Haber Detayı

Aziz İhsan Aktaş davasında 3. gün sona erdi! Beltur Başkanı Önder Gedik: Rıza Akpolat'ın haberi vardı
Canlı anlatım güncel takvim.com.tr
29/01/2026 17:18 (2 saat önce)

Aziz İhsan Aktaş davasında 3. gün sona erdi! Beltur Başkanı Önder Gedik: Rıza Akpolat'ın haberi vardı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan CHP'li 7 belediye başkanının da bulunduğu 200 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma 3. gününde sanık savunmaları ile devam ediyor. Beltaş Yönetim Kurulu başkanı Önder Gedik satışı üzerinden vurgun yapıldığı iddia edilen hastane binasına ilişkin savunma yaptı. Gedik, "Ozan İş, Beşiktaş'taki taşınmazın Rıza Akpolat'ın bilgisi dahilinde satışının yapılması gerektiğini söyledi. Bu konuşmanın ardından Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ı aradım. Kendisi bu satıştan bilgisinin olduğunu ifade etti." dedi. Takvim.com.tr yaşananları dakika dakika aktarıyor...

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda savunma yapan tutuklu sanık Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, 31 Mayıs 2025'te gözaltına alındığını, ifade sırasında kendisine yalnızca irtikap ile ilgili iddiaların ve etkin pişmanlıktan faydalanıp faydalanmayacağının sorulduğunu söyledi.

İddianamede rüşvetle suçlandığını ancak kendisine bugüne dek rüşvetle ilgili soru sorulmadığını belirten Daka, tutuksuz sanıklar Aziz İhsan Aktaş, Akın Kumanlı ve Yusuf A. ile herhangi bir rüşvet ilişkisine girmediğini savundu.

Aktaş'ın beyanları üzerine tutuklandığını, daha sonra ifadesi alınan Kumanlı'nın ise seçim çalışmaları için Avcılar Belediye Başkanı Çaykara'nın kendisine 5,5 milyon lira verdiğini ve 16 araç teslim edildiğini söylediğini aktaran Daka, 'Ben hiçbir para almadığımı söylememe rağmen tutuklanmışken, bana para verdiğini söyleyen Kumanlı ifade vermesinin ardından elini kolu sallayarak savcılıktan ayrılmıştır.

Kumanlı'dan hiçbir zaman para almadığımı, kimseyle böyle bir ilişki içerisinde olmadığımı söylemek isterim.' dedi.

Daka, ifadesi alınan Yusuf A'nın Kumanlı'ya gönderdiği paraların dekontlarını verdiğini ancak dekontlarda kendisinin isminin geçmediğini, dekontların gerçek olup olmadığının dahi bilinmediğini öne sürdü.

Bu kişilerle ilgisi olmadığını savunan Daka, 'Her ne hikmetse bu kişiler arasındaki para transferleri bana yüklenmeye çalışılıyor.

Parayı gönderen Yusuf A'nın şüpheli olmadığı yerde, ben nasıl şüpheli oluyorum?' diye konuştu.

Daka, 8,5 aydır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesini ve beraatini talep etti.

Tutuklu sanıklar Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar ile Esenyurt Belediyesi personeli Ali Fırat Baycan'ın da savunmalarının alınmasının ardından, duruşmaya yarına kadar ara verildi.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara mahkemede ilk kez savunma yaptı.

Çaykara savunmasında, 'Savcılıkta, 11 Mayıs 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş tarafından verilen, adımın ve seçim kampanyamın geçtiği etkin pişmanlık ifadesi bana sorulmuştur.

