Haber Detayı
Hareketsiz yaşam alarm veriyor: Uzun süre oturmanın görünmeyen riskleri
Günümüzün büyük bir kısmı masa başında geçiyor. Ancak uzun süre hareketsiz şekilde oturmak, sindirimden solunuma, omurgadan ruh sağlığına kadar pek çok sistemi olumsuz etkileyerek ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. İşte detaylar...
Günde saatlerce oturmak, sadece bel ve boyun ağrılarıyla sınırlı kalmıyor.
Uzun süreli hareketsizlik; kalp-damar hastalıklarından zihinsel yorgunluğa kadar pek çok riskli durumu tetikleyebiliyor.
UZUN SÜRE OTURMANIN VÜCUT ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ Gün içinde uzun süre hareketsiz şekilde oturmak, vücut için sandığımızdan çok daha fazla zarara yol açabilir. Özellikle beyaz yaka çalışanların iş gereği masa başında uzun saatler geçirmesi, bu riskleri artırmaktadır.
Pozisyon değiştirmeden oturmak; kas-iskelet sistemi, sindirim, solunum, kalp sağlığı ve hatta ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuzluklar yaratabilir.
SİNDİRİM SİSTEMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER Uzun süre hareket etmeden oturmak sindirim sisteminin yavaşlamasına neden olur.
Kalça ile diyafram arasındaki alanın genişlemesi, kan dolaşımını olumsuz etkiler ve bu durum sindirimi zorlaştırır. Özellikle yemek sonrası hemen oturmak; şişkinlik, gaz, mide yanması, kramp ve karın ağrısı gibi şikâyetlere yol açabilir.
Bu nedenle yemeklerden sonra kısa yürüyüşler sindirim için oldukça faydalıdır.
SOLUNUM SİSTEMİ VE OKSİJEN ALIMI Oturma pozisyonunda akciğerler yeterince genişleyemez ve zamanla sıkışır.
Bu durum alınan oksijen miktarını azaltır.
Oksijenin azalması kas fonksiyonlarını ve genel vücut performansını olumsuz etkiler.
Uzun süreli hareketsizlik devam ettiğinde daha sık nefes alma ihtiyacı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi problemler ortaya çıkabilir.
OMURGA VE POSTÜR SAĞLIĞI Yanlış oturma pozisyonları omurga sağlığını ciddi şekilde tehdit eder.
Kambur duruş, zamanla kronik boyun, sırt ve bel ağrılarına yol açabilir.
Uzun süre devam eden bu durum bel fıtığı riskini artırır ve kişinin yaşam kalitesini düşürür.
Eğer uzun süre oturmak kaçınılmazsa, doğru duruş pozisyonu ve ergonomik bir çalışma ortamı büyük önem taşır.
KAS ZAYIFLIĞI VE DENGE SORUNLARI Hareketsiz kalmak kasların zamanla zayıflamasına neden olur. Özellikle kalça, bacak ve sırt kasları yeterince çalışmadığında denge problemleri yaşanabilir.
Yanlış pozisyonda uzun süre oturmak, ilerleyen dönemlerde ciddi kas-iskelet sorunlarına zemin hazırlayabilir.
RUH SAĞLIĞI, KONSANTRASYON VE ÜRETKENLİK Uzun süre oturmanın yalnızca fiziksel değil, zihinsel etkileri de vardır.
Hareketsizlik beyne giden kan ve oksijen miktarını azaltarak konsantrasyon düşüklüğüne ve zihinsel yorgunluğa neden olur.
Bu durum iş performansını olumsuz etkilerken, hafıza problemlerini de beraberinde getirebilir.
DEPRESYON VE ANKSİYETE RİSKİ Araştırmalar, uzun süre oturarak vakit geçiren bireylerin depresyon ve anksiyete yaşama riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Özellikle ev ortamında hareketsiz kalan kişiler, sosyal izolasyon ve yalnızlık hissi yaşayabilir.
Fiziksel aktivitenin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinden mahrum kalmak, psikolojik sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırır.
KALP VE DAMAR SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLER Uzun süre oturmak kan dolaşımını yavaşlatır.
Bu durum damar içinde yağ birikimine ve toplardamarlarda pıhtı oluşma riskinin artmasına neden olabilir.
Dik durmak ve düzenli olarak hareket etmek kalp sağlığını korumak açısından oldukça önemlidir.
HAREKETSİZ YAŞAM TARZININ OLUMSUZ ETKİLERİNİ AZALTMA YÖNTEMLERİ Hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi, zamanla pek çok fiziksel ve zihinsel sorunu beraberinde getirebilir.
Ancak günlük hayatta yapılacak bazı basit yaşam tarzı değişiklikleriyle bu olumsuz etkileri azaltmak mümkündür.
Bu değişiklikler, modern yaşamın getirdiği şartlara daha sağlıklı uyum sağlamayı ve ileride oluşabilecek rahatsızlıkları önlemeyi destekler.
DÜZENLİ FİZİKSEL AKTİVİTENİN ÖNEMİ Uzun süre oturmanın yol açabileceği sağlık problemlerini önleyebilmek için düzenli egzersiz alışkanlığı edinmek oldukça önemlidir.
Günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapmak, yüzmek ya da bisiklete binmek hem genel vücut sağlığını korur hem de hareketsizliğe bağlı riskleri azaltır.
Bunun yanı sıra resim yapmak, fotoğraf çekmek veya bitki yetiştirmek gibi aktif hobiler edinmek de günlük hareket miktarını artırabilir.
Burada önemli olan, bu aktiviteleri günlük yaşama sürdürülebilir bir şekilde dâhil edebilmektir.
ERGONOMİK ÇALIŞMA ORTAMI DÜZENLEMELERİ Çalışma ortamının ergonomik şekilde düzenlenmesi, uzun süre oturmaktan kaynaklanabilecek sorunların önüne geçilmesinde büyük rol oynar.
Ayarlanabilir masa ve sırt destekli sandalyeler kullanılarak doğru oturma pozisyonu desteklenmelidir.
Monitörün üst kısmı göz hizasında olacak şekilde ayarlanmalı, klavye ve fare kullanımı sırasında bileklerin düz konumda kalmasına özen gösterilmelidir.
Bu düzenlemeler, duruş bozukluklarını ve kas-iskelet sistemi ağrılarını azaltmaya yardımcı olur.
OFİS İÇİN BASİT EGZERSİZ ÖNERİLERİ İş ortamında gün içerisinde küçük egzersizler yapmak da mümkündür.
Oturarak uygulanabilen boyun çevirme hareketleri, göğüs açma egzersizleri ve ayak bileği esnetmeleri ofis ortamı için uygundur.
Bunun yanı sıra asansör yerine merdiven kullanmak, e-posta göndermek yerine kısa yürüyüşlerle yüz yüze iletişim kurmak ve öğle aralarında kısa yürüyüşler yapmak da hareketliliği artıran etkili yöntemler arasındadır.
AKTİF YAŞAM TARZI ALIŞKANLIKLARI GELİŞTİRME Günlük hayatta aktif bir yaşam tarzı benimsemek için şu alışkanlıklar edinilebilir: - Yakın mesafelere yürüyerek ya da bisikletle gitmek - Asansör ve yürüyen merdiven yerine merdivenleri tercih etmek - Gideceğiniz yerden bir durak önce inerek kalan mesafeyi yürümek - Günlük adım sayısı hedefleri belirleyerek hareketi teşvik etmek Bu küçük ama etkili alışkanlıklar, hareketsiz yaşamın yol açabileceği sağlık sorunlarını azaltmada önemli katkılar sağlar.
Görsel Kaynak: shutterstock