Haber Detayı
Doğal afetlerin 2025 faturası 260 milyar dolar
Aon’un 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu’na göre, doğal afetler küresel ekonomide 260 milyar dolar kayba yol açtı. Sigortalı kayıplar 127 milyar dolara ulaşırken, sigorta koruması yüzde 49 ile rekor kırdı. Raporda, iklim kaynaklı risklere dayanıklılığın önemi vurgulandı.
Aon’un yayımladığı 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu, iklim krizinin ekonomik ve toplumsal etkilerinin her geçen yıl daha görünür hale geldiğini ortaya koydu.
Rapora göre, 2025 yılında doğal afetlerden kaynaklanan küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolara ulaştı.Bu kayıpların 127 milyar doları sigorta kapsamında karşılanırken, küresel sigortalılık oranı yüzde 49 ile tarihi zirvesine çıktı.
Böylece sigorta sektörü, küresel ekonomik kayıpların neredeyse yarısını üstlenerek afetlere karşı finansal dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldi.Aon’un analitik veriler ışığında hazırladığı rapor, özellikle şiddetli konvektif fırtınaların 21. yüzyılın en maliyetli sigorta riskleri arasına girdiğine dikkat çekiyor.
Giderek daha sık ve daha yıkıcı hale gelen bu hava olaylarının, küresel kayıp dağılımını köklü biçimde değiştirdiği belirtilirken; rapor, iklim risklerinin yönetiminde fiziksel ve finansal direncin sürdürülebilirlik açısından hayati önemde olduğunu vurguluyor.Her ne kadar 2025 yılı, 2015’ten bu yana küresel ekonomik kayıpların en düşük seviyede gerçekleştiği yıl olsa da, sigortalı kayıpların yüksek seyri dikkat çekti.
Üst üste altıncı yıl sigorta ödemeleri 100 milyar dolar eşiğini aşarken, koruma açığı yüzde 51 ile tarihi olarak en düşük seviyesine geriledi.
Bu tablo, sigorta mekanizmalarının iklim kaynaklı risklere karşı giderek daha etkin bir rol üstlendiğini gösteriyor.49 büyük afet, milyar dolarlık kayıplar yarattı2025 yılı boyunca, ekonomik kaybı 1 milyar doların üzerinde olan 49 büyük doğal afet kayıtlara geçti.
Bu sayı uzun dönem ortalamasına yakın olsa da, bir önceki yıla kıyasla daha düşük seviyede gerçekleşti.
En fazla olayın yaşandığı ülke, her zamanki gibi ABD oldu.
Toplam 27 büyük afetin görüldüğü ülkede, en yüksek ekonomik kayba yol açan risk türü şiddetli konvektif fırtınalar olarak öne çıktı.Yılın en maliyetli afetleri arasında; California’daki Palisades ve Eaton orman yangınları, ABD’de mart ayı ortasında yaşanan geniş çaplı fırtınalar, Çin’deki mevsimsel seller, Myanmar’da meydana gelen deprem ve Karayipler’i etkileyen Melissa Kasırgası yer aldı.
Öte yandan, EMEA bölgesinde 2020 yılından bu yana ilk kez bu ölçekte ekonomik kayıp yaratan bir afet yaşanmadı.California’daki orman yangınları, 58 milyar dolarlık ekonomik kayıp ve 41 milyar dolarlık sigortalı kayıpla, yalnızca 2025’in değil, küresel ölçekte kayıtlara geçen en maliyetli orman yangınları arasında yer aldı.
Bu durum, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olaylarının, çevresel tahribatın ötesinde ciddi finansal sonuçlar doğurduğunu bir kez daha ortaya koydu.İnsan kaybı artıyorRapora göre, 2025 yılında doğal afetler nedeniyle dünya genelinde en az 42 bin kişi hayatını kaybetti.
Ölümlerin yaklaşık 14 bini Asya’da, 24 bin 500’den fazlası ise Avrupa’da gerçekleşti.
Avrupa’daki can kayıplarının neredeyse tamamının aşırı sıcak hava dalgalarından kaynaklanması dikkat çekti. 2025’in, kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl olması, iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha da ağırlaştırdı.2000 yılından bu yana doğal afetler nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 1,9 milyonu aşarken; en ölümcül afet türleri arasında depremler, tsunamiler, sıcak hava dalgaları, tropikal siklonlar ve seller öne çıktı.
Sıcak hava dalgaları hariç tutulduğunda, 2025’in en ölümcül afeti Myanmar’daki deprem oldu ve bu felakette 5 bin 456 kişi hayatını kaybetti.“Dayanıklılık yalnızca fiziksel değil, finansal bir mesele”Raporu değerlendiren Aon Türkiye Eş CEO’su Selda Oknas Tanbay, iklim kaynaklı risklerin yönetiminde çok paydaşlı iş birliğinin artık kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.
Tanbay, sigorta sektörünün rekor düzeyde sermayeyi devreye alarak, kuruluşlara olağanüstü hava olayları karşısında dayanıklılığı artıran yenilikçi risk transfer çözümleri sunduğunu belirtti. “Gerçek anlamda dayanıklılık, yalnızca fiziksel önlemlerle sınırlı değil; finansal gücü de kapsıyor” diyen Tanbay, veri temelli karar alma süreçlerinin, uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerinin ve güçlü iş birliklerinin, iklim krizinin etkileriyle mücadelede her geçen yıl daha fazla önem kazandığını ifade etti.