından her zaman en kötü senaryoya, yani 7'den büyük bir depreme göre hazırlıklı olmalıdır.'