İfade şu şekildedir, huzurunuzda aynen okumak isterim: “Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi'ndeki birikmiş hak ediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında, Cumhuriyet Halk Partisi Avcılar Belediye Başkan Adayı Utku Caner Çaykara'nın seçim çalışmalarında kullanılması için para ve araç talep etmiştir.' Ben de hem emniyet ifademde hem de savcılık sorgumda, seçime yalnızca 39 gün gibi çok kısa bir süre kala adaylığımın açıklandığını, yerel seçim süreçlerinin adaylar açısından son derece yoğun ve yıpratıcı geçtiğini, yerel seçim kampanyalarının yüzlerce, hatta binlerce partilinin ve vatandaşın dahil olduğu geniş organizasyonlara dönüştüğünü, gece gündüz saha çalışmaları yürüttüğümüzü, adeta bu süreçte sağlığımı dahi kaybedecek noktaya geldiğimi ve seçimi bıçak sırtında götürdüğümüzü, kazanıp kazanamayacağımızın dahi belli olmadığı bir dönemde böyle bir konuya ilişkin herhangi bir bilgim ya da dahlim olmadığını açıkça ifade ettim.

Tüm bu beyanlarıma rağmen, kanunen işleyemeyeceğim bir suçtan, olay tarihinde kamu görevlisi olmamama rağmen, başka bir belediyeye ait hak edişlerle ilgili olarak hukuka aykırı şekilde tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderildim' iddiasında bulundu. 'İHALE YETKİSİ VE İMZA YETKİSİNİN BAŞKAN YARDIMCILARINDADIR' Savunmasına devam eden Çaykara, 'Aziz İhsan Aktaş'a neden ihalelere dair tek bir soru dahi sorulmadı?

Öyle ki ifade neticesinde icbar suretiyle irtikap kanaatine varıldı.

Beşiktaş Belediyesi diye etkin pişmanlık ifadesi tamamen değiştirilerek Avcılar Belediyesi ihalesiyle ilgili ileriye dönük bir rüşvet ilişkisi kuruluyor.

Bir önceki belediye başkanımız tarafından düzenlenen imza yönergesinde de görüleceği üzere, 21 Şubat 2021 tarihinde önceki dönem belediye başkanı tarafından imza yönergesinde güncellemeler yapılmış ve ihale yetkilisinin imza yetkisi müdürlüklere devredilmiştir.

İhale bundan önceki süreçlerde de incelendiğinde, ihale yetkisi ve imza yetkisinin başkan yardımcılarında olduğu açıkça görülecektir.

Yani hiçbir zaman belediye başkanının ihalelerde imza yetkisi bulunmamaktadır.

İhale dosyalarına baktığımızda durum son derece açıktır.

Her iki ihale dosyasında da ihale komisyon üyelerine baktığınızda, her iki ihalenin ihale komisyonlarının farklı kişilerden oluştuğu görülecektir.

Türkiye genelinde ihale kırılım ortalaması yüzde 9 civarındayken, söz konusu ihale yüzde 13 kırılımla gerçekleştirilmiştir.

Bu yüzde 13'lük kırılım yaklaşık 12,5 milyon liraya tekabül etmektedir.

Tek kuruş kamu zararı oluşmamış, firma lehine herhangi bir menfaat sağlanmamış, iş eksiksiz şekilde yerine getirilmiştir.

Sunduğum evrakta da görüleceği üzere, firmaya kesilmiş büyük ölçekli bir ceza bulunmaktadır.

Bu ceza 1 milyon 300 bin liradır.

Bu ceza yalnızca kestiğimiz cezalardan biridir ve en büyük ölçekli olanıdır.

Hiçbir denetime tabi olmayan bu süreçte dahi, sözde lehine fesat karıştırıldığı iddia edilen firmaya en ufak bir taviz verilmemiş; iddia edilen rüşvet miktarının yaklaşık dörtte biri kadar bir tutar, tek kalemde ceza olarak kesilmiştir' dedi.

Savunmaların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.

Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beltaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik savunma yaptı.

Gedik şunları söyledi: 'Ben, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı iken gözaltına alındım ve akabinde tutuklandım.

Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine 7 Mayıs 2024 tarihinde atandım.

Bu görevden önce ise son iki dönemde Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi olarak görev yapmaktaydım.

