Haber Detayı
6 şubat depremlerinde kirli dezenformasyon! İşte 10 yalan ve 10 gerçek
6 Şubat 2023’te Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler, yalnızca yol açtığı büyük yıkım ve can kayıplarıyla değil, aynı zamanda dijital mecralarda hızla yayılan dezenformasyon dalgasıyla da dikkat çekti. Depremin ilk saatlerinden itibaren sosyal medyada dezenformasyonlar dolaşıma sokularak kirli bir algı çabasına girildi. Asrın felaketine dair birçok yalanın gerçeği de ortaya çıktı.
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. 44 bini aşkın vatandaşımızın hayatını kaybettiği depremlerde henüz acı taptazeyken kirli eller başta sosyal medya olmak üzere pek çok kanallarda algı çabasına girerek çeşitli dezenformasyonları dolaşıma soktu. 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve Türkiye'yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler, yalnızca yol açtığı büyük yıkım ve can kayıplarıyla değil, aynı zamanda dijital mecralarda hızla yayılan dezenformasyon dalgasıyla da dikkat çekti.
Afetin ilk saatlerinden itibaren sosyal medya başta olmak üzere çeşitli iletişim kanallarında dolaşıma sokulan yalan ve yanıltıcı içerikler, kriz yönetimini zorlaştıran ve toplumsal dayanıklılığı hedef alan ciddi bir sorun alanı olarak öne çıktı.Arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerinin eş zamanlı olarak yürütüldüğü bu süreçlerde doğru bilgiye hızlı erişim hayati önem taşırken, yanlış ve çarpıtılmış bilgiler yalnızca bireylerin algılarını değil, sahadaki faaliyetleri de doğrudan etkileyebiliyor.
Dijital platformların hız, etkileşim ve görünürlük odaklı yapısı, doğruluğu teyit edilmemiş içeriklerin çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasına zemin hazırladı.
Deprem sonrasında üretilen yalan haberler incelendiğinde, bu içeriklerin büyük bölümünün belli temalar etrafında organize edildiği görülüyor.
İletişim Başkanlığı 2 bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), afet süreci boyunca yayımladığı bültenlerle bu faaliyetleri sistematik biçimde ortaya koydu Söz konusu dönemde, yalnızca ilk haftalarda yüzü aşkın yalan haber tespit edilmiş; süreç genelinde ise 200'e yakın dezenformasyon iddiası, somut veriler ve resmi bilgilerle çürütüldü.
Bu dezenformasyonların temel hedefleri arasında; vatandaşların korku ve endişelerini istismar etmek, afetin gerçek boyutuna ilişkin doğru bilgiye erişimi engellemek, devlete ve resmi kurumlara yönelik güvensizlik oluşturmak ve toplumda kaos hissini artırmak yer aldı.
Yanlış bilgiler yoluyla, arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerinin yetersiz olduğu algısı oluşturulmaya çalışılmış; bu yolla toplumsal direnç ve dayanışma duygusunun zayıflatılması amaçlandı.
Dezenformasyon kampanyalarının önemli bir bölümünde, sahada aktif rol üstlenen kamu kurumları hedef alındı.
Bu kurumların afet yönetiminde yetersiz kaldığı ya da kasıtlı olarak bazı faaliyetleri engellediği yönündeki iddialar, geniş kitlelere ulaştırılarak kamuoyunda güvensizlik hissi oluşturulmaya çalışıldı.
Oysa bu iddialar, sahadaki uygulamalarla ve resmi kayıtlarla açık biçimde çelişiyor.
Bu tür yalan içerikler, yalnızca bilgi kirliliği yaratmakla kalmamakta; aynı zamanda yardım süreçlerine olan güveni sarsarak, vatandaşların doğru yönlendirilmesini de zorlaştırıyor.
DEPREM SÜRECİNDE EN ÇOK ÖNE ÇIKAN 10 DEZENFORMASYON 1-Hatay'da Baraj Patladı İddiası: Hatay'da herhangi bir baraj patlaması söz konusu olmadı 2- Deprem Bölgesinde İnsanlar Cenazelerini Toprağa Veremiyor, Savcılar Mesai Bitti Diye İşlem Yapmıyor İddiası: Deprem felaketinin ardından mevcut savcılara ilave olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından deprem bölgesindeki illere 304 ilave savcı görevlendirildi ve adli işlemler ivedilikle yürütüldü. 3- Türkiye'deki Deprem Sırasında Nükleer Santral Patladı İddiası: Lübnan Beyrut limanındaki bir patlama görüntüsüyle servis edilen iddia asılsız çıktı, Türkiye'deki nükleer tesisler henüz faal durumda bile değildi.
Herhangi bir patlama da yoktu. 4- Kapılar Açıldı, Suriye'den Yüz Binlerce Yeni Sığınmacı Getiriliyor İddiası: Mevcutta açık olan sınır kapılarından ülkemize geçişler tamamen Türkiye'nin kontrolündeydi ve herhangi bir sığınmacı akını söz konusu değildi. 5- Asker Depremin Ardından Sokakta Yoktu, Askere Çık Emri Geç Verildi İddiası: Askeri kayıtlardan ve arama kurtarma faaliyetlerinden de görüldüğü üzere TSK, depremin ilk yaşandığı andan itibaren depremzede vatandaşların yardımına koştu. 6- Hatay'da Meydana Gelen Depremin Ardından 112 Acil Çöktü İddiası: Hatay'daki 112 Acil Çağrı Merkezi, depremin ardından gece boyunca faaliyetlerini aralıksız sürdürdü.
Dahası yoğun aramalar dolayısıyla bazı şehirlerdeki Acil Çağrı Merkezlerinden de destek alındı. 7- Hatay'da ATM'ler Yağmalanıyor İddiası: ATM'lerin herhangi bir dış müdahaleyle deformasyona uğramadığı, bazı ATM'lerin deprem sırasında hasar gördüğü bazılarının ise banka görevlileri tarafından kontrollü olarak boşaltıldığı belirlendi. 8- Deprem Bölgesinde İnsansız Hava Araçlarımız Kullanılmadı İddiası: Depremin hemen ardından Şanlıurfa ve Batman'dan 2 adet Bayraktar AKINCI TİHA'nın görev aldığı, deprem bölgesinin ilk günden itibaren AKINCI'nın kamerası ile görüntülendiği ortaya çıktı.
Ayrıca 50 insansız hava aracı ile 1000 saatin üzerinde uçuş gerçekleştirildi. 9- Kahramanmaraş'ta Salgın Hastalık Başladı, Şehrin Tahliye Edilmesi Gerekiyor İddiası: Kahramanmaraş ya da depremden etkilenen herhangi bir ilimizde salgın hastalık söz konusu olmadı. 10- Avusturyalı Arama Kurtarma Ekibi, Enkaz Altındaki Bir Çocuğu Kurtaracakları Esnada Bir Türk Ekibi Gelip Görevi Durdurdu İddiası: Görüntülerdeki şahıs, arama kurtarma faaliyetinin nasıl işlediğini anlatmıştır.
Ancak kasıtlı bir şekilde yanlış tercüme yapılarak ekibin çalışmalarına engel olunduğu iddiası ortaya atılmıştır.