Haber Detayı
Yalan söylemek orucu bozar mı? Diyanet'e göre oruçluyken yalan söylemek orucu bozar mı?
Ramazan ayında yalan söylemek dinen daha hassas değerlendirilir ve bu davranışın manevi sorumluluğu daha ağır kabul edilir. Yalan her zaman yanlış bir sözlü davranıştır ve dini açıdan günah sayılır. Ramazan ayı ise ibadet bilincinin arttığı, kişinin davranışlarına daha fazla özen göstermesi gereken bir zaman dilimidir. Bu ayda yapılan ibadetlerin değeri yükseldiği gibi yanlış davranışların oluşturduğu manevi zarar da daha belirgin hale gelir. Diyanet’e göre Ramazan yalnızca aç kalma dönemi değildir. Bu ayda dilin, niyetin ve tavırların korunması beklenir. Yalan söylemek bu beklentiyle bağdaşmaz ve orucun ahlaki yönünü zedeler.
Yalan söyleyen kişi orucunu bozmuş sayılmaz fakat oruçtan beklenen manevi kazancı büyük ölçüde kaybeder.
Ramazan ayında yapılan yanlış sözlü davranışlar ibadetin ruhuna daha açık biçimde aykırı görülür.
Bu nedenle yalan söylemek Ramazan’da yeni bir günah türü oluşturmaz fakat bu ayın manevi iklimine zarar verdiği için daha ağır bir sorumluluk doğurur.
Sahurla iftarın habercisi Ramazan, kişinin kendini tutmayı öğrenmesi gereken bir zaman olarak değerlendirilir.
YALAN SÖYLEMEK ORUCU BOZAR MI?
Yalan söylemek orucu bozmaz fakat orucun manevi değerine zarar verir.
Oruç yalnızca yeme ve içmeden uzak durmayı ifade etmez.
Aynı zamanda dilin, davranışların ve niyetin de korunmasını amaçlayan bir ibadettir.
Yalan söyleme fiili vücuda madde alımı içermediği için orucun geçerliliğini ortadan kaldırmaz.
Bu sebeple oruç bozulmuş sayılmaz.
Ancak yalan, dini açıdan ahlaki bir kusur kabul edilir ve orucun ruhuyla bağdaşmaz.
Oruçlu kimsenin dilini koruması beklenir.
Yalan söylemek, gıybet etmek ve kırıcı sözler kullanmak orucun sevabını azaltır.
Bu tür davranışlar orucun amacına aykırı görülür.
Dini değerlendirmelerde orucun yalnızca şeklen değil ahlaken de korunması gerektiği vurgulanır.
Yalan söyleyen kişi aç kalmış olur fakat oruçtan beklenen manevi kazanımı tam anlamıyla elde edemez.
Bu sebeple yalan, orucu geçersiz kılmaz ancak orucun değerini zedeler.
Oruçlu kimsenin sözlerine dikkat etmesi, doğruluktan ayrılmaması ve kendini kötü davranışlardan uzak tutması ibadetin anlamını korur.
DİYANET E GÖRE ORUÇLUYKEN HANGİ SÖZLERE DİKKAT EDİLMELİ?
Diyanet’e göre oruçluyken yalnızca yeme ve içmeden uzak durmak yeterli görülmez, aynı zamanda sözlere de dikkat edilmesi gerekir.
Oruç, kişiyi hem bedenen hem de ahlaken arındırmayı amaçlayan bir ibadettir.
Bu sebeple oruçlu kimsenin dilini koruması önem taşır.
Yalan söylemek, gıybet yapmak, iftira atmak, hakaret etmek ve kırıcı sözler kullanmak orucun manevi değerine zarar verir.
Bu tür sözler orucu geçersiz kılmaz fakat oruçtan beklenen sevabın azalmasına yol açar.
Orucun ahlaki yönüne özellikle vurgu yapılır.
Oruçlu kişinin öfkesini kontrol etmesi, tartışmadan uzak durması ve kötü sözlere karşılık vermemesi tavsiye edilir.
