Haber Detayı
Çağatay Güç Cumhuriyet’e konuştu: Türkiye çökmüş değil, yanlış yönetiliyor
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Büromuzu ziyaret ederek Ege Bölge Temsilcimiz Mehmet Şakir Örs ve çalışma arkadaşlarımızla bir araya geldi. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güç, tutuklu belediye başkanlarından emekli maaşlarına, ekonomik krizden olası erken seçime kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Güç, “Türkiye çökmüş bir ülke değil; yanlış yönetilen bir ülkedir. Bu tabloyu değiştirecek olan da Cumhuriyet Halk Partisi’dir” dedi.
Cumhuriyet Halk Parteisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarının tutukluluğuna ilişkin, yaşananların hukuki değil, siyasi olduğunu söyledi.
Güç, “Bu insanlar Cumhurbaşkanı olmasın, başarılı olmasın diye cezalandırılıyor.
Aileleri düşünülmüyor, çocukları düşünülmüyor.
Murat Çalık gibi hasta bir belediye başkanını ailesinden ve şehrinden uzak bir cezaevinde tutmak vicdanla açıklanamaz” dedi. “20 BİN LİRAYLA YAŞAM OLMAZ” En düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye çıkarılmasına da değinen Güç, bu rakamın emeklilerin insanca yaşaması için yeterli olmadığını vurguladı.
Emeklilerin milli gelirden aldığı payın hızla düştüğünü ifade eden Güç, “35 yıl prim ödeyenle 15 yıl prim ödeyen neredeyse aynı maaşı alıyor.
Bu sosyal devlet anlayışı değildir” diye konuştu.
Emeklilere yalnızca hayatta kalmanın dayatıldığını belirten Güç, “Emekliye ‘sadece yemek ye, televizyon izle, nefes al’ deniyor.
Türkiye’de emeklilik yoksullukla eş anlamlı hale getirildi” dedi. “ORTA DİREK ÇÖKTÜ, TOPLUM MUTSUZLAŞTI” Türkiye’de orta sınıfın tamamen çöktüğünü savunan Güç, bunun toplumsal huzursuzluğu derinleştirdiğini söyledi. “Esnaf mutsuz, çiftçi mutsuz, genç mutsuz, emekli mutsuz.
Üretimin bu kadar kolay olduğu bir çağda insanların her geçen gün daha yoksul hale gelmesi normal değil” ifadelerini kullandı.
Mevcut iktidarın ülkeyi yönetemediğini açıkça dile getiren Güç, “Bugünkü merkezi hükümet ülkeyi yönetemiyor, beceremiyor.
Hatta bürokrasiyi tamamen serbest bıraksalar Türkiye on kat daha iyi yönetilir” dedi.
CHP iktidarında güven ortamının hızla tesis edileceğini vurgulayan Güç, “Biz geldiğimizde önce güven tesis edilecek.
Kısa vadede yabancı yatırımcı gelecek, piyasa rahatlayacak.
Orta vadede eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal politikalara kadar ülke hızla toparlanacak” diye konuştu. “TÜRKİYE ÇÖKMÜŞ BİR ÜLKE DEĞİL” Türkiye’nin güçlü bir devlet geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Güç, karamsarlığa gerek olmadığını söyledi. “Türkiye Cumhuriyeti çökmüş bir ülke değildir.
Yaklaşık 100 yıldır dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer almış bir devlettir” dedi. 1999’da Türkiye’nin dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olduğunu hatırlatan Güç, “Bugün 25’lere düşmüş olabilir ama bu ülke düzelmez demek gerçekçi değil.
Burası bir aile devleti değil; köklü kurumları olan Türkiye Cumhuriyeti’dir” ifadelerini kullandı. “ÖRGÜT HAZIR, HALK ZATEN HAZIR” Olası erken seçim tartışmalarına da değinen Güç, CHP örgütünün seçimlere hazır olduğunu söyledi.
Sandık güvenliği çalışmalarının başladığını belirten Güç, “Genel Merkezimizle koordinasyon içindeyiz.
Sandık görevlisi revizyonlarımızı yapıyoruz” dedi.
Seçim güvenliği konusunda endişeleri olmadığını vurgulayan Güç, “Bu seçimi rahat alacağız.