Hakkımda tutuklamaya ve isnatlara gerekçe olarak gösterilen hususun, Beltaş'a ait bir hastane binasının satışı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu satış işlemlerinden dolayı herhangi bir maddi ya da manevi menfaat elde etmem söz konusu değildir.

Nitekim hakkımdaki suçlamalarda, tarafıma yöneltilmiş somut ve açık bir menfaat teminine ya da kişisel kazanca ilişkin herhangi bir iddia da bulunulmamaktadır.

Buna rağmen, hastane satışına ilişkin olarak tarafımca gerçekleştirilmiş ya da dahil olduğum herhangi bir usulsüzlük bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddediyorum.

Söz konusu satış işlemi hukuka ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, Beltaş'ın Beşiktaş Belediyesi'ne olan borçlarının ödenmesi amacıyla yapılmıştır. 2021 yılı Haziran ayında belediyede mali işlerden sorumlu başkan yardımcısı tarafından belediyeye çağrıldım.

Yapılan görüşmede, belediyenin Beltaş'a daha önce tahsis etmiş olduğu taşınmazların aynı sermaye olarak kabul edilemeyeceği, geriye dönük olarak kira işletilse dahi Beltaş'ın bu borcu ödeme gücünün bulunmadığı, bu nedenle Beltaş'a ait bazı taşınmazların, özellikle de söz konusu hastane binasının satılması gerektiği tarafıma ifade edilmiştir'  'RIZA AKPOLAT, BU SATIŞTAN BİLGİSİ OLDUĞUNU İFADE ETTİ' Gedik savunmasının devamında, 'Ozan İş (Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı), Beşiktaş'taki taşınmazın Rıza Akpolat'ın bilgisi dahilinde satışının yapılması gerektiğini söyledi.

Bu konuşmanın ardından Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ı aradım.

Kendisi bu satıştan bilgisinin olduğunu ifade etti.

Satış işlemi tamamlandıktan sonra gerekli bilgilendirmelerin kendisi tarafından yapılacağını da söyledi.

Satış sürecini Ozan İş ve Mustafa Mutlu yönetmiştir.

Mustafa Mutlu, satış işlemi için ihale zorunluluğu olmadığını, ancak sürecin daha şeffaf olması amacıyla satışın ihale yoluyla yapılmasının uygun olacağını ifade etmiştir.

Bu nedenle satış işlemi ihale ile gerçekleştirilmiştir.

Satış sürecinde Beltaş Yönetim Kurulu kararı bulunmadığına dair iddiaları reddediyorum.

Söz konusu kararlar satıştan önce alınmıştır.

Yönetim kurulu üyelerince karar alınmış ve imzalanmıştır. 3 Temmuz tarihli yönetim kurulu kararının 8 Temmuz'da noter tasdikinden geçmiş olmasına rağmen, 4 ve 5 Temmuz tarihli kararların noter onaylı olmaması savcılık tarafından şüpheli bulunmuştur.

Bu sebeple söz konusu karar noter tasdikinden geçirilmiştir.

Söz konusu yönetim kurulu kararları yönetim kurulu üyeleri tarafından alınmış ve bizzat imzalanmıştır.

Ben yönetim kurulu kararlarını Beltaş binasında imzaladım.

Bu belgelerin başka bir yerde imzalanması, sonradan doldurulması ya da geriye dönük olarak oluşturulması söz konusu değildir.

Savcılığın noter tasdiki olmadığı iddiası üzerinden sahtecilik yapıldığı yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum.

Ben, yönetim kurulu başkanı olarak devri gerçekleştirdim.

Aziz İhsan Aktaş'ı satış günü tanıdım.

Satıştan elde edilen 70 milyon lira maaş ödemeleri için Beşiktaş Belediyesi'ne gönderilmiştir.

Geri kalan yaklaşık 400 milyon lira ise Beltaş'ın borçlarına mahsuben belediye hesaplarına aktarılmıştır.

