Haber Detayı
Kadınlarda çok yaygın! D vitamini eksikliğinin çözümü sadece takviyelerde değil...
D vitamini; kemik ve kas sağlığının korunması, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi ve birçok metabolik sürecin sağlıklı işlemesi açısından temel bir role sahiptir. Toplum genelinde yaygın olarak görülen D vitamini eksikliği, kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık saptanabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil, kadınlarda D vitamini eksikliğinin neden daha yaygın olduğunu anlattı.
D vitamini vücutta yalnızca kemikler üzerinde etkili değildir; hormon benzeri bir işlev görerek birçok dokuda reseptörler aracılığıyla etki gösterir.
Kadınlarda östrojen hormonunun kemik metabolizması ve D vitamini kullanımı üzerinde belirgin bir rolü vardır.
Özellikle hormonal dalgalanmaların yoğun yaşandığı dönemlerde, D vitamininin vücutta kullanımı ve kemik üzerindeki koruyucu etkisi değişkenlik gösterebilir.
Bu durum, kadınların D vitamini eksikliğine karşı daha hassas bir biyolojik zemine sahip olmasına neden olabilir.
D vitamininin en önemli kaynağı, ciltte güneş ışınları aracılığıyla gerçekleşen sentezdir.
Ancak günümüzde şehir yaşamı, kapalı alanlarda uzun süre vakit geçirilmesi ve güneşten korunma alışkanlıklarının artması, bu sentezi önemli ölçüde sınırlandırmaktadır.
Kadınlarda özellikle çalışma koşulları, ev içi yaşam düzeni ve günlük rutinler nedeniyle güneş ışığından yeterince faydalanılmaması, D vitamini eksikliğinin sık görülmesine zemin hazırlayabilmektedir.
D vitamini sentezi ciltte gerçekleştiği için, cilt yapısı ve kullanılan güneş koruyucu ürünler de bu süreçte rol oynar.
Özellikle düzenli ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı, ciltte D vitamini üretimini azaltabilir.
Kadınların cilt sağlığı ve yaşlanma karşıtı koruma amacıyla güneşten daha fazla kaçınması, uzun vadede D vitamini seviyelerinin düşmesine katkıda bulunabilir.
D vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve vücutta yağ dokusunda depolanabilir.
Kadınlarda fizyolojik olarak vücut yağ oranı erkeklere göre daha yüksek olma eğilimindedir.
Bu durum, alınan ya da sentezlenen D vitamininin dolaşıma daha az geçmesine ve kanda ölçülen değerlerin düşük saptanmasına neden olabilir.
Bu nedenle bazı kadınlarda, yeterli alım olmasına rağmen eksiklik tablosu ortaya çıkabilmektedir.
Kadınların yaşam döngüsünde yer alan gebelik ve emzirme dönemleri, D vitamini gereksiniminin arttığı özel süreçlerdir.
Bu dönemlerde D vitamini hem annenin kemik sağlığı hem de bebeğin iskelet gelişimi açısından önemli.
Menopoz döneminde ise östrojen seviyelerinin azalmasıyla birlikte kemik kaybı riski artar ve D vitamini yetersizliği daha belirgin klinik sonuçlara yol açabilir.
D vitamini içeren besinlerin sayısı sınırlıdır ve günlük gereksinimin büyük bir kısmı güneş ışığı yoluyla karşılanır.
Beslenme düzeninde yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş gıdaların yeterince yer almaması, kadınlarda eksiklik riskini artırabilir.
Özellikle uzun süreli kısıtlayıcı diyetler ve düzensiz beslenme alışkanlıkları bu durumu daha da belirgin hale getirebilir.
D vitamini seviyelerini dengede tutmak için sadece takviye yeterli değildir.Güneşle doğru temas: Haftada 2-3 kez, güneşli saatlerde, koruyucu sürmeden 15-20 dakika boyunca kolların ve bacakların güneş görmesi sentez için yeterlidir.
Beslenme desteği: Yağlı balıklar, yumurta sarısı ve karaciğer doğal kaynaklardır; ancak unutulmamalıdır ki günlük ihtiyacın sadece %10-20’si gıdalarla karşılanabilir.Magnezyum takviyesi: D vitamininin vücutta aktif hale gelmesi için magnezyuma ihtiyacı vardır.Beslenmenize kuruyemiş ve yeşil yapraklı sebzeleri ekleyebilirsiniz.
Kadın vücudu, yaşamın her evresinde büyük bir değişim ve direnç içindedir.
Bu direnci korumanın en temel yollarından biri, hücrelerimizin kaynağı olan D vitaminini doğru seviyelerde tutmaktır.
Kendi başınıza takviye kullanmak yerine, yılda en az iki kez uzman kontrolünde değerlerinizi ölçtürün.