Çünkü sandığa artık sadece partililer değil, halk sahip çıkıyor” diye konuştu.
CHP’nin oy oranının Türkiye genelinde yüzde 40 seviyesine ulaştığını belirten Güç, “AKP sahada eriyor.
Pazara çıkamıyorlar, esnafa gidemiyorlar.
Gittiklerinde de doğrudan tepkiyle karşılaşıyorlar” dedi. “İZMİR’E DAİR BİR İRADE YOK” Güç, Cumhurbaşkanlığı 2026 Yatırım Programı’nda İzmir’e ayrılan sembolik ödeneklere sert tepki gösterdi.
İzmir’in merkezi yönetim tarafından sistematik biçimde dışlandığını vurgulayan Güç, bunun açık bir siyasi tercih olduğunu söyledi.
İktidar temsilcilerinin İzmir için tek bir somut yatırım başlığı dahi ortaya koyamadığını belirten Güç, “Karayolu, raylı sistem, altyapı… Hiçbir başlık yok.
Çünkü ortada İzmir’e dair bir irade yok” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapmak istediği projelerin merkezi yönetim tarafından engellendiğini ifade eden Güç, “Bütçe yok ama yetki bizde deniyor.
Bu anlayış İzmir’i kilitliyor” diye konuştu.
Deprem riski altındaki kentte havalimanı güçlendirmesi için ayrılan ödeneği “İzmir’le alay” olarak nitelendiren Güç, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediye taşınmazlarına yönelik girişimlerini de aynı zihniyetin parçası olarak değerlendirdi.
Kooperatif davasındaki tutuklamaların siyasi olduğunu söyleyen Güç, “Dosyalar boş ama CHP’li belediyeler hedefte” dedi. “Halkın umudu artık CHP’dir” diyen Güç, baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayarak, “Cezalandırılan belediyeler değil, İzmir halkıdır.
Bu baskılar bizi durdurmaz, CHP’yi iktidara taşır” ifadelerini kullandı.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhurbaşkanlığı 2026 Yatırım Programı’nda İzmir’e ayrılan sembolik ödenekleri sert sözlerle eleştirdi.
Güç, İzmir’in merkezi yönetim tarafından sistematik biçimde dışlandığını, bunun siyasi bir tercih olduğunu ve bedelinin İzmir halkına ödetildiğini söyledi.
Güç, İzmir’e ayrılan bütçelerin yok denecek düzeyde olduğunu vurgulayarak, iktidar temsilcilerinin İzmir için tek bir somut yatırım başlığı ortaya koyamadığını söyledi.
Güç, “Biz göreve geldiğimiz günden beri şunu soruyoruz: İzmir’e ne yatırım yapacaksınız?
Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirmek kolay.
Peki siz İzmirli siyasetçiler olarak bu kente ne kazandıracaksınız?” ifadelerini kullandı.
AKP’nin İzmir’de etkili konumda bulunan isimlerinin dahi İzmir’e dair bir proje açıklayamadığını belirten Güç, “Karayollarından şu kadar kilometre yol yapacağız diyemiyorlar.
Raylı sistem için şu tarihte başlayacağız diyemiyorlar. 2026’ya 10 milyarlık yatırım koyduk diyemiyorlar.
Çünkü ortada böyle bir irade yok” dedi. “BÜYÜKŞEHİR YAPMAK İSTİYOR, MERKEZİ YÖNETİM ENGELLİYOR” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin birçok projeyi üstlenmek istediğini ancak merkezi yönetimin buna engel olduğunu belirten Güç, “Büyükşehir Belediyesi ‘burayı ben yapayım’ diyor, ‘hayır yapamazsınız, Ulaştırma Bakanlığı yapacak’ deniyor.
Peki bütçe var mı?
Yok.
Bu anlayış İzmir’i kilitleyen bir anlayıştır” diye konuştu.
Deprem riski altındaki İzmir’de havalimanı güçlendirmesi için ayrılan bütçenin komik düzeyde kaldığını ifade eden Güç, “Deprem güçlendirmesi için 5 bin lira ayırmak İzmir’le alay etmektir” dedi.
