Haber Detayı
Kredi kartı ekstresi enflasyonu gösteriyor
Evinizin kapısından içeri girdiğinizde aslında mikro bir devlete geçiş yaparsınız. Gelir-gider dengesi şaştığında, bütçe...
Evinizin kapısından içeri girdiğinizde aslında mikro bir devlete geçiş yaparsınız.
Gelir-gider dengesi şaştığında, bütçe açığını kapatmak için tıpkı devletler gibi kredi pazarlıklarına oturursunuz.
Bankanın size uyguladığı faiz, sizin risk priminiz olur.
Tadilat planları birer ‘kamu yatırımıdır.’ Mutfağı yenilerken, hızlı tren hatları için olduğu gibi önce kaynak sorununu çözmeniz, uzun vadeli finansman modelleri geliştirmeniz gerekir.Bankanın bize kredi limitini kapatmasıyla, yabancı fonların Türkiye’den elini çekmesi arasında da trajik bir benzerlik vardır.
Devletlerle evlerimiz arasındaki tek fark; kamu bütçesi açık verince vergileri artırabilir, oysa biz sadece soframızdaki ekmeği küçültebiliriz.TÜİK’in enflasyon hesabı gibi bizim de bir enflasyon hesabımız var.
Varsın TÜİK, enflasyonu yüzde 30.8 olarak hesaplasın; biz kendi hesabımızı yaparken, kredi kartı ekstresine bakarız.
TÜİK madde sepetini ısrarla gizlemeye devam etse de faturalarından oluşan bizim madde sepetimizde her şeyi ayan beyan görürüz.Bunun üstüne elektrik, su, gaz faturalarını ve abonelikleri de eklediğimizde, artık yaşadığımız enflasyonun en iyi göstergesine sahip oluruz.Geçen ay 213 liraya aldığımız fındık ezmesinin bu ay 289 liraya çıkması sadece fiyatlardaki baş döndürücü değişimi göstermez.
Aynı zamanda bizim madde sepetindeki dengeleri de altüst eder.TÜİK’in rakamlarındaki tutarsızlığı anlamak için de bütün ülkenin kartlı harcamalarını gösteren BKM’nin verilerine biraz yakından bakmamız yeterli.
Türkiye’de 2024 yılında 1.3 trilyon liralık market ve AVM harcaması yapılırken, bu rakam geçen yıl 2 trilyon lirayı aştı.
Yani hemen hemen aynı harcamaları yapmamıza rağmen 2025’te ödediğimiz tutar yüzde 54.5 arttı. 2025’in ocak ayında ortalama sepet harcamamız 432.6 liraydı.
Aralık ayına ulaştığımızda 557 lirayı buldu.
Üstelik alışveriş sayımızda ve tükettiğimiz ürün miktarında ciddi bir artış yaşanmazken, ödediğimiz fiyatlardaki büyük artışlar dikkat çekti.MUTFAKTAKİ ENFLASYONU GÖSTERİYORYani BKM’nin rakamları, bizim mutfaktaki yangının ülkenin bütün mutfaklarına nasıl yayıldığını da kanıtlıyor.
BKM’ye göre elektronik eşya ve bilgisayar harcamalarımızda yüzde 56.4, giyim ve aksesuarlarda yüzde 54.6 artış yaşandı.
Herkesin şikayetçi olduğu restoranlarda da aynı tablo karşımıza çıkıyor.
Ödediğimiz faturalardaki artış yüzde 57.9’u buluyor. 2025’in başında yemek ve restoran harcamalarımız 484.6 lirayken, aralık ayına ulaştığımızda bu rakam 765.4 liraya çıktı.Maliyetlerin belirlenmesinde en önemli kalemlerden biri olan akaryakıt fiyatlarındaki değişimi de kartlardan takip edebiliriz.
İstasyonlara akaryakıt için ödediğimiz tutar bir yılda yüzde 48.2 arttı.TÜİK’e baktığınızda böyle bir tablo göremiyorsunuz.
Benim tavsiyem; “mutfaktaki enflasyon ne oldu” diye merak edenler, TÜİK verilerini bir kenara bırakıp kartlı harcamalardaki değişime baksın.
Böylece hem kendi mutfakları hem de Türkiye’deki enflasyona ilişkin çok daha tutarlı bir fikre sahip olurlar.Asıl enflasyon tam olarak orada duruyor…