Haber Detayı
Bahçeli’den ‘taviz yok’ mesajı: ‘Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönene kadar…’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada terörle mücadele ve milli birlik konularında tavizsiz duruşlarının altını çizerek, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada terörle mücadele ve milli birlik konularındaki kararlılığın altını çizdi.
Bahçeli, konuşmasının sonunda kullandığı “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleriyle mesajını net şekilde verdi.
BAHÇELİ’DEN ABD’YE SERT ELEŞTİRİLER MHP lideri Bahçeli, milli birlik, kardeşlik ve devletin bekası konularında taviz verilmeyeceğini belirterek, terörle mücadelede gelinen noktaya dikkat çekti.
Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem de sınır ötesinde yürüttüğü mücadeleyi tarihi bir eşik olarak tanımladı.
Konuşmasında, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin yalnızca güvenlik politikası değil, aynı zamanda bir millet projesi olduğunu vurguladı.
Bahçeli’nin konuşması, hem iç siyasete hem de küresel gelişmelere yönelik sert mesajlar içermesi bakımından dikkat çekti.
Özellikle ABD’nin dış politikası, İran ve Venezuela üzerinden yürütülen müdahaleler ile Epstein belgelerine ilişkin değerlendirmeleri gündemin merkezine oturdu. ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ İÇİN KARARLILIK VURGUSU Devlet Bahçeli, konuşmasının önemli bir bölümünü terörle mücadeleye ayırdı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin, Türk milletinin kaderine doğrudan sahip çıkma iradesi olduğunu ifade eden Bahçeli, bu hedefe karşı çıkanları sert sözlerle eleştirdi.
Kimlerin bu süreci baltalamaya çalıştığını milletin çok iyi gördüğünü dile getirdi.
MHP lideri, terörle mücadelede kararsızlık ya da geri adımın söz konusu olmadığını belirterek, bu sürecin sabır, tedbir ve kararlılıkla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de ve bölgede provokasyonlara açık bir ortam bulunduğunu hatırlatan Bahçeli, devletin ve milletin bu tür girişimlere karşı uyanık olması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, özellikle Kürt vatandaşların terör örgütleriyle yan yana getirilmesine sert tepki gösterdi.
Bu yaklaşımı “fahiş bir gafillik” olarak nitelendiren MHP lideri, Türk-Kürt kardeşliğinin hedef alındığını belirtti.
Birlik ve beraberliğin korunmasının milli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Konuşmasında, geçmişten bugüne verilen mücadelenin boşa gitmediğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir aşamaya geldiğini dile getirdi.
Bu sürecin siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini de özellikle vurguladı.
SÜREÇ İÇİN ‘KARARIMIZ NET’ MESAJI Bahçeli’nin konuşmasının en dikkat çeken bölümü, kapanışta kullandığı “Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” ifadeleri oldu.
Bu sözlerle Bahçeli, Türkiye’de huzur ve istikrar tam anlamıyla sağlanmadan mücadelenin sona ermeyeceğini açık biçimde ortaya koydu.
Bu ifadenin, hem terörle mücadele sürecine hem de siyasi kararlılığa yönelik güçlü bir mesaj olduğu değerlendirildi.
MHP lideri, milli güvenlik konusunda herhangi bir esnemenin kabul edilmeyeceğini vurguladı.
Huzurun kalıcı hale gelmesi için devletin tüm imkanlarıyla mücadeleye devam edeceğini belirtti.
Söz konusu mesaj, yalnızca güvenlik politikalarına değil, aynı zamanda toplumsal bütünlüğe de işaret etti.
Bahçeli, huzurun sadece silahların susmasıyla değil, toplumsal dayanışmanın güçlenmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
Bu nedenle mücadelenin çok boyutlu yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
MHP çevreleri, Bahçeli’nin bu ifadesinin önümüzdeki dönemde partinin siyasi çizgisinin temel referanslarından biri olacağını değerlendiriyor. ‘SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE’NİN ÇIKARINA’ Bahçeli, konuşmasında Suriye’de yaşanan gelişmelere de geniş yer verdi.
Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında varılan mutabakata dikkat çeken MHP lideri, bu sürecin Suriye’nin egemenliği açısından önemli olduğunu söyledi.
Devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Suriye’de “devlet içinde devlet” anlayışının sona erdiğini belirten Bahçeli, paralel yapıların kalıcı olamayacağını vurguladı.