VAKIFLAR VE BELEDİYE TAŞINMAZLARI: “AYNI ZİHNİYET” Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’de belediyeye ait taşınmazlarla ilgili girişimlerinin de aynı zihniyetin ürünü olduğunu söyleyen Güç, “Bu süreçler birbirinden bağımsız değil.
İzmir’i dışlama, yok sayma ve cezalandırma politikasının parçaları” ifadelerini kullandı.
KOOPERATİF DAVASI: “DOSYALAR BOŞ, TUTUKLAMALAR SİYASİ” Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan belediye başkanları ve bürokratlarla ilgili dosyaların hukuki değil siyasi olduğunu vurgulayan Güç, “Tutuksuz yargılama çıkacağı belliydi, çünkü dosyaların boş olduğu herkes tarafından biliniyor.
Ama buna rağmen arkadaşlarımız cezaevinde tutuluyor.
Bu hukuki değil, tamamen siyasi bir tercihtir.
TOKİ’de yıllardır bitmeyen projeler var. 2019’da başlayıp hâlâ teslim edilmeyen konutlar var.
Peki orada kim tutuklandı?
Kim cezaevine girdi?
Hiç kimse.
Bu bir ticari davadır.
Ticari davalar tutuklamayla değil yargılamayla yürütülür.
Ama konu CHP’li belediyeler olunca yargı sopası devreye giriyor” ifadelerini kullandı. “BELEDİYELER DEVLETİN YAPMASI GEREKEN İŞLERİ YAPIYOR” Merkezi yönetimin geri çekildiği alanlarda belediyelerin yurttaşın yanında olduğunu belirten Güç, İzmir’de yaklaşık 1 milyon yurttaşa sosyal yardım ulaştırıldığını belirterek, “Aşevlerinden her gün 100 bin kişiye yemek çıkıyor.
Kreşler açılıyor, kent lokantaları açılıyor, sosyal marketler kuruluyor.
Bunlar normalde belediyenin görevi değil ama yurttaşın ihtiyacı olduğu için yapıyoruz” dedi.
Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğundaki birçok hizmetin de fiilen belediyeler tarafından yürütüldüğünü belirten Güç, “Yaşlı bakımı, ev temizliği, okul boyası, temizlik malzemesi, hatta camilerin temizliği… Bunların hepsini belediyeler yapıyor” dedi. “HALKIN UMUDU ARTIK CHP’DİR” Güç, halkın artık CHP’yi yalnızca bir muhalefet partisi olarak değil, ülkeyi yönetecek güç olarak gördüğünü söyledyerek, “Halkın umudu artık Cumhuriyet Halk Partisi.
Eskiden bu bir söylemdi, bugün sahada gerçeğe dönüşmüş durumda.
İnsanlar çözümü, çıkışı ve geleceği CHP’de görüyor.
Bu umut bize büyük bir yük yüklüyor ama bu yükten kaçmıyoruz.
Yaşlılarımıza kendi anne babamıza bakar gibi bakmamız gerekiyor.
Gençlerimize yeni sosyal alanlar yaratmamız, yeni istihdamlar oluşturmanız gerekiyor.
Emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir düzen kurmak zorundayız” diye konuştu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’de belediyeye ait taşınmazlara el koyma girişimlerine de tepki gösteren Güç,“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla, parası ödenerek vakıflardan alınmış ve belediyeye verilmiş taşınmazlar bunlar.
Mahkeme kararıyla da geri alacağız.
Meslek Fabrikası’nda 215 kurs veriliyor.
Bu kursların büyük bölümü kadınlara ve gençlere yönelik.
Bunu engellediğinizde neyi çözmüş oluyorsunuz?” diye sordu. “BASKININ NEDENİ BELLİ: CHP’Yİ DURDURMAK” SGK, mali ve siyasi baskıların nedeninin CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek olduğunu savunan Güç, “Bu kadar baskıyı yöneterek ayakta kalmak, aslında bizi yönetime daha da hazır hale getirdi.
Zorlandıkça daha çok insan yetişti, daha çok iş üreten kadrolar ortaya çıktı.
Biz artık yönetime hazırız.
Ama vatandaş bunu görüyor.
Bizim oylarımız artıyor, onların oyları düşüyor.
Bu baskılar bizi durdurmaz CHP’yi iktidara taşır” dedi.