Haber Detayı

‘Yeni dünya düzeni’ ne anlatıyor
Yazarlar hurriyet.com.tr
24/01/2026 06:28 (5 saat önce)

‘Yeni dünya düzeni’ ne anlatıyor

ÖNCEKİ günkü Hürriyet’in manşeti “Yeni bir dünya kuruluyor” idi.

Gerçekten de son bir haftada Avrupa - ABD hattında yaşananlara bakınca 80 yıllık dünya düzeninin kökünden sarsıldığı ortada.Grönland meselesi henüz detayları açıklanmayan bir barış içinde çözülse bile bu hatta izi hiç silinmeyecek bir yara bırakacak.

Yeni sürecin mimarının Trump olduğu aşikâr.Fakat bunu mevcut düzenin en önemli sembollerinden biri olan Davos’taki bir törenle dünyaya ilan etmesi de manidar.Gazze Barış Kurulu, Davos’taki törenle birlikte Barış Kurulu ismini alarak daha geniş kapsamlı bir role büründü.Hatırlanacak olursa ABD’nin Gazze barış misyonu esasen gücünü bir BM Güvenlik Konseyi kararından alıyor.

O oylamada Çin ve Rusya itiraz etmemiş, çekimser kalmıştı.Ancak imzalanan Davos tüzüğü, BM’nin kontrolü dışında ayrı, gönüllü ve daha geniş çerçeveli bir yapıyı işaret ediyor.İmza töreninde ABD’nin doğal müttefiki sayılan İngiltere, Almanya ve Fransa gibi batılı güçler yoktu.Ancak Trump yönetimini şimdilik işin bu boyutu pek ilgilendirmiyor.ABD için burada en kritik nokta Çin ve Rusya vetosunun bulunmadığı bir forum oluşturmak.

Trump, eğer Grönland meselesini istediği gibi çözerse, aynı tehdit ve teşvik mekanizmasını kullanıp Avrupa’yı bir şekilde bu yeni düzene katabileceğini hesaplıyor olmalı.Onun için asıl mesele Rusya ve Çin’in yarattığı “bürokrasiden” kurtulmak.Ama işin başka bir boyutu daha var.AVRUPA ÇİN’E YAKLAŞIYORTrump Grönland’da zirveye çıkardığı tehdit tonuna devam ettikçe Avrupa ekonomik açıdan Çin’e yaklaşıyor.Bugünlerde Avrupalı siyasetçilerden, “öngörülemez ABD’ye karşı, tutarlı bir Çin’i tercih ederiz” görüşü sıklıkla dillendiriliyor.Üstelik sadece Avrupa değil, Trump’ın bir ABD eyaleti olarak gördüğü Kanada da Avrupalı müttefikleriyle aynı sırada hizalanmış durumda.Davos’ta Ursula von der Leyen’in “yeni bir Avrupa bağımsızlığı” çağrısını ve Kanada Başbakanı Mark Carney’nin “orta güçler kendi yolunu çizmek zorunda” vurgusunu bu bağlamda değerlendirmek mümkün.Tarihin garip bir noktasındayız.Trump, Çin ve Rusya’dan bağımsız kendi düzenini kurmaya çabalarken Avrupa’yı ekonomik açıdan Çin’e doğru itekliyor.Ukrayna konusunda ise Rusya’yı Avrupa’ya tercih eder bir biçimde hareket ediyor.Bu öngörülemez hal, eski gücünden uzak durumdaki Avrupa’yı sancılı yeni arayışlara itiyor.Avrupa’nın önünde şimdi yeni ama oldukça belirsiz bir alan açılıyor.Bununla birlikte, Türkiye’nin Davos’taki imzayla yeni bir dünya düzeni oluşturmaktan ziyade Gazze’yi esas aldığını düşünüyorum.Gazze Barış Kurulu’nda yer almak Türkiye’nin 7 Ekim sonrasında yürüttüğü aktif diplomasinin doğal ve beklenen bir sonucu.Yaşanan katliama en yüksek sesle itiraz eden ülkenin Gazze’nin geleceği konusunda söz sahibi olması beklenmeli.Ancak Trump yönetiminin Davos’ta, Gazze’nin ötesinde bir işaret fişeği attığı da bir gerçek.Bu yeni ve belirsiz dönem Türkiye açısından da riskler ve fırsatlar barındırıyor.Yine de yeni dünya düzeninin, kimse için barışçıl bir gül bahçesi vaat etmediğini vurgulamak gerek.

İçinden geçtiğimiz dönemi geçenlerde Süleyman Seyfi Öğün, Gramsci’den bir alıntıyla özetlemişti: “Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için çabalıyor.

Şimdi canavarların zamanı.”ZEYNEP’İN YOLU ÇOK DOĞRUTENİS berbat bir spor.Her şeyden önce bağımlılık yapıyor.

İster seyirci olarak ister oyuncu olarak...

Başladığınızda bırakmanız pek mümkün değil.Üstelik en az fiziksel güç kadar mental kuvvete de dayanıyor.

Bu yüzden izlemek de oynamak da son derece çileli.

Özellikle yenilirken tam bir işkence.Zeynep Sönmez’in Avustralya Açık’ta Yuliya Putintseva’ya kaybettiği maçı izlerken bunu tekrar düşündüm.Açıkçası Putintseva, kadınlar turunda en az sempati duyduğum tenisçilerden biri.Nedenini sorarsanız sadece geçen seneki ABD Açık’ta bir top toplayıcı çocuğa yaptığı saygısız hareketi örnek gösterebilirim.Kaybettiği maçlarda mağlubiyeti hazmedemeyen, kazandığı maçlarda tıpkı dünkü gibi pervasızca hareket eden bir tenisçi Putintseva.RAKİBİNİN OYUNUNA GELMEDİTurnuvada üçüncü tura yükselerek göğsümüzü kabartan Zeynep, bence dünkü maç sonundaki vakarı dolayısıyla da bir tebriği hak ediyor.Rakibinin saygısızlığına karşı filede el sıkışmak için uzun süre bekledi.

Putintseva Türk seyircileri kışkırtmaya çalışırken Zeynep, bu oyuna gelmedi, zarif bir şekilde tribünleri selamlayıp ayrıldı.Elit sporcuları büyük yapan özelliklerden biri kaybedilen bir maçı karşılama biçimidir.Putintseva’nın ABD Açık’ta yaptığının aksine ilk turda sıcaktan bayılan top toplayıcı çocuğun yardımına koşan Zeynep, Avustralya’da zaten kalpleri kazanmıştı.Dünkü maçta da kaybeden bir sporcunun nasıl davranması gerektiğini gösterdi.Genç bir sporcu olarak Zeynep’in teniste yolu zaten açık.

Bence kort dışında seçtiği yol çok daha değerli.

Bir kez daha tebrikler Zeynep!

İlgili Sitenin Haberleri