Haber Detayı
Neymiş şu eski Türkiye?
Neymiş şu eski Türkiye?
Tarkan’ın yıllar sonra İstanbul’da verdiği konser gündemdeki yerini koruyor.
Geçen yıllara ve zamanın hızına rağmen ününü ve etkisini koruyabilmiş bir sanatçı olan Tarkan'ın gündem olması elbette doğaldır.Ancak Tarkan’ın İstanbul konserleri üzerinden yapılan kültürel ve politik analizler bir hayli ilginç.
Kültürel analizler, ekonomik tespitler, son dönemde epey popüler olan “sınıfsaldır” ve “Eski Türkiye” lafları havada uçuşuyor.
Tarkan konserleri üzerinden sosyal ve politik analiz yapan isimlerden birisi de Gazete Oksijen yazarı Özge Öner oldu.
Aynı zamanda akademisyen olan Öner de “Eski Türkiye” diyenlerden.
Hakkını vermek lazım; Öner, Eski Türkiye’yi tarif ederken 1990’larda yaşanan belirsizliği anlatıyor.
Ancak bu duruma bir şerh de koyuyor: “Ama bütün bu kırılganlığın içinde hayat bugünkü kadar kilitlenmiş değildi.
İhtimaller daha genişti.
Gelecek belirsizdi ama iptal edilmemişti.
Ertelenmişti belki; ama bütünüyle kapatılmamıştı.
O Türkiye, ilerleme fikrini tamamen terk etmemişti.
Dünya ile temas hâlâ mümkün görünüyordu; Avrupa Birliği yalnızca diplomatik bir başlık değil, toplumsal bir yön duygusuydu.
Orta sınıfın yukarı doğru hareket edebileceğine dair inanç zayıftı belki ama canlıydı.
İnsanlar çocuklarının kendilerinden daha iyi bir hayat sürebileceğini varsayarak yaşıyordu; bu varsayım gündelik hayatın sessiz arka planıydı.” ESKİ TÜRKİYE KRİZLERİN ÜLKESİYDİ Türkiye’nin yönünün Avrupa olup olmadığı başka bir tartışma konusu.
Eski Türkiye tıpkı Öner’in bahsettiği gibi faili meçhullerle, Gladyo’nun suikastlarıyla, terörle boğuşan; Soğuk Savaş’ın arasına sıkışmış, Amerikancı darbeler ve hükümet krizleriyle geçmiş bir dönemdi.
Diğer yandan Eski Türkiye, büyük halk hareketleriyle, örgütlü mücadeleyle ve milli bilinçle anılan bir dönem.
Dolayısıyla aslında değişen pek bir şey yok denebilir.
Bir şey hariç: Dünün Türkiyesi’nde sınıf atlamak bugüne göre daha zordu.
Bugün ise milyonerlerin, milyarderlerin her gün adı değişiyor.
SINIF ATLAYAN ATLAYANA Mesela, dolar kurunun fırlamasıyla büyük kâr elde edenler, konut kredileri sayesinde birden çok ev alanlar birer örnek.
Yani Öner’in iddiasının aksine vurgun yapıp yükselme ihtimali günümüzde daha çok.
Serbest piyasa da bunun üzerine kurulu.
Kısaca buna orman kanunları deniyor.
Faiz düzenlemeleri, döviz ve borsa manipülasyonları az buçuk sermayesi olan herkesin kâr etmesini sağladı.
Olan yine emeğini satarak yaşayan işçilere, emekçilere ve üretenlere oldu.
Yazıyla ilgili tartışmaya değer bir diğer husus ise; Türkiye’nin birlikte gülme, eğlenme kültürüne ve ortak hasletlere sahip olup olmadığı meselesidir.
Yani aslında toplumsal bağların zayıflaması...
Doğrudur; Türkiye’de serbest piyasa ekonomisiyle birlikte bencil bir yaşam tarzı oluştu. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”, “her koyun kendi bacağından asılır” deyimleriyle vicdanlar aklandı.
Herkes bir şeyden rahatsız ya da mağdur.
Peki Eski Türkiye’de bu yok muydu?
Eski Türkiye çok mu erdemliydi?
Açıkçası karaborsacılığın tavan yaptığı, siyasi kamplaşmaların daha çetin olduğu bu dönemler için tozpembe sözler söylemek gerçekçi gelmiyor.
MİLLİ BAŞARILARLA KENETLENİYORUZ Kaldı ki bugün Türkiye, her şeye rağmen özellikle milli başarılar etrafında kenetlenmeyi biliyor.
Bunu Filenin Sultanları’nın, Yusuf Dikeç’in, Mete Gazoz’un başarılarında, Türkiye’nin savunma sanayi adımlarında ve en son yapılan bayrak provokasyonunda gördük.
Türk milletinin kader birliği devam ediyor.Gülmek, eğlenmek ve birbirimize tahammül etme noktasında ise iktidarın çok büyük kabahatleri var.
Özellikle mizahı ve eleştiriyi hoş görebilme konusunda bir gerileme olduğu doğrudur.
Ancak Eski Türkiye’ye dönüp bakıldığında bundan daha iyisini bulma şansınız pek yoktur.
Tüm bunların dışında Tarkan konserinde buluşan yaralı Eski Türkiyecilerin profiline baktığımızda görünen tek bir şey var: Sorumsuzluk ve bireycilik.
Birbirlerinin yarasını bilen “o güzel insanlar” tercihleriyle -suskunluk da bir tercihtir- Türkiye’nin bu noktaya gelmesine sebebiyet verdi.
Bunun da temelinde sınıf atlama isteği ve faydacılık yatıyor.
Çünkü o gün sessiz kalmasalardı bugün binlerce lira verip Tarkan konserine gidemeyeceklerdi.