Haber Detayı

Epstein dosyası: Gerçekle örtülen büyük resim
Gündem ahaber.com.tr
05/02/2026 06:56 (4 saat önce)

Epstein dosyası: Gerçekle örtülen büyük resim

Dünya bir kez daha Jeffrey Epstein skandalıyla sarsılıyor. Fakat önümüze konulan, hakikatin kendisi değil, kırıntılarıdır. Amerika Birleşik Devletleri belgeleri damla damla açıklayarak büyük resmi perdelemekte, suçu zamana yayıp unutturma taktiği izlemektedir. Oysa bu mesele birkaç sapkının değil,...

Dünya bir kez daha Jeffrey Epstein skandalıyla sarsılıyor.

Fakat önümüze konulan, hakikatin kendisi değil, kırıntılarıdır.

Amerika Birleşik Devletleri belgeleri damla damla açıklayarak büyük resmi perdelemekte, suçu zamana yayıp unutturma taktiği izlemektedir.

Oysa bu mesele birkaç sapkının değil, ahlaksızlığı sistemleştiren küresel bir zihniyetin meselesidir.

KRONOLOJİ NE ANLATIYOR? 2005: İlk şikâyetler gelir; dosya kapatılır. 2008: Epstein mahkûm olur; ayrıcalıklı bir ceza rejimi uygulanır. 2019 Temmuz: Yeniden tutuklama. 2019 Ağustos: Tek kişilik hücrede 'ölüm'. 2020-2024: Dosyalar raflarda bekletilir. 2025 sonrası: Belgeler parça parça servis edilmeye başlanır.

Bu takvim, adaletin değil siyasetin takvimidir.

Gerçek bir temizlik istenseydi, resmin bütünü tek seferde ortaya konurdu.

Parçalanmış açıklamalar, suç ortaklarına kaçış koridoru açmaktan başka işe yaramaz.

GÜÇ SAHİPLERİ SINIR TANIMAZ Önce temel bir gerçeği hatırlatalım: Ne İslam, ne Hıristiyanlık ne de Yahudilik; insan onurunu çiğneyen bu tür sapkınlıklara cevaz vermemiştir.

Çocuk istismarı, insanın metalaştırılması, gücü ahlakın üