Haber Detayı
Vatandaşlardan Şule dizisine tepki! TRT’den ABD’nin Nurcu misyonerine dizi
TRT’nin dijital platformu tabii, Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu alan bir dizi yayınlayacağını duyurdu. Şenler, dizinin tanıtımında özgürlük için mücadele eden bir aydın olarak gösterildi. Oysa Şenler’in ABD’nin Yeşil Kuşak projesine hizmet eden yayınlar yaptığı biliniyor
Son dönemde Türkiye’nin ABD ve Batı’ya karşı potansiyel müttefiklerini hedef almasıyla gündeme gelen TRT, Cumhuriyet karşıtlığıyla ve ABD’nin Yeşil Kuşak projesinde aldığı rolle bilinen Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu edinen bir diziyi yayınlamaya hazırlanıyor.
ÖNCE BELGESEL SONRA DİZİ TRT’nin dijital platformu tabii’de yer alacak Şule dizisinin başrolünde Yıldız Çağrı Atiksoy yer alacak.
Ayrıca dizide İlayda Alişan, Alp Nevruz gibi isimler de yer alacak. 10 bölümlük dizinin tanıtım gecesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın da davet edilmesi bekleniyor.
Frame Pictures imzalı dizinin yönetmenliğini ise Ece Erdek Koçoğlu üstleniyor.
Tabii 2022 yılında Şule adıyla 57 dakikalık bir belgesel yayınlamıştı.
Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığıyla bilinen Şenler’in özgürlük için mücadele eden bir aydın olarak değerlendirilmesi tepkilere neden oldu.
Dizide rol almayı kabul eden oyuncuları eleştiren bir sosyal medya kullanıcısı “Şule Yüksel Şenler istihbarat ve operasyon aparatıydı.
Özünüze saygınız varsa bu yapımda rol almayı kabul etmezdiniz.” ifadelerini kullandı.
Başka bir kullanıcı ise sanatçıların tutarsızlığına dikkat çekti: “Biraz duruşunuz olsun.
Seküler hayat yaşayıp türbanı Almanya’dan ithal eden Cumhuriyet ve kadın düşmanı bir misyonerin güzelleneceği projeye sanat, iş, kariyer gözüyle bakılmaz düpedüz yandaşlıktır.” Vatandaşların tepkilerinin bir odağı da TRT oldu.
Bir kamu yayıncısı olan TRT’nin Cumhuriyet karşıtı bir dizi yapması da eleştirildi.
ABD’NİN ‘İSLAMCI’ MİSYONERİ Tartışma yaratan dizinin ardından Emine Yüksel Şenler’in yaşamı da merak konusu oldu. 9 Mayıs 1938’de Kayseri’de Kıbrıslı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Emine Yüksel Şenler, başörtüsü meselesini Türkiye’de tartışmaya açan bir isim oldu.
Ermeni bir terzinin yanında çalışan Şenler, burada “Şule baş” adı da verilen bir örtünme tarzı da geliştirdi.
Ağabeyi Özer Şenler ile birlikte Nurculardan etkilenen Şenler, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığının temsilcisi oldu.
Türkiye tarihine Kanlı Pazar olarak geçen Altıncı Filo’yu protesto eden vatansever gençlere yönelik yapılan saldırıların fitilini ateşleyen Mehmet Şevki Eygi’yle beraber Anadolu’da konferanslar verdi.
YEŞİL KUŞAK PROJESİNİN PARÇASI OLDU ABD’nin sözde komünizme karşı geliştirdiği Yeşil Kuşak projesinin yayıldığı dönemde ortaya çıkan Şenler’in konferanslarında yer alan bir isim ise dikkat çekti.
Hidayet romanında bir Müslümanın nasıl örtünmesi gerektiğini anlatan Şenler’in kitabında örnek verdiği isim ise bir Alman Katolik rahibesi Rotraut Scheer’den başkası değildi.
TÜRK MİLLETİNİ AYRIŞTIRDI Türk milletini dini inancı ve yaşam tarzına göre ayrıştıran Şenler, Umran dergisine verdiği röportajda, tesettüre girmeyenleri hedef almıştı: “Tüm genç kızlarımız olsun, hanımlarımız olsun hepsi başımızın tacı, Allah hepsinden razı olsun ama hatanın neresinden dönülürse kârdır.
O yırtmaçlı etekleri, sürmeli gözleri, o türlü türlü İslami tesettür diyemeyeceğimiz, tesettüre çok zıt, çok aykırı olan ve Allah’ın rahmetini değil ancak gazabını mucip olabilecek şeyleri bırakalım lütfen.
Çünkü tesettür bütün güzellikleri gizlemek, gizlenmek demektir.” HİLAFETİ SAVUNAN ‘ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI’ Bize Ne Oldu kitabında saltanatı ve hilafeti savunan Şenler şu ifadelere yer verdi: “Yıllar yılıdır bu milletin çektiği çile?
Hilafet, bu milletin geri kalmasının yegane amilidir denildi ve hilafet lağvedildi.
Falanca padişah vatan hainiydi, filanca padişah zevk-u safaya düşkündü, bir diğeri ise vatanı düşmana satıyordu denildi ve koskoca Osmanlı İmparatorluğu yıkılarak; milleti huzura, sükuna, refaha ve muasır medeniyet seviyesine ulaştıracağı söylenerek, yerine Laik Türkiye Cumhuriyeti kuruldu… “Aradan yarım asır gibi uzun, upuzun bir zaman geçti.
Fakat bu cefakeş millet hala va’dedilen huzura, sükuna, refaha ve medeniyet seviyesine nail olamadı” Aynı yazıda Şenler, Türkiye’deki hak arayışlarını, grevleri ve halk hareketlerini hedef aldı.
Şenler, Cumhuriyet’i kuranların zehirli tohumlar ektiğini öne sürüyordu.
Üniversiteleri “anarşi yuvası” olarak nitelendiren Şenler, ailelere de çocuklarını üniversitede okutmaması yönünde telkinlerde bulunan bir isimdi.