Haber Detayı

Kaygı nedir, nasıl yönetilir?
Sağlık dogruhaber.com.tr
21/01/2026 15:40 (2 saat önce)

Kaygı nedir, nasıl yönetilir?

Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi personellerinden Psikolog İbrahim Çalışkan, anksiyetenin insanların tehlike anında verdiği normal bir tepki olduğunu bu sürecin sıklığının artmasıyla kaygının ortaya çıktığını kaydetti.

Psikolog İbrahim çalışkan, İLKHA'ya yaptığı değerlendirmede, kaygı bozukluğunun genellikle gerçek bir tehlikeden ziyade algılanan tehditlerle ilgili olduğunu, kaygı baş edilemez bir hale geldiğinde mutlaka bir uzmandan destek alınmasını gerektiğini dile getirdi. "Anksiyete insanın tehlike anında verdiği normal bir tepkidir" Kaygı süresinin sıklığının artmasına değinen Çalışkan, "Bugün kaygı bozukluğu üzerine ve gündelik hayatta neler yapabileceğimiz hakkında konuşmamız gerekiyor.

Öncelikle dilerseniz kaygı nedir?

Sorusuyla başlayalım.

Anksiyete dediğimiz şey, aslında insanın tehlike anında verdiği normal bir tepkidir.

Belli bir düzeyde olduğunda kişiye fayda da sağlar; performansı artırabilir ve tehlike durumlarında bizi koruyabilir.

Ancak kaygının süresinin ve sıklığının artması, kişinin işlevselliğini bozması ve artık kaygıyı kontrol edememesi durumlarında kaygı bozukluğu ortaya çıkabilmektedir." dedi. "Yaşanan dengesizlik kişiyi olumsuz etkileyebilir" Sempatik ve parasempatik arasında yaşanan dengesizliğin kişiyi olumsuz etkilediğini söyleyen Çalışkan, "Peki, kaygı bozukluğu neyi etkiler?

Kaygı bozukluğu, kişiyi hem fizyolojik hem bilişsel hem de davranışsal açıdan olumsuz yönde etkiler.

Bilişsel etkilenme genellikle ruminatif (tekrarlayıcı) endişeler ve bilişsel çarpıtmalardan özellikle felaketleştirme şeklinde görülür.

Fizyolojik açıdan bakıldığında ise sinir sistemi devreye girer.

Bizim kontrolümüz dışında çalışan ve bizi koruyan otonom sinir sistemi; sempatik ve parasempatik sistemlerden oluşur.

Kaygı bozukluğu durumunda bu iki sistem arasında bir dengesizlik yaşanır ve bu durum kişiyi olumsuz etkileyebilir." şeklinde konuştu. "Bazı durumlarda kişiler kan tahlili yaptırmalıdır" Kaygının kişiyi sempatik sinir sistemine geçirdiğini bildiren Çalışkan, "Peki çözüm olarak neler öneriyoruz?

Bir psikolog olarak ilk önerim, bazı durumlarda kişilerin kan tahlili yaptırmasıdır.

Özellikle tiroit bozuklukları ya da anemi gibi durumlar kaygının doğrudan nedeni olmasa bile kaygıyı artırabilir.

Bunun dışında, kişilere fizyolojik, bilişsel ve davranışsal açıdan yardımcı olabilecek bazı gündelik yöntemler bulunmaktadır.

Bunlardan ilki nefes egzersizleridir.

Kaygı anında kişi sempatik sinir sistemine geçer ve hızlı nefes alıp vermeye başlar.

Bu durum hiperventilasyona yol açarak baş ağrısı, baş dönmesi ve karıncalanma gibi belirtilere neden olabilir.

Bu belirtiler de kişinin daha fazla kaygılanmasına yol açar." ifadelerini kullandı. "Progresif kas egzersizleri bu gerginliği azaltmada etkili bir yöntemdir" Bilişsel yöntemlere değinen Çalışkan, "Bu noktada nefes egzersizleri oldukça etkilidir.

Peki, nefes egzersizi nasıl yapılır?

Dört saniye boyunca burundan nefes alınır, yedi saniye nefes tutulur ve sekiz saniyede yavaşça verilir.

Kaygı sırasında nefes alışverişi hızlandığı için bu egzersiz nefesi düzenleyerek kişiyi rahatlatır.

Bunun dışında progresif kas gevşetme egzersizleri de önerilmektedir.

Kaygı sırasında kaslarda yoğun bir gerginlik oluşabilir.

Progresif kas egzersizleri bu gerginliği azaltmada etkili bir yöntemdir.

Bilişsel yöntemler arasında ise 5-4, 3-2, 1 topraklama tekniği yer alır.

Bu teknikte kişi, bulunduğu anda beş şey görür ve bunları renkleriyle sayar.

Ardından dört şeye dokunur, üç şey duyar, bir şeyi koklar ve bir şeyin tadına odaklanır.

Bu uygulama, kişinin dikkatini kaygıdan uzaklaştırarak o ana getirmeyi amaçlar." dedi "Bir uzmandan destek alınmalıdır" Nefes egzersizleri, kas gevşetme ve topraklama tekniği anksiyeteyi azaltmada etkili olabileceğini vurgulayan Çalışkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Kaygı bozukluğu genellikle gerçek bir tehlikeden ziyade algılanan tehditlerle ilgilidir.

Örneğin bir köpek gördüğünüzde, köpeğin size zarar verebileceği düşüncesiyle kaygı hissetmeniz normaldir.

Ancak köpeğin sakin ve size zarar verme olasılığı düşük olmasına rağmen kaygınız devam ediyorsa, burada kaygı bozukluğu daha belirgin hale gelir.

Kaygı bozukluğu farklı alt başlıklara sahip olsa da genel olarak nefes egzersizleri, kas gevşetme egzersizleri ve 5-4, 3-2, 1 topraklama tekniği anksiyeteyi azaltmada etkili olabilir.

Ancak kaygı baş edilemez bir hal alıyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınması önerilir."

İlgili Sitenin Haberleri