Haber Detayı
Bayburt Üniversitesi'ndeki atamalara Başkan Çalışkan'dan sert tepki
Ahmet Çalışkan, Bayburt Üniversitesi'ndeki yönetici atamalarında liyakat ve adalet çağrısı yaparak kurumsal vicdanın zedelendiğini söyledi.
Bayburt Üniversitesi'ndeki atamalara Başkan Çalışkan'dan sert tepki Bayburt Kamu-Sen İl Başkanı ve Türk Eğitim-Sen Bayburt Şubesi Başkanı Ahmet Çalışkan, Bayburt Üniversitesi'nde yapılan yönetici atamalarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu.
Çalışkan, atama süreçlerinde liyakat ve adalet ilkelerinin göz ardı edildiğini, bunun da kurumsal vicdanı zedelediğini kaydetti.
Atama sürecine ilişkin eleştiriler Çalışkan, üniversitede belirli bir kesimin ayrıcalıklı davrandığını öne sürerek, "Şehrimizde kendilerini devlete lütuf gören, var olan tüm koltukların kendileri için var olduğuna inanıp çoğunluğa tahakküm eden bir azınlık var.
Bu azınlığın taleplerini sorgulamadan yerine getiren bir anlayış da ne yazık ki mevcuttur" ifadelerini kullandı.
Özellikle kısa sürede birden fazla yönetici kadrosuna getirilen atamalara dikkat çeken Çalışkan, "Önce bir il müdürlüğünün yönetici kadrosuna, ardından üniversitede fakülte sekreterliğine atanan bir kişinin, daha birkaç ay geçmeden daire başkanı olarak görevlendirildiğini görüyoruz" dedi.
Kriterlerin açıklanması talebi Çalışkan, atama kriterlerinin şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmasını istedi. "Fakülte sekreteri, daire başkanı, genel sekreter yardımcısı ve genel sekreter olmanın kriterleri nelerdir?
Kuruma yıllarını vermiş, ehliyeti ve birikimiyle üniversiteye layıkıyla hizmet eden bir personelin liyakat, emek, üniversitenin misyon, vizyon ve personel politikası çerçevesinde fark edilerek yukarıdaki kadrolara atanma imkanı var mıdır?" şeklinde konuştu.
Liyakat ve adalet vurgusu Bir kurumun ayakta kalmasının bina, bütçe veya makamlarla değil, adalet ve liyakat ile mümkün olduğunu belirten Çalışkan, sözlerine şöyle devam etti: "Eğer emek görünmez kılınıyor, hak edenler görmezden geliniyorsa; orada adaletten söz edilemez.
Kuruma yıllarını vermiş, alın teriyle yetişmiş, ehliyeti ve birikimiyle o makamı hak eden nice insan varken, küçük bir zümreyi memnun etmek uğruna kurum dışından yapılan yönetici atamaları emeğe sırt çevirmektir.
Bu tercih; sadece kişileri değil, kurumsal vicdanı da yaralar." Çalışanların motivasyonu ve aidiyeti Yapılan atamaların kurum içi motivasyon ve aidiyete etkisini de ele alan Çalışkan, "Bu anlayışla kurum personeliyle yapılacak toplantıların bir anlamı kalmamıştır.
Bu şartlar altında üniversitede çalışan bir personel kendini kurumun bir parçası nasıl hissedecek?
Kariyer planlamasını nasıl yapacak?
Kurumda motivasyonu, aidiyeti, çalışma barışını nasıl sağlayacaksınız?" diye sordu.
Son uyarı: Liyakat emekle ölçülür Çalışkan son olarak, "Liyakat torpille değil, emekle ölçülür.
Emek ise susturulduğunda sadece insanlar değil, kurumlar da yıpranır.
Bugün görmezden gelinen emek, yarın kaybedilen güven olarak geri döner.
Çalışanların emeğini görmezden gelip liyakatle, adaletle hükmetmediğiniz zaman konuştuklarınızın da sosyal medya paylaşımlarınızın da bir anlamı kalmıyor.
Sosyal medya paylaşımlarınız ile değil, ameliniz ile hesaba çekileceksiniz.
Adalet gecikebilir ama vicdan susmaz" uyarısında bulundu.
Çalışkan, adaletin tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, liyakatin olmadığı yerde huzur ve başarının mümkün olmayacağını dile getirdi.
BAYBURT ÜNİVERSİTESİNDEKİ YÖNETİCİ ATAMALARINA BAŞKAN ÇALIŞKAN'DAN SERT TEPKİ