Haber Detayı
Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınmıştı... Bilal Hancı'dan itiraf geldi: Eski eşi Esin Çepni ateş püskürdü!
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Bilal Hancı, uyuşturucu kullandığını itiraf ederek suçu 'boşanma sonrası bunalıma' attı. Eski eşi Esin Çepni ise bu savunmaya sert çıkarak; evlilikleri boyunca uğradığı ihanetleri, maruz kaldığı ekonomik şiddeti ve aşağılanmaları bir bir ifşa etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni ve şarkıcı Bilal Hancı, hakimlikteki ifadesinde yasaklı madde kullandığını itiraf etti.
Hancı'nın suçu eski evliliğine dayandırması ise eski eşi Esin Çepni'yi ayağa kaldırdı.
BOŞANMA SÜRECİ BENİ ÇÖKERTTİ Mahkemeye sevk edilen Bilal Hancı, uyuşturucu kullanmaya 2024 yılındaki boşanma süreci sonrası başladığını iddia etti.
Hancı ifadesinde şu detaylara yer verdi: Ağır bir boşanma süreci sonrası psikolojik olarak çöktüm.
Amsterdam’da kokain kullandım.
Türkiye’ye döndükten sonra da ayda yaklaşık bir defa, kendimi çok kötü hissettiğim zamanlarda kullandım.
Pişmanım ancak kimseye madde temin etmedim.
Hancı ayrıca, soruşturmadaki diğer şüphelilerin eve uyuşturucu getirdi iddialarını reddederek, maddenin gittiği evde kendisine ikram edildiğini öne sürdü.
ESİN ÇEPNİ SESSİZLİĞİNİ BOZDU: BEN MAĞDUR DEĞİLDİM DE ŞİMDİ Mİ OLDUM?
Bilal Hancı'nın uyuşturucu kullanımını boşanma sonrası psikolojik çöküntüye bağlaması, eski eşi Esin Çepni’nin sert tepkisine neden oldu.
Sosyal medya üzerinden adeta ateş püsküren Çepni, evlilik sürecinde yaşadığı iddia edilen ihanetleri ve maruz kaldığı mobbingi bir bir sıraladı.
Çepni’nin paylaşımı şu şekilde: “Gece kulüplerini sevmiyorum, gürültülü yerleri sevmiyorum, alkol sevmiyorum diye evimde oturdum.
Ben sevmiyorum diye sevene engel olmayayım dedim; o bar senin, bu kulüp benim diye gezildi durdu.
O zaman ben mağdur değildim… Volkan’la beraber takılıp çatır çatır p*tlarken, “yapma etme” diye sinir krizleri geçirdiğimde de ben mağdur değildim.
Aldatıldım, haykırdım, ses çıkardım.
Arkadaşının karısı bana, “Senin yüzünden işlerimiz iptal oluyor, her yere duyurmak zorunda mıydın?” diye psikolojik şiddet gösterirken ben yine mağdur olamadım.
Magazin sayfalarında, bilmediğim bir Snapchat hesabından kızlara yürüdüğü ifşalar paylaşıldığında da inanamadım.
İzmir’den e*kort getirip bir hafta ev tuttuğunda da ben mağdur değildim.
Domine ettiği sosyal medya ve çalıştığım ajansın sahibi arkadaşın beni afaroz etti; bana gelen tüm işler tek tek iptal edildi, işsiz bırakıldım, yine ben mağdur değildim.
Annem arandı, “Bizim aile şerefimiz var” dendi; annem aşağılandı.
Siz yine şerefliydiniz, ben yine mağdur değildim.
Şimdi seçtiğim ve yaşadığım, tercih ettiğim — bakın, mecbur kaldığım deniyor — seçtiğim hayatı yaşadığım için döndü dolaştı oklar yine bana saplandı; yine hakarete uğrayan, hedef gösterilen oldum.
Neymiş, ben adımın psikolojisini bozmuşum.
Size göre ne olduysam, olmadan evvel de ne yaşadığımı ben biliyorum.
Benim üzerime gelmeyin artık.”