Haber Detayı

Vekâlet dönemi bitti, gerçekle yüzleşme başladı: Mecburi İstikamet Ankara
Soner yalçın odatv.com
23/01/2026 05:55 (9 saat önce)

Vekâlet dönemi bitti, gerçekle yüzleşme başladı: Mecburi İstikamet Ankara

Soner Yalçın yazdı...

PKK/YPG ve onun gölgesinde siyaset yapıp Amerikan emperyalizmini “kurtarıcı” görenler şaşkınlık içinde!Oysa tüm olup bitenin çok basit açıklaması var.Sadece Suriye değil… ABD’nin Venezuela, Grönland, İran’da da yapmak istediği benzer: D.

Trump, son yıllardaki (Afganistan, Irak, Libya gibi) klasik ABD dış politika çizgisinden farklı olarak şunu hayata geçiriyor:-“Rejimle savaşmak yerine, gelir kaynaklarını kontrol etmek.”Bu nedenle rejimleri devirmek, pahalı ve sömürünün yapılışı önüne kargaşa-düzensizlikle engel çıkarıyor.

Ki bu kaotik durum uzun vadede başarısızlığa yol açıyor.

Oysa ekonomik sömürü daha ucuz, daha kontrol edilebilir olmalıydı...

İşte bu sebeple Trump, rejim devirmiyor, gelir musluğunu kontrol etmek istiyor!Peki Trump’ı buna zorlayan emperyalist politikaların ana sebebi ne: Devasa ulusal borç… Mesela… ABD federal hükümet borcu 2026 yılı başında tarihi zirveye çıktı: 38,5 trilyon dolar… Bu rakam ülkenin yıllık ürettiği ekonomik değerin (GSYH) yüzde 120’ye yakınını aşan borç yüküne işaret ediyor.

Bu şundan önemli; borç ne kadar büyükse, faiz ödemeleri o kadar yükselir ve ABD’nin manevra alanı dış politika ve savunma harcamalarında kısıtlanır…Ekonomik tabloyu biraz daha açayım:VEKÂLET SON BULDUSuriye'de yaşananlar hiç şaşırtıcı değil.

Asıl dikkat çekici olan, son bir yılda dengeleri kökten değiştiren gelişmeler karşısında PKK/PYD çevrelerinin stratejik bir okuma ortaya koyamaması...

Mesela:ABD/Pentagon son dönemde sürekli aynı açıklamayı yaptı: “Her cephede asker tutamayız, ‘vekil aktörler’ bile maliyet-fayda süzgecinden geçecek…”Bu cümlenin “kodu” çok açık; “ABD, maliyet yükseldiğinde veya müttefik dengesi değiştiğinde sahadaki vekilini gözünü kırpmadan bırakır.”Bunun sebebine bir örnek daha vereyim:ABD 2025 mali yılında federal bütçe açığı yaklaşık 1,8 trilyon dolara yaklaştı.

Federal harcamalar geçen yıl 7 trilyon dolar civarında gerçekleşti vs.

Amerikan devleti, gelirlerinden çok daha fazlasını harcıyor ve bu durum bütçe dengesini zorlaştırıyor.

Faiz ödemeleri gibi ulusal borcun maliyeti çok ciddi düzeylere çıktı; tek başına faiz gideri yıllık 1 trilyon doları aşıyor.

Borç faizleri arttıkça, savunma, dış yardım ve uluslararası müdahaleler gibi harcamalar için bütçedeki pay daralıyor.İşte… PKK/YPG’li Kürtlerin “okuyamadığı” ekonomi-politik bu; ABD, dış politika için ek kaynak yaratmak yerine, mevcut kaynağı daha verimli yönetmek istiyor…Trump 2026 için yüzde 4-5 civarında büyüme beklediğini açıkladı; bunu nasıl gerçekleştirecek?

Zenginlerden vergi alınmayacak kuşkusuz!Bu nedenle (Venezuela, İran gibi) Suriye sahasında “petrol gelirlerinin kontrolü” ekonominin stratejik ayağı için gerekli kaynak… Ayrı ayrı büyük askeri operasyonlar yerine, bölge aktörleriyle gelir paylaşımı-denetim modeli Trump’ın emperyalist modeli...

ABD açısından PKK/YPG stratejik müttefik değil, taktiksel araçtı.

Bütçe daraldığında ilk gözden çıkarılabilecek “kalemlerden” biri olması şaşırtıcı değil…NİYET DEĞİL, MECBURİYETABD masraflarını kısıp yeni kaynak peşindeyken, İsrail PKK/YPG’ye “kalkan” görevini üstlenir mi?

Hayır..İsrail’in bugüne kadar ki desteği düşük maliyetli idi.

Bugün ABD’nin istemediği yükü tek başına üstlenecek ekonomisi yok.

Keza: Destek, ABD şemsiyesi olmadan İsrail için stratejik yük.

Bırakın desteği, tam tersine daha görünmez ve sınırlı hale gelecektir ilişkisi… Hatırlatırım ki; İsrail’in askeri gücü ABD finansmanı ve mühimmat zincirine bağımlı.

ABD “kemer sıkarken” İsrail de uzun vadeli, getirisi belirsiz ve Türkiye'yi karşısına alacak “vekil maceradan” uzak duracaktır.

ABD çekilirken, İsrail düşük profilli temas sürdürecektir.

O halde:Geriye tek belirleyici aktör kalıyor: Sahada askeri ve siyasi iradesi kalıcı olan güç, Türkiye….Başından beri “tek ordu, tek sınır, tek egemenlik” diyen Türkiye, Suriye’deki son gelişmelerden güçlü/kazançlı çıkmıştır.Ankara’yı “bypass” eden hiçbir Kürt siyaseti artık bölgede var olamaz.

Bu yüzden Ankara ile ilişki hattı, paradoksal/mantıksal olarak daha rasyonel hale gelmek zorunda.Sonuçta:Ne Türkiye’de ne de Suriye’de ayrıştırıcı hedeflerine ulaşan PKK açısından tek akılcı çıkış, milli bir çözüm sürecine yönelmektir.Bu da sürecin kendisini bir araç olmaktan çıkarıp, erteleme ve manevra alanlarını terk ederek somut sonuçlar üretecek adımlar atılmasını zorunlu kılar.Bu, niyet meselesinden çok, saha gerçeklerinin dayattığı mecburiyettir…Soner YalçınOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri