Haber Detayı

ABD'nin radarındaki İran hedefleri nereler? Masada 4 senaryo: Sembolik saldırıyla anlaşma pazarlığı
özel haber ahaber.com.tr
03/02/2026 04:42 (3 saat önce)

ABD'nin radarındaki İran hedefleri nereler? Masada 4 senaryo: Sembolik saldırıyla anlaşma pazarlığı

ABD-İran hattında olası saldırı ihtimali her geçen gün yapılan açıklamalarla en üst seviyeye çıkarken, gözler Trump'ın savaş planına çevrildi. Öte yandan Washington-Tahran arasında nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağı belirtilirken, Trump'ın yeni tehditleri sürdürmesi "İran'daki hangi noktalar vurulur?" sorusunun sorulmasına neden oluyor. A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan Akademisyen-İran Uzmanı Doç. İsmail Sarı ve Gazeteci Gaffar Yakınca, ABD'nin olası saldırı stratejisini ve İran'da savaş durumunda yaşanabilecek olasılıklar değerlendirildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 50 bin askerini Orta Doğu'ya göndermesi ve USS Abraham Lincoln uçak gemisini bölgeye konuşlandırması İran'ı paniğe sürüklerken, iki ülkeden yapılan karşılıklı açıklamalarla tansiyon giderek yükseliyor.

ABD Başkanı Trump İran'ı yeniden tehdit ederek 'Çok büyük gemilerimiz İran'a gidiyor' açıklaması gerilimi tırmandırırken, Wall Street Journal'ın haberine göre Washington-Tahran arasındaki nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağı belirtildi.

Habere göre cuma günü yapılması planlanan görüşmeye İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff katılacak.

ABD-İRAN HATTINDA SAVAŞ GERİLİMİ: SEMBOLİK SALDIRI İLE ANLAŞMAYA ZORLAMA PLANI Diplomasi masasının yeniden kurulduğu Türkiye'de iki ülkenin savaşa girmemesi amaçlanırken, Trump'ın İran üzerindeki savaş planları ve izleyeceği strateji gündemdeki sıcaklığını koruyor.

A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan Akademisyen-İran Uzmanı Doç.

İsmail Sarı ve Gazeteci Gaffar Yakınca, ABD'nin olası saldırı stratejisini ve İran'da ABD'nin planını ele aldı. 'DIŞARIDA ASKERİ BİR TEHDİT VAR' İran'daki iç siyasi dengeleri analiz eden Akademisyen-İran Uzmanı Doç.

İsmail Sarı, 'Sistem tamamen muhafazakarlardan oluşan ve yapıyı parçaları çalışan bir direnç gösteriyor.

Doğal olarak burada ciddi anlamda bir dönüşümü beklemek mümkün değil' gücünü kullandı.

Pezeşkiyan dönemdeki değişim olaylarına değinen Sarı, 'Mahsa Amini olaylarından sonra başörtüsüyle ilgili fiiliyatta bir yumuşama söz konusu ancak bunların kesinlikle hukuki özü olmayan adımlar' dedi.

İran'ın kronik bir protesto sarmalında olduğunu söyleyen Sarı, 'Meşruiyeti ciddi anlamda aşınmış bir İran rejiminin yanı sıra kendini koruyabilen bir yapı olduğunu görüyoruz.

Hem içeride ciddi bir yapı anlamında sosyolojik bir patlama var, dışarıda ise askeri bir tehdit var' sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti. 'TRUMP MÜZAKERE DERKEN BİLE HEGEMONİK BİR DİL KULLANIYOR' ABD'nin İran üzerinde baskı kurmak ve istediklerini dayanma politikasını izlediğini belirten Doç.

İsmail Sarı, 'Trump geleneksel bir dil kullanıyor.

Müzakere masası derken bile hegemonik bir dil kullanıyor ve bundan anladığı 'tekliflerimiz kabul edilsin' anlamında' şeklinde konuştu.

İran'ın bir direnme söylemi üzerinden gittiğini belirten Akademisyen-İran Uzmanı Doç.

İsmail Sarı, 'İran bir direniş açıklamalarından bulunurken diğer yandan bir anlaşma yapılması ve askeri tehdidin farkında.

Olayları iki yönlü okumak lazım.' dedi. 'İSRAİL İRAN'I VURMAYI PLANLIYOR' Şiilik ilgili İran içerisindeki açıklamalara bakılması gerektiğini belirten Doç.

İsmail Sarı, 'İsrail, Şii yayılmacılığıyla ilgili içeride Lübnan'da olmazsak, Suriye'de ve Yemen'de olmazsak Tahran'da ve İsmihan'da savaşmak zorunda kalırız.

Buralar bizim ön hatlarımız.

Söylemleri de gerçekleşmiş oldu.

Buralar düştüğü için şuan İran'ı vurmayı planlıyorlar.

İsrail önce Hizbullah'a ve İran'a saldırı olanağını kendinde bulabiliyor.

Ön hat dedikleri bu sistem İsrail'in esir alma üzerine kurulmuş ve ABD'yi baskılamak üzerine kurgulanmış bir sistem.

Buralar askeri olarak zayıflasa da ideolojik olarak kopmadı.

Hizbullah hala İran ile bağlantılı.' dedi. 'TRUMP REJİM DEĞİŞİKLİĞİ YA DA BÜYÜK BİR SALDIRI İSTEMİYOR' ABD'nin İran üzerinde büyük bir kaos istemediğini ancak Trump faktörünün her şeyi değiştirebileceğini belirten İsmail Sarı, 'Washington'daki politik politikalar bir rejim değişikliği veya değişiklik kaosa sürükleyecek büyük bir saldırı istemiyor.

Çünkü İran parçalanırsa etnik bölünme hareketleri ve bu da Trump'ın istikrar ekonomisine aykırı.

Ancak Beyaz Saray'ın 'Madman Stratejisi' yani 'Çılgın Adam Stratejisi' çalışmaya başlar, başkanın ne başka kimse yoktu' kullanıldı.

Sarı, sembolik bir saldırının bile kontrol edilemediği bir sürecin tetikleyebileceği konusunda uyardı. 'SALDIRI SEMBOLİK OLABİLİR AMA KONTROL EDİLEMEYEBİLİR' ABD'de sağlıklı bir kaos istemeyen ancak Trump faktörünün her şeyi değiştirebileceğini belirten İsmail Sarı, 'Washington'daki politik politikalar bir rejim değişikliği veya değişiklik kaosa sürükleyecek büyük bir saldırı istemiyor.

Çünkü İran parçalanırsa etnik bölünme hareketleri ve bu da Trump'ın istikrar ekonomisine aykırı.

Ancak Beyaz Saray'ın 'Madman Stratejisi' yani 'Çılgın Adam Stratejisi' çalışmaya başlar, başkanın ne başka kimse yoktu' kullanıldı.

Sarı, sembolik bir saldırının bile kontrol edilemediği bir sürecin tetikleyebileceği konusunda uyardı.

TRUMP'IN MASASINDAKİ 4 KRİTİK SENARYO ABD basınında ortaya çıkan iddiaları ve Trump'ın olası hamlelerini değerlendiren Gazeteci Gaffar Yakınca, 'WSJ'da Trump'ın masasında dört ihtimalin olduğu konuşuluyor.

Bunlar; topyekün saldırılar, Hamaney dahil liderlere yönelik suikastlar, finansal kurumlara yönelik korsan saldırılar ve stratejik noktalara yapılacak sembolik saldırılardır' dedi.

Yakınca, topyekün bir ABD savaşı için büyük riskler taşıdığını vurgulayarak, 'ABD anlaşmaya zorlamak için sembolik bir saldırı ile belirli noktaları vurabilir.

Dini liderin alınmasını çok zayıf bir ihtimal olarak görüyorum.

Topyekün bir savaşta ABD, kaybedeceği bir kara savaşa Amerika'nın girmesi zor.

Ekonomik yaptırımlar olarak yapabilecekleri her şeyi yapmış durumdalar' değerlendirmesinde bulundu.

Yakınca geriye kalan seçeneğin İran'ı sembolik bir saldırı ile anlaşmaya zorlamak olduğunu belirtti. 'TÜRKİYE'NİN DEVREYE GİRMESİ SALDIRININ ÖNÜNÜ KESTİ' Bölgedeki yangının engelleyici en önemli aktörün Türkiye olduğunu ifade eden Gaffar Yakınca, 'Türkiye'nin devreye girmesi, alelacele yapılan bir saldırının önünü kesti.

Türkiye, Körfez ülkelerini de takip ederek İsrail'in dayattığı saldırı planını engellemiş oldu.

Şu an masanın ve müzakerelerin açıldığını görüyoruz' sözleriyle Ankara'nın kilitlenmeye dikkat etti.

Yakınca, Türkiye'nin müdahalesinin bölgedeki dengeleri korumak adına hayati bir değere sahip olduğuna dikkat çekilirken, Washington ve Tahran hattındaki planlamanın Türkiye üzerinden şekillendiği vurgulandı.

İRAN'DAN MÜZAKERE ÖNCESİ URANYUM KARARI ABD-İRAN GERİLİMİNDE YENİ BOYUT İRAN KRİZİNDE TÜRKİYE MERKEZDE!

ABD İRAN'A SALDIRMAKTAN VAZ MI GEÇTİ?

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri