Haber Detayı

Bilim dünyasında "altın" şoku: Güvenli sandığımız her şey bir anda bozuldu
Güncel chip.com.tr
25/01/2026 10:28 (4 saat önce)

Bilim dünyasında "altın" şoku: Güvenli sandığımız her şey bir anda bozuldu

Bilimin en sadık ve tepkisiz elementi olarak bilinen altın, yeni bir çalışmada herkesi şaşırttı. Muazzam basınç altında karakter değiştiren altın, hidrojenle imkansız denilen bir bağ kurdu. Bu keşif, Jüpiter gibi devlerin iç yapısına dair tüm bildiklerimizi sarsıyor.

Altın, yüzyıllardır hem bilim dünyasında hem de günlük hayatta “asil” duruşuyla biliniyor.

Başka bir deyişle bu değerli maden, hiçbir maddeyle kolay bir şekilde tepkimeye girmiyor, paslanmıyor ve yapısını bozmuyor.

Özellikle laboratuvarlardaki aşırı yüksek basınçlı deneylerde, diğer maddelerin tepkimelerinden etkilenmemesi için altın hep “etkisiz eleman” olarak kullanıldı.Ancak evrenin derinlikleri, Dünya’daki laboratuvar koşullarına pek benzemiyor.

Yıldızların kalbinde veya dev gezegenlerin çekirdeklerinde görülen akıl almaz basınç ve sıcaklıklar, en güvenilir bildiğimiz elementlerin bile karakterini bir anda değiştiriyor. 2025 yılının sonlarında yapılan bir çalışma, altının bu sarsılmaz itibarını yerle bir eden şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı: Altın, aşırı koşullar altında hidrojenle birleşerek yeni bir bileşik oluşturabiliyor.Hamburg yakınlarındaki Avrupa XFEL tesisinde gerçekleştirilen bu deneyde, dev gezegenlerin iç katmanlarındaki ortam simüle edildi.

Bilim insanları, altını yaklaşık 2 bin 200 Kelvin sıcaklığa ve Dünya atmosfer basıncının 400 bin katına (40 gigapaskal) maruz bıraktı.

Normalde yan yana gelmeleri bile beklenmeyen altın ve hidrojen, bu muazzam baskı altında bir araya gelerek “altın hidrür” adı verilen katı bir maddeye dönüştü.

Araştırmacılar, bu süreci gelişmiş X-ışını lazerleri sayesinde anlık olarak takip etti.

Ortaya çıkan bu yeni yapı, altının alışılagelmiş kristal dizilimini tamamen değiştirerek daha önce hiç görülmemiş altıgen bir form yarattı.Gezegenlerin kalbindeki gizli kimyaBu keşif, sadece laboratuvarda elde edilen yeni bir madde anlamına gelmiyor; aynı zamanda Jüpiter veya Satürn gibi gaz devlerinin iç yapısına dair bilgilerimizi de kökten sarsıyor.

Altın gibi tepkimeye girmesi “imkansız” gözüyle bakılan bir element bile hidrojenle bağ kurabiliyorsa, gezegen çekirdeklerindeki kimyasal karışımların tahmin ettiğimizden çok daha karmaşık olduğu rahatlıkla belirtilebilir.

Ayrıca, deney sırasında hidrojenin, katı altın kafesinin içinde tıpkı bir sıvı gibi serbestçe hareket ettiği “süperiyonik” bir evre gözlemlendi.

Bu durum, dev gezegenlerin içindeki madde akışını ve manyetik alanları anlama şeklimizi değiştirebilir.Öte yandan bu gelişme, yüksek basınç fiziğiyle uğraşan araştırmacılar için de bir uyarı niteliğinde.

Bugüne kadar pek çok hassas deneyde altını “etkisiz bir kap” veya “yalıtkan bir zırh” olarak kullanan bilim insanları, artık geçmişteki sonuçlarını tekrar gözden geçirmek zorunda kalabilir.

Altının beklenmedik bir şekilde tepkimeye girmiş olması, daha önceki bazı ölçümlerde hata payı bırakmış olabilir.Şimdi uzmanlar, altın hidrürün yüksek basınç altında süperiletkenlik gibi teknolojik açıdan devrim yaratabilecek özellikler sergileyip sergilemeyeceğini merak ediyor.

Asil metalin bu beklenmedik “isyankar” tavrı, kimya kitaplarındaki bazı sayfaların yeniden yazılmasına neden olacak gibi görünüyor.

İlgili Sitenin Haberleri