Haber Detayı

Teğmenlerin suçuna bak, gözlerimin yaşına bak, uyan uyan Gazi Kemal, şu feleğin işine bak!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
02/02/2026 04:00 (2 saat önce)

Teğmenlerin suçuna bak, gözlerimin yaşına bak, uyan uyan Gazi Kemal, şu feleğin işine bak!

İhraç edilen beş vatansever teğmenimizden biri İzzet Talip Akarsu hakkında Millî Savunma Bakanlığı yeni bir suç duyurusunda bulunmuş.

SUÇ: Mezuniyet töreninde ‘kılıç çatmak’ (mı?) DAHA BÜYÜK SUÇ: “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” diye haykırmak! (mı?) İhraç edilen beş vatansever teğmenimizden biri İzzet Talip Akarsu hakkında Millî Savunma Bakanlığı yeni bir suç duyurusunda bulunmuş.

Sosyal medyada yaptığı paylaşımla “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağıladığı” düşünülmüş.

Vatanı; her Türk askerinde, her Türk yurttaşında olması gereken biçimde, doğru referanslarla sevmenin bedelini ödeyenlerden gencecik teğmenimiz.

Yazdığı mesajda haklı olarak Malatya’daki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında ordu bando takımının, cumhuriyetle özdeş hiçbir marşı neden çalmadığını sorguluyor.

İletisinde; Sayın Yaşar Güler’in değilse bile, bizlerin içini sızlatan, kanatan daha da dikkat çeken kısım ise İzmir Marşı’nın siyasi bulunduğu (!) gerekçesiyle okulda yasaklanmış olması.

Mustafa Kemal’in Değerli Teğmeni Akarsu bunu söylerken, “Her ne kadar bunu reddetseniz de…” diyor.

Bazı aidiyetsizlerin ‘korsan tören’ dedikleri, oysa geleneksel yeminin bir parçası olan ‘kılıç çatma’nın ve atılan sloganların yönetmelikte olmadığı gerekçesiyle gencecik teğmenlerin ordudan ihraç edilmesini onaylayan kurum içi ya da dışı, asker ya da sivil her kim var ise özellikle Teğmen Akarsu’nun mesajındaki şu ayrıntıyı bizlere açması, açıklaması gerek: Madem yönetmelik dışında hiçbir şey yapılamıyorsa, geleneğin ve tarihin bizlere aksettirmediği, yönetmelikte olmayan “Türkiye Yüzyılı Marşı” mezuniyet töreninde nasıl söyletildi?

Bu, 2023 üretimi marş henüz yönetmelikte değil iken okutulması sorun değilse; Türklerin, Türk askerinin, Türk yurttaşın benliğine kazınmış olması gereken söz ve eylemler nasıl ihraç sebebi olabildi?

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE BÖYLE BİR SUÇ OLUR MU?

Olmaz!

Olamaz!

Sloganlar, seslenişler, marşlar… Her birinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde, ezeli ve sonsuz tek başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün adı geçmeli.

Doğal olarak olması gereken bu!

Olmaması gereken ise Mustafa Kemal’in askeri olarak kendini görmeyenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri içinde, bünyesinde bulunması.

Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos 2024’teki mezuniyet törenine tarihini veren zaferin mimarı Büyük Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün adının geçtiği herhangi bir slogan, marş yönetmelikte yer alsın ya da almasın, bir suç ve disiplinsizlik unsuru olarak görülemez.

Askeri okullar geleneksel bir aktarım, bir bellek üzerinden eğitim ve öğretim verirler.

Kadim bir ulus bilinci ve tarihi, askeri eğitimin olmazsa olmaz parçasıdır.

Eskiden yemin törenlerinde Mustafa Kemal’in adının baştacı edildiği metinler okunuyorken, şimdi bu yemin sözleri neden değiştirildi?

Bugün mezun olanlar kimin askeri olacak?

Elbette, genç teğmenlerimizin törende gururla haykırdıkları gibi yine Mustafa Kemal’in askerleri mezun olmalı!

Doğrusu ve doğalı bu!

Darbe çağrısı yok, emir kırma yok, anayasaya aykırılık yok!

ALMANYA BİLE İHRAÇ ETMEDİ Yıl 2021.

NATO görevi kapsamında Litvanya’da bulunan 30 Alman askeri “derhal” ülkelerine geri çağrıldı.

Askerler, ırkçı ve antisemitik konuşmalar eşliğinde Hitler için doğum günü şarkısı söylemişlerdi.

Dahası çok alkol almışlar, kaldıkları otelde cinsel saldırıda bulunmuşlardı.

Tüm bunlarla birlikte, araştırma sırasında envanterde 569 mermi eksik çıkmıştı.

Uluslararası bir ırkçılık, itaatsizlik, disiplinsizlik, etik sorunu olan bu olay sonunda Alman Ordusu Genel Müfettişi, Litvanyalı mevkidaşından özür diledi.

Olaya karışan askerler hakkında başlatılan soruşturmada, böylesi ağır suçları işlediği tespit edilen askerlerin ancak elebaşı olarak değerlendirilen birkaçı ordudan atıldı.

Onların dışında hiç kimse ordudan ihraç edilmedi.

Her yönüyle yüz kızartıcı bu olaya karışan askerlere, eylemleri oranında disiplin cezaları verildi.

Konu; ne yeni mezunlardı ne mezuniyet törenindeki eskiden kalma gösterinin ‘yönetmelik dışı’ da olsa sembolik tekrarıydı.

Burada; topluca askeri yapıya, yönetmeliğe ve otoriteye karşı koydukları için ceza almadılar.

Cezanın asıl sebebi Alman askerlerinin Grundgesetz ’e yani Anayasa’ya sadakatsizliğiydi.

Bu yüzden “elebaşları” ordudan çıkarılmıştı.

Buna rağmen, onlar hala Alman ordusunun asker leri.

Bizim teğmenlerimiz ise sadece TC Anayasasında da geçen Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyete sadakatlerini, dolayısıyla Anayasaya bağlılıklarını sembolik bir törenle ve ifadeyle göstermişlerdi.

Burada Anayasa ihlali yok.

Alman ordusundaki gibi ‘aşırılaşmaya uygun hücreleşme tehlikesi’, ‘anayasal yıkım’ tehdidi yok.

Olsa olsa yetkilendirilmemiş tören ritüeli olabilir.

Buna rağmen ihraç edildiler.

İTALYA’DA “AKADEMİ GELENEĞİ”, İSPANYA’DA “TARİHSEL SLOGAN” Kuruluşu, 17. yy’a kadar inen İtalyan ordusunun eğitim merkezi Modena Askeri Akademisi ( Accademia Militare di Modena ) mezuniyetlerinde, resmî yemin dışında bazı gelenekleri ‘yönetmelik dışı’ (!) sürdürür.

Önceden bir yasak konmadıysa, darbe çağrısı, şiddet, toplumsal yıkım içermiyorsa resmî tören düzeninde, ‘yönetmelik’ dışı sloganlar atılabilir, geleneksel birlik ritüelleri sahnelenebilir ve bunlar asla ihraç sebebi sayılmaz.

İtalyan ordusundan ihraç edilmek için askerlerin tıpkı Alman askerlerinin yaptığı gibi açık ideolojik sapma göstermeleri ya da darbeye teşebbüs gibi ciddi itaatsizlik sergilemeleri gerekir.

Yanı sıra, yüz kızartıcı davranışlar da ihraç sebebi olabilir.

İspanya’da ise unutulmak istenen Diktatör Franco döneminden kalan bazı marşlar bile hala askeri repertuardadır.

Askeri törenlerde geleneksel marşlar, sloganlar hala duyulur.

Tören yönetmeliğinde bulunmayan sembolik bir gösteri yapmak ordudan ihraç edilmek için bir neden değildir.

Bu suç sayılmaz.

Yalnızca darbe girişimi, bu yönde yapılan tespitli çağrılar, demokrasi karşıtı örgütlenmeler suç sayılır.

Suç sayılan eylemlerde de evrensel hukuk normlarında her zaman dikkate alınması gereken temel kıstasla değerlendirme yapılır: İşlenen suç ve ceza arasında orantılılık. “ORDUYU SİYASETE BULAŞTIRMAYIN!” MSB’nin hakkında suç duyurusunda bulunduğu mesajında bunu da yazmış vatansever teğmenimiz.

Ordu siyasallaştıkça neler olabileceğini iyi bilen Mustafa Kemal, etrafındakilere; ‘Ya ordu ya meclis’ diye boşuna söylemedi.

Siyasallaşan, siyasi hiziplere, kutuplara ayrılan bir orduyla savaşa gidilmez.

Ruhu böyle parçalanan bir karargâh ve orduda gerçek düşmanın kim olduğu, cephanenin yeri bilinmez.

Bilenler de bilmeyenlere partizanlaşmamış doğruyu söylemez.

Ancak bununla birlikte vurgulanması ve her zaman anımsanması gereken şudur: Tek Başkomutan, ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve sonsuza dek yaşatmaya ant içtiğimiz Cumhuriyet siyaset üstüdür; ilke, devrim ve değerleriyle birlikte partiler üstüdür.

Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi ordu, Cumhuriyetin değerlerini içselleştirmiş yurttaşlardan oluşur, oluşmalıdır.

Türkiye bunca savaşın ve katliamın yaşandığı Orta Doğu’nun kandan bataklıklarına hala saplanmıyorsa, Mustafa Kemal Atatürk dehası, bilgeliği ve kurduğu Cumhuriyet rejiminin sayesindedir.

Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır.

Onu yaşatacakların yemini de töreni de sözleri de amacı da tarihi gibi bellidir.

Var oluş savaşımında bizi, sömürgecilerin planlarından ayıracak ve koruyacak olan Mustafa Kemal’in askeri olmak ya da olmamak arasında yapılacak seçimdir.

İşte bütün mesele budur!

İlgili Sitenin Haberleri