Bu gelişmenin, Türkiye’nin sınır güvenliği açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını dile getirdi.
MHP lideri, bölgede yeni provokasyonlara açık bir ortam bulunduğunu da hatırlattı.
Bu nedenle hem Türkiye’nin hem de bölge ülkelerinin temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle bazı siyasi odakların Suriye üzerinden Türkiye’yi karıştırma girişimlerine karşı uyarılarda bulundu.
Bahçeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye’nin de çıkarına olduğunu belirterek, bu sürecin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
ABD’YE ‘EMPERYALİST VANDALLIK’ ÇIKIŞI Bahçeli’nin konuşmasının bir diğer dikkat çeken bölümü, ABD’nin dış politikasına yönelik eleştirileri oldu.
MHP lideri, ABD’nin silaha ve zor kullanmaya dayalı müdahaleci politikalarının dünyayı istikrarsızlaştırdığını söyledi.
Venezuela’dan sonra İran’ın hedef alınmasının küresel felaketlere yol açabileceğini belirten Bahçeli, bu sürecin emperyalist bir vandallık olduğunu ifade etti.
İran’a yönelik askeri müdahale ihtimalinin yalnızca bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyeceğini dile getirdi. “Rodriguez Modeli” olarak adlandırılan kukla yönetim senaryolarını eleştiren Bahçeli, bu tür projelerin gayri meşru ve gayri ahlaki olduğunu vurguladı.
Hiçbir ülkenin başka bir ülkenin geleceğini zor yoluyla belirleme hakkı olmadığını söyledi.
ABD ile İran arasında diyalog ve diplomasi çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte yapıcı bir rol üstlenmesini olumlu karşıladığını ifade etti.
Bölgenin yeni bir savaşı kaldıramayacağını belirterek, barışçıl çözüm yollarının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
EPSTEİN BELGELERİNİN ZAMANLAMASINA DİKKAT ÇEKTİ Bahçeli, konuşmasında Epstein belgelerine de değindi. 3 milyon sayfayı aşan belgelerin zamanlamasına dikkat çeken MHP lideri, bu ifşaatların küresel siyasi gelişmelerle bağlantılı olabileceğini söyledi.
Belgelerde yer alan istismar ve suç iddialarının insanlık onurunu zedelediğini vurgulayan Bahçeli, pek çok siyasetçi ve ünlü ismin bu skandallara karışmasının endişe verici olduğunu ifade etti.
Bu durumun küresel bir ahlaki çöküşün göstergesi olduğunu dile getirdi.
MHP lideri, temiz siyaset ve temiz toplum vurgusu yaparak, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde ahlaki değerlerin korunması gerektiğini söyledi.
Ahlaki yozlaşmanın insanlığı büyük bir tehlikeye sürüklediğini belirtti.
Bu bağlamda, insanlığın huzurunu önceleyen politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARINDA KAPI KAPANDI Bahçeli, konuşmasında erken seçim tartışmalarına da değindi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in erken seçim çağrılarını eleştiren MHP lideri, seçim takviminin belli olduğunu ve erken seçimin gündemde olmadığını söyledi.
Cumhur İttifakı’nın hedefinin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” olduğunu belirten Bahçeli, günübirlik siyasi hesaplarla hareket edilmediğini ifade etti.
Muhalefetin istismar politikalarının karşılık bulmayacağını dile getirdi.
Siyasetin seviyeli, ahlaklı ve ilkeli yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, sorumsuz söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu.
Devlet Bahçeli, konuşmasını milli birlik, kardeşlik ve istikrar vurgusuyla tamamladı.
Türkiye’nin tarihsel birikimi ve devlet geleneğiyle geleceğe güvenle yürüyebileceğini ifade etti. ‘SÜPER GÜÇ TÜRKİYE HEDEFİ’ VURGUSU MHP ve Cumhur İttifakı’nın küçük hesaplara teslim olmayacağını belirten MHP lideri Bahçeli, “Süper Güç Türkiye” hedefinden vazgeçilmeyeceğini söyledi.
Türk milletinin bu hedefi gerçekleştirecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
Konuşmasının sonunda dava arkadaşlarına seslenen Bahçeli, mücadeleden geri adım atılmayacağını yineledi. “Anadolu huzura…” ifadesiyle verilen mesajın, önümüzdeki dönemde MHP’nin temel siyasi duruşunu yansıtacağı değerlendirildi.