Haber Detayı

Türk Zeytinyağı İhracatında Tehlikeli Dönem: Sektör Üzerindeki Baskılar Artıyor!
Gastrohaber gastrofill.com
04/02/2026 23:48 (4 saat önce)

Türk Zeytinyağı İhracatında Tehlikeli Dönem: Sektör Üzerindeki Baskılar Artıyor!

Türk zeytinyağı sektörü, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe girecek olan AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması nedeniyle ciddi bir ticaret riski ile karşı karşıya.

Özelikle ihracat verilerinde kaydedilen düşüş, sektördeki endişeleri artırıyor.

İhracat Danışmanı Gökhan Erol’un hazırladığı güncel stratejik analiz raporu, bu durumu mercek altına alarak Türkiye'nin Hindistan'a zeytinyağı ihracatında yaşanabilecek sorunları gözler önüne seriyor.2024 Yılında İhracatın Sıfıra YaklaşmasıHazırlanan raporda, Türkiye’nin dünya genelinde 2024 yılında zeytinyağı ihracatının 649,2 milyon dolara ulaşarak bir rekor kırdığı belirtiliyor.

Ancak Hindistan'a yönelik yapılan ihracatta yaşanan dramatik düşüş dikkat çekiyor. 2023 yılında Hindistan’a yapılan 745.000 dolarlık ihracat, 2024 yılına gelindiğinde tamamen durma noktasına gelmiş durumdadır.

Bu durum, Türk zeytinyağı üreticilerini kaygıya sevk etmiştir.

Sektör, bu kaybı gidermek adına yeni stratejiler geliştirme arayışında ve mevcut pazar şartlarını gözden geçirmekte zorunlu hale gelmiştir.Yüksek Gümrük Vergileri ve Rekabetçilik SorunuRapor, Hindistan’ın uyguladığı yüksek gümrük vergilerinin de bu düşüşte önemli bir rol oynadığını ortaya koymakta.

Ülkenin, zeytinyağına yönelik %30 ile %45 arasında değişen gümrük tarifeleri, Türk ihracatçılara büyük bir engel teşkil ediyor.

Ayrıca, AB-Hindistan STA’sı kapsamında rekabet eden diğer ülkelerin sağladığı sıfır vergi avantajı, Türk zeytinyağı sektörünü olumsuz etkiliyor.

Bu durum, Türk üreticilerin Hindistan pazarındaki paylarını kaybetmelerine neden oluyor ve sektörde belirsizlik yaratıyor.Gelecek İçin Öneriler ve Çözüm YollarıTürk zeytinyağı sektörünün, Hindistan pazarındaki bu olumsuz gidişatı tersine çevirmesi için acil önlemler alması gerekmektedir.

Bu bağlamda, sektör temsilcilerinin hükümetle işbirliği yaparak gümrük vergileri üzerinde baskı yapmaları, alternatif pazarlar arayışlarına girmeleri ve farklı pazarlara yönelmeleri gerekebilir.

Ayrıca, yerli üreticilerin, ihracat stratejilerini yeniden gözden geçirerek, maliyetlerini düşürüp, rekabetçiliklerini artıracak adımlar atması önemlidir.

Sonuç olarak, Türk zeytinyağı sektörünün geleceği için yapıcı değişimlerin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.Analizde, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nın ortaya çıkardığı yapısal sorunlar üzerinde duruluyor.

Mevzuat gereği, Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği (AB) üzerinden Türkiye'ye gümrüksüz olarak giriş yapabilmesi, Türk ihracatçıları için ciddi bir haksız rekabet oluşturmakta.

Özellikle, Hindistan pazarında Türk ürünlerinin yüksek vergilerle karşılaşması, bu durumu daha da belirgin hale getiriyor.

Özellikle sızma zeytinyağı (150930 GTİP) kategorisinde, İspanya ve İtalya'nın vergi avantajları sayesinde pazardaki etkinlikleri artarken, Türkiye'nin bu alandaki rekabet gücü giderek azalıyor.Asimetrinin Ekonomik YansımalarıBu gümrük birliği asimetrisi, Türk zeytinyağı üreticileri için büyük ekonomik kayıplara neden oluyor.

İspanya ve İtalya'nın avantajlı konumları, Türk zeytinyağına yönelik talebin azalmasına ve dolayısıyla üretimin duraklamasına yol açabilir.

Bu durum, Türkiye’nin tarım sektöründe istihdam kayıplarına ve çiftçilerin gelirlerinde azalmaya neden olabilir.

Uzmanlar, bu gibi asimetrik durumların, Türk ekonomisine olan olumsuz etkilerini azaltmak için stratejik adımlar atılması gerektiğini ifade ediyor.

Bu stratejilerin uygulanmaması halinde, Türk zeytinyağı ve çeşitli tarım ürünlerinin uluslararası pazardaki yeri tehlikeye girebilir.

Ayrıca, bu durum Türkiye'nin genel tarımsal dış ticaret dengesini olumsuz yönde etkileyebilir.Çözüm Önerileri ve Stratejik Adımlarİhracat Danışmanı Gökhan Erol, bu sorunun üstesinden gelmek için bazı önemli adımlar öneriyor.

Öncelikle, Türkiye'nin AB ile Hindistan arasındaki ticaret anlaşmasına paralel olarak kendi Serbest Ticaret Anlaşması sürecini hızlandırması gerektiğini belirtiyor.

Bu tercihin, Türk ürünlerinin uluslararası ticarette daha avantajlı bir konuma gelmesine yardımcı olacağını ifade ediyor.

Ayrıca, zeytinyağı fiyatlarının yükseldiği günümüzde, Türk zeytinyağının "Premium Türk Ürünü" olarak konumlandırılması gerektiğini ve bu şekilde daha yüksek segmentte yer alabileceğine dikkat çekiyor.

Son olarak, diplomatik kanallar aracılığıyla gümrük birliği asimetrisinin tarım ürünleri üzerindeki olumsuz etkilerinin revize edilmesi için taleplerde bulunulmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Önceliklerin belirlenmesi ve hızlı aksiyon alınması, Türk tarım sektörünün sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip.

İlgili Sitenin Haberleri