Haber Detayı

Muammer Aksoy’u Anlamak
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
31/01/2026 04:00 (6 saat önce)

Muammer Aksoy’u Anlamak

Gazetemizin yazarı, yurtsever bilim insanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’u bugün çeşitli etkinliklerle anacağız.

Gazetemizin yazarı, yurtsever bilim insanı Prof.

Dr.

Muammer Aksoy ’u bugün çeşitli etkinliklerle anacağız.

Bir Atatürk izcisi olan Muammer Aksoy’u aramızdan alan dış bağlantılı gerici terör hücresini harekete geçiren olayı bugün iyi değerlendirmek gerekiyor.

Aksoy’un canına yönelen saldırı, dönemin Türk Ceza Yasası’nın 141, 142 ve 163. maddelerinin kaldırılması tartışmalarına denk gelir. 141 ve 142. maddeler, sınıf, ırk ayrımcılığına ve devletin tek kişi ve zümre tarafından yönetilmesine ilişkin girişimleri ve örgütlenmeleri yasaklayan, cezalandıran maddelerdi. 163. maddeyse laikliğe aykırı olarak devletin temel düzenini, dini esas ve inançlara uydurmak amaçlı girişim ve örgütlenmeleri yasaklıyordu.

Madde ayrıca, dini propaganda ve siyasete araç edenlerin de cezalandırılmasını öngörüyordu. 163. maddenin kaldırılması konusunda laik kesimde yer alan aydınlar ikiye ayrılmıştı.

Bir kısmı, 163. maddenin kaldırılmasının demokratik bir uygulama olduğunu savunuyor.

Muammer Aksoy ise tam tersi görüşteydi.

Maddenin kaldırılmasının demokrasiye büyük zarar vereceği, hatta demokrasinin ortadan kaldırılacağı kanısındaydı.

Bu konudaki görüşü açıktı: “Bazı arkadaşlarımız hürriyet adına hürriyetlerin ortadan kaldırılmasını savunuyorlar.

Sanki Türkiye’de laiklik ilkesi çok kolay kabul edilebilmiş gibi bunu tehlikeye atmayı göze alıyorlar ve diyorlar ki ‘163. madde kaldırılsın’ .

Onlar da belki farkına varmadan laiklik ilkesini arkadan hançerliyorlar.

Bu ilke, Atatürk’ün her şeyi dikkatle hesap ederek son derece temkinli hareket etmesi sayesinde kazanıldı.

Şunu burada açıkça hatırlatıyorum bu ilerici arkadaşlarımıza; laiklik bir defa elden gitti mi, bir daha gelmez.” 163. maddenin kaldırılmasının ardından geçen sürede Türkiye’nin getirildiği noktaya baktığımızda Muammer Aksoy’un ne denli keskin bir öngörüye sahip olduğunun ve o nedenle öldürüldüğünün ayırdına varıyoruz.

Bugün karşıdevrim epey yol kat etmiş, ancak toplumun ısrarlı direnci nedeniyle tam olarak başarıya ulaşamamıştır.

Muammer Aksoy’u yalnızca anmakla kalmamamız, savaşımını çok iyi anlamamız, geçmişte yapılan yanlışlıklara düşmemeye özen göstermemiz gerekiyor.

Laikliğin demokrasinin temeli olduğunu algılayan uygarlık yanlısı yurttaşlarımız bu bilince sahiptir.

Fransız devrimci Danton ’un sözleri kulağımızda hep uğuldamalıdır: “Cumhuriyeti kan deryası içinde boğmak istiyorsunuz.

Daha ne zamana kadar hürriyetin her attığı adım birer mezar taşı olacak?

İstibdat almış başını gidiyor; yüzündeki peçeyi yırtmıştır, şimdi başı dimdik, cesetlerimize basarak ilerliyor.” UZUN ADIM Açılım, barış vb. adlar verilen süreçlerin yarattığı etkiye ilişkin anıyı deneyimli bir siyasetçi aktardı.

Etnikçi siyaset güden bir eski milletvekiline sormuş: - Süreçlerde hep aldanıyorsunuz.

Bunun ayrımında değil misiniz? - Doğrudur, demiş, aldanıyoruz, ama her seferinde bir adım ilerliyoruz.

MHP lideri Bahçeli ’nin geçenlerde konuşmasındaki bir bölüm işte bu açıdan dikkat çekicidir: “Öcalan gelsin DEM grubunda konuşsun, dedim ve ‘terörist elebaşı’ i fadesinden ‘kurucu önderlik’ tanımına geçtim.” Bir adım değil, çok uzun bir adım...

İlgili Sitenin Haberleri