Başkalarını küçümseyen, inciten ya da huzursuzluk oluşturan ifadeler orucun ruhuyla bağdaşmaz.
Oruç, nefsi terbiye etmeyi hedefler ve bu terbiye dilin kontrolüyle doğrudan ilişkilidir.
Bu nedenle oruçluyken doğru, sakin ve ölçülü konuşmak gerekir.
Kişi kötü sözden kaçındığı ölçüde orucun manevi yönünü korur.
Diyanet’e göre dilin korunmadığı bir oruç şeklen geçerli olsa da ahlaki amacını tam olarak yerine getirmiş sayılmaz.
Oruçluyken sözlere özen göstermek ibadetin ayrılmaz bir parçası kabul edilir.
YALAN SÖYLEYİNCE KAZA ORUCU TUTMALI MI?
Yalan söyleyen bir kişinin kaza orucu tutması gerekmez.
Yalan söylemek orucu bozmaz ve bu fiil sebebiyle oruç geçersiz hale gelmez.
Oruçta kaza gerektiren durumlar yeme, içme ya da benzeri fiillerle orucun fiilen bozulması halinde ortaya çıkar.
Yalan söyleme ise vücuda madde alımı içermeyen bir davranıştır.
Bu yönüyle orucun hükmünü ortadan kaldırmaz.
Ancak yalan dinen doğru kabul edilmeyen bir sözlü davranıştır ve orucun manevi yönüne zarar verir.
Oruç, nefsi terbiye etmeyi amaçlayan bir ibadet olduğu için dilin korunması bu ibadetin önemli bir parçası kabul edilir.
Yalan söyleyen kişi orucunu geçerli şekilde tamamlamış olur fakat sevap yönünden eksiklik oluşur.
Bu durumda yapılması gereken şey kaza orucu tutmak değil, yapılan hatadan dolayı pişmanlık duymak ve doğru davranışa yönelmektir.
Dini değerlendirmelerde ahlaki kusurlar için kaza değil tövbe esası öne çıkar.
Kişi yalan söylediğini fark ettiğinde bu davranışı sürdürmemeli ve sözlerine dikkat etmelidir.
Oruç ibadeti şekli yönüyle bozulmadığı sürece geçerliliğini korur.
Bu sebeple yalan söyleyen bir kimseye kaza orucu yükümlülüğü doğmaz.
Oruç geçerli kabul edilir ve kişi ibadetine devam eder.
ORUÇ TUTARKEN YALAN SÖYLEMEMEK İÇİN NE YAPMALI?
Oruç tutarken yalan söylememek için kişinin öncelikle diline karşı bilinç geliştirmesi gerekir.
Oruç, yalnızca bedeni değil davranışları da denetim altına almayı hedefler.
Bu nedenle konuşmadan önce düşünme alışkanlığı kazanmak önem taşır.
Aceleyle verilen cevaplar çoğu zaman gerçeği yansıtmayan sözlere yol açabilir.
Kişi gün içinde gereksiz konuşmalardan uzak durduğunda yanlış söz söyleme ihtimali azalır.
Tartışma ortamlarından kaçınmak da bu noktada fayda sağlar. Öfke ve gerilim anlarında söylenen sözler çoğu zaman gerçeği aşar.
Oruçlu kimsenin sakin kalması ve susmayı tercih etmesi tavsiye edilir.
Diyanet’in yaklaşımında dilin korunması orucun ahlaki yönünün temel unsurlarından biri kabul edilir.
Bu sebeple kişi kendini zor durumda hissettiğinde konuşmayı erteleyebilir.
Doğruyu söyleyemeyeceğini düşündüğü bir konuda sessiz kalmak daha uygun görülür.
Gün içinde yapılan ibadetler ve manevi okumalar da kişinin farkındalığını artırır.
Bu bilinç yalan söyleme eğilimini zayıflatır.
Oruçlu kimse her sözün ibadetin değerini etkilediğini hatırladığında davranışlarını daha dikkatli kontrol eder.
Bu şekilde hareket eden kişi hem orucunu hem de ahlaki duruşunu korumuş olur.