Haber Detayı

CHP... ‘Suriye politiğinde gerçeklikten kopuş!’
Gündem ahaber.com.tr
29/01/2026 06:57 (3 saat önce)

CHP... ‘Suriye politiğinde gerçeklikten kopuş!’

Görünen o ki Terörsüz Türkiye süreci, CHP'nin taktik siyasal hesaplarını bir hayli zayıflatmış durumda! 2019'da DEM Parti ve Kürt seçmen tabanıyla ünsiyet tesis eden, 2024 yerel seçimlerinde ise geniş tavizler veren CHP yönetimi bugün, yine bir fırsatçılık peşinde. Yani, Suriye'deki gelişmeler...

Görünen o ki Terörsüz Türkiye süreci, CHP'nin taktik siyasal hesaplarını bir hayli zayıflatmış durumda! 2019'da DEM Parti ve Kürt seçmen tabanıyla ünsiyet tesis eden, 2024 yerel seçimlerinde ise geniş tavizler veren CHP yönetimi bugün, yine bir fırsatçılık peşinde.

Yani, Suriye'deki gelişmeler karşısında paralize olan DEM-Kandil hattına açık-örtülü mesajlar göndermekte. 'Ayrılsak da beraberiz' filminin yeni versiyonunu vizyona sürmeye hazırlanmakta.

Oysa zamanın ruhu, CHP'nin konjonktürel ataklarını anlamsız kılacak doğrultuda seyretmekte.

Şimdi bugün burada, doğru-yanlış analizi yapmıyoruz.

Reel politiği ve Türkiye'nin uzun vadeli menfaatlerini esas alıyoruz.

Önce, küresel perspektif sunalım...

Bir siyasi aktör düşünün...

BM Genel Kurulu'na hitap ediyor, Beyaz Saray'da ağırlanıyor, Kremlin'de kabul görüyor, ev sahibi sıfatıyla AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le görüşüyor...

Arap Ligi'nde yerini alıyor...

Uluslararası sistemin başat aktörleri, geçmişini yargılamak yerine geleceğe bakıyor, meşruiyetini sorgulamak bir yana Ahmet el Şara'nın liderliğini pekiştiriyor.

Peki bu sırada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM'lilere mavi boncuk dağıtma uğruna, ne diyor? 'IŞİD (DEAŞ ifadesini kullanmıyor!) öyle herhangi bir siyasi unsur değildir.

HTŞ'ye (Heyet Tahrir eş Şam/ Şam'ı Özgürleştirme Grubu) kravat giydirmekle, rejimin başına getirmekle...

Sandıktan nefret eden, demokrasiyi 'Allah'a şirk koşmak' olarak gören zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları, bir düzen, düzen değildir ve orada kimseye huzur yoktur.

En çok da Türkiye'ye huzur yoktur!??.' Bakınız bu ve benzeri beyanlar, YPG ile Kürtleri eş değer kabul eden Kandil kafası ile örtüşüyor.

Suriye iç savaşındaki belirsizlik ortamında, ABD desteği ile sınırlı alan hâkimiyeti tesis eden terörist bir grubun, Kürt kimliğinin arkasına saklanarak hayata geçirmeye çalıştığı model çöktü.

Rojava adreslemesi üzerinden kuzeydoğu Suriye'de hedeflenen devletsiz örgütlenme iddiası, örgütçü ve silahlı özerklik hedefi hayal olmaktan bile çıktı.

Bu plânın iflasına öfkelenen Kandil'in, hatta alttan alta Rojava'yı da gözleyen İmralı'nın kızgınlığı, Terörsüz Türkiye iradesinin geleceğine tesir edecek aşamaya kadar taşındı. 'Cihatçılar (!) katliam yapıyor/ yapacak, Kürtlerin tarihi kazanımları elinden alınacak' benzeri kara propaganda çizgisinin CHP hattı ile buluşması da gerçekten yaman çelişki!

Unutmadan...

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tarihi nitelikteki yasal adımlara ilişkin önerilerini son aşamaya getirirken, sürecin geleceği için büyük çaba sarf eden Millî İstihbarat Teşkilâtı yetkilileri ile DEM Parti arasındaki iletişim kanalları da sürekli açık.

Nitekim, 'Suriye'de Kürtlere saldırılıyor veya filanca yerde çatışma var' şeklinde bir paylaşım yapıldığı anda MİT, 'Nerede, ne zaman?' bilgisini muhataplarından istiyor.

Anlık, alan ve adam istihbaratı ile konuya müdahil oluyor.

Ve şu dakikaya kadar ileri sürülen olayların ya öyle olmadığı da içerik ve boyutu itibariyle bambaşka nitelik taşıdığı saptanıyor.

Özellikle YPG'li teröristlerin sivil kıyafete bürünerek ve/veya sivilleri öne sürerek provokatif eylemler tezgâhladığı daha iyi anlaşılıyor.

Özetle...

Suriye'de, Kürtlere karşı askeri bir harekâttan değil, Kürtleri kullanarak terör örgütlenmesini sürdürmekten vazgeçmeyenlere karşı önlem alınıyor.

Bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dakika dakika takip ettiği gibi 'sivil hassasiyetinin yüzde yüz gözetilmesi', 'gerektiğinde insani koridorlar açılması', 'kesintisiz gıda, ilaç vb. yardımı yapılması!' başlıklarında mutlak kararlılık sergileniyor. 'Kürtlerde duygusal kopuş senaryosuna' prim verilmediği gibi her türden dezenformasyonla da açık kaynaktan doğru bilgi ile mücadele ediliyor.

Ve nihayet...

Devlet düzeyinde kimliklerine kavuşan, vatandaşlığı tescillenen, seçimlere ve idareye katılma hakları tanınan Suriye Kürtleri için sağlanan garantilerin Dürziler, Nusayriler veya başka etnik-mezhebi unsurlar için -şimdilik- gündeme gelmediğini hatırlatalım.

Böylece...

Kürt nüfusta, nüfuzunu kaybetmekte olan Kandil'in ve yabancı hamilerinin oyununa gelmeyelim!

İlgili Sitenin Haberleri