Savcılık tarafından yaptırılan kıymet takdirinde, satışın normal piyasa değerinin üzerinde yapıldığı tespit edilmiştir.

Herhangi bir haksız menfaat elde edilmemiştir.

Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı olduğum dönemde kamu yararına hareket ettim' diye konuştu.

RIZA AKPOLAT'IN HABERİNİN OLDUĞU İFADESİNİ DOĞRULADI Mahkeme Başkanının, “İlk ifadenizde Rıza Akpolat'ın bilgisi yok dediniz, ancak 1 Temmuz tarihli ifadenizde Rıza Akpolat'ın haberi olduğunu söylediniz.

Hangisi doğrudur?' sorusu üzerine Gedik, 1 Temmuz tarihli ifadesinin doğru olduğunu beyan etti.

Mahkeme Başkanının, “Satılan taşınmazın hastane yapılamayacağına dair tapuda bir şerh bulunduğunu satıştan önce biliyor muydunuz?' sorusu üzerine Gedik, bu durumdan haberinin olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık Avcılar Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Şefi İbrahim Koçyiğit de hayatı boyunca devlet terbiyesiyle yetişmiş bir kamu görevlisi olduğunu ifade etti.

Belediyede 16 yıldır hizmet verdiğini söyleyen Koçyiğit, 'İlk görev yerim olan idari işlemlerin yanı sıra satın alma konusuna da merak saldım.

Yaklaşık 1 yıl içerisinde ihale konusunda kendimi yetiştirdim. 2011 yılından itibaren belediyede satın alma işlemleri yürütüyorum.

Görev yaptığım süre boyunca ne bir kimseden, ne bir makamdan özel bir talimat almadım.

Kimseye de talimat vermedim.

Zaten yapım ve yetkim müsait değildir.

Kanunlar, kurallar ne diyorsa onu yaptım.' dedi.

Koçyiğit, iddianameyi konu ihalede de bu şekilde çalıştığını savunarak, üzerine düşen ne varsa eksiksiz bir şekilde yaptığını belirtti.

Kanundan kaçmadığını ifade eden Koçyiğit, aklanmak istediğini belirterek, beraat ve tahliye talebinde bulundu.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, duruşmanın ilk 2 gününden görüntülerin sosyal medyaya yansıdığını hatırlatarak, ana amaçlarının yargılamayı sabit bir şekilde yapmak olduğunu ifade etti.

Bu gibi durumların en çok sanıklara zarar verdiğini söyleyen Gül, şunları kaydetti: 'Biz burada titiz çalışan bir heyetiz.

Sanık ifadesi alınırken 5 ayrı kalemde not alıyoruz.

Bir taraftan iddianamesine, bir taraftan ilk ifadesine eksik kalmış mı diye bakıyoruz.

Bizim sanıkları sakin ve sessiz bir ortamda, can kulağıyla dinlememiz gerekiyor.

Kuyumcu hassasiyetiyle bakıyoruz biz buna.

Her dosyamız aynı şekilde, 400 dosyamız var, hepsine böyle bakıyoruz.

Sadece burada daha kalabalığız.

İzleyicilerin manevi destek olmak için burada olduklarının farkındayız, engel olmak istemiyoruz.

Bu arada izleyicilerin yüzde 98'i iyi niyetli, bunun farkındayız, dünkü karardan vazgeçmemizin nedeni de bu.

Duruşma salonunda çok fazla hareketlilik olmasından dolayı, sanıkların ve heyetin dikkati dağılıyor.

Dikkat edelim lütfen.' Duruşmada, tutuklu sanık Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Sanayi ve Ticaret AŞ Başkanı Önder Gedik'in savunması alınıyor.

Bu arada duruşmada dün, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Tekin'in eşi tutuklu sanık Celal Tekin, tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan ve Karalar'ın Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde Temizlik İşleri Müdürlüğünde görev yapan tutuklu sanık Özcan Zenger'in savunmaları alınmıştı.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının üçüncü günü başladı.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İlgili Sitenin Haberleri