Haber Detayı

Su kıtlığı derinleşirken tasarımın yeni ölçüsü verimlilik
Ekonomi ekonomim.com
27/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Su kıtlığı derinleşirken tasarımın yeni ölçüsü verimlilik

140’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Hansgrohe Group, Maslak Square’deki yeni The Water Studio İstanbul ile Türkiye’de mimarlık ve tasarım dünyasına daha yakın konumlanıyor. CEO Hans Jürgen Kalmbach, su kıtlığının arttığı bir dönemde yerel pazarlara uyarlanan çözümlerle su ve enerji verimliliğinin artık “tasarımın” ayrılmaz parçası olduğunu vurguluyor

FERZAN ÇAKIR Banyo, mutfak armatürleri ve duş sistemleri alanında 140’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Hansgrohe Group, Türkiye’deki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor.

The Water Studio İstanbul, Maslak Square’deki yeni adresiyle Hansgrohe Group’un küresel vizyonunu Türkiye’de mimarlık ve tasarım dünyasıyla buluşturuyor. “Su artık tüm dünyada sınırlı, tasarım ve sürdürülebilirlik birlikte düşünülmeli” diyen Hansgrohe Group CEO’su Hans Jürgen Kalmbach ile su kıtlığının derinleştiği bir dönemde Hansgrohe’nin yerel pazarlara yaklaşımını, tasarım ve sürdürülebilirlik dengesini, dijitalleşmenin rolünü ve Türkiye’nin şirketin stratejisindeki yerini konuştuk.

İstanbul’da ilham ve iş birliği alanı “Hansgrohe global bir firma. 140’tan fazla ülkeye satış yapıyoruz ve 50’den fazla ülkede yerel organizasyonlarımız bulunuyor.

Bunun temel nedeni müşteriye mümkün olduğunca yakın olmak.

Türkiye gibi stratejik pazarlarda satış, satış sonrası servis, ürün ve müşteri hizmetleri ekiplerinden oluşan yerel yapılarımız var.

Bu ekiplerin en önemli görevi pazarı anlamlamak.

Su koşullarını, altyapıyı, ürünlerin nasıl kullanıldığını ve hangi noktalarda uyarlanması gerektiğini analiz etmek.

Çünkü her pazarda koşullar aynı değil.

Bazı ülkelerde su basıncı farklı, bazı ülkelerde su temiz değil, bazılarında ise su çok sert ve kireç oranı yüksek.

Bu da ürünlerin filtreleme, dayanıklılık ve temizlik açısından optimize edilmesini gerektiriyor.

Türkiye’nin stratejik önemi çok yüksek.

Hansgrohe Group için ilk 10 pazar arasında yer alıyor ve son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösteriyor.

Türkiye’de premium ürünlere yönelik güçlü bir talep var.

Kentsel dönüşüm, turizm ve otelcilik yatırımları artıyor.

Su tasarrufu ve bilinçli ürün çözümlerine ilgi giderek yükseliyor.

Tüm bunlar Hansgrohe’nin DNA’sıyla örtüşüyor.

Ayrıca Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında önemli bir merkez.

İstanbul’daki Water Studio da tam olarak bu noktada devreye giriyor.

Yerel ve uluslararası mimar ve tasarımcıların bir araya geldiği, ürünleri deneyimleyebildiği bir ilham ve iş birliği alanı olarak konumlanıyor.

Burada 16 farklı su istasyonunda ürünleri birebir deneyimlemek mümkün.

Bu nedenle Water Studio, iş ortaklarımızla etkileşim açısından büyük önem taşıyor.” Tasarım, sürdürülebilirlik ve işlevsellik ayrılmaz bir bütün “Bizim için tasarım, sürdürülebilirlik ve işlevsellik ayrılmaz bir bütün.

Ürünleri yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin beklentilerine göre tasarlamak gerekiyor.

Bu da eko-tasarım ilkelerini benimsemek anlamına geliyor.

Ürünlerimizin karbon ayak izi ve su ayak izi yıllar içinde sürekli iyileşmeli.

Aynı zamanda malzeme seçimi çok önemli.

Premium ve dayanıklı malzemeler kullanıyoruz.

Ürünlerin iki-üç yıl değil, on yıl ve daha uzun süre kullanılmasını hedefliyoruz.

Böylece sık ürün değişiminin önüne geçiliyor.

Bizce lider markaların sorumluluğu tam da burada başlıyor.

Kalite, yenilik, verimlilik ve estetiği bir arada sunmak zorundalar.” 6 litrenin altında su tüketen ürünler “Dünyanın her yerinde su giderek daha kıt hale geliyor.

Örneğin Almanya’da, kurulduğumuz bölge olan Kara Orman bölgesi gibi su kaynakları güçlü bölgelerde bile yaz aylarında kuraklık yaşanıyor.

Çevresel sorumluluğu merkeze alan yaklaşım, kurucumuz Hans Grohe’nin oğlu Klaus Grohe tarafından yaklaşık kırk yıl önce şirketin uzun vadeli vizyonu olarak benimsendi.

Su, yaşamın temel kaynağı.

Bu nedenle bu kaynağı sorumlu ve verimli bir şekilde kullanmak zorundayız.

Bu vizyon doğrultusunda sprey laboratuvarları kurduk.

Mühendislerimiz, duş sırasında yüksek konfor sunarken aynı zamanda suyu verimli kullanan sprey teknolojileri geliştirdi.

Eco-Smart adını verdiğimiz bu teknolojiler altında hava teknolojisi ve PowderRain gibi çözümler yer alıyor.

Amaç, suyla temas hissini azaltmadan tüketimi düşürmek.

Bazı ülkelerde dakikada 6 litrenin altında su tüketen ürünler sunarken, bazı pazarlarda 8-9 litre seviyelerinde ürünler satıyoruz.

Yani tek tip çözümle değil, yerel ihtiyaçlara göre uyarlanmış ürünlerle yaklaşıyoruz.” ECO 2030 girişimi “Bir duş başlığının üretim sürecindeki karbon ayak izi, kullanım süresi boyunca yarattığı karbon ayak izinin yalnızca binde biri.

Çünkü asıl etki su ve enerji tüketiminden geliyor.

Çoğumuz sıcak suyla duş alıyoruz ve bu da özellikle fosil enerji kullanılıyorsa ciddi bir karbon ayak izi yaratıyor.

Bu nedenle duş ve bataryalarda su ve enerji tüketimini azaltan teknolojiler bizim için kritik.

Yıllar içinde sattığımız ürünlerin ortalama su tüketiminin sürekli düştüğünü görüyoruz.

ECO 2030 adını verdiğimiz girişimle, sattığımız tüm ürünleri su ve enerji tasarrufu sağlayan özelliklerle donatmayı hedefliyoruz.

Şu anda bu oranda yüzde 70 seviyesindeyiz ve her yıl yüzde 100’e biraz daha yaklaşıyoruz.”

İlgili Sitenin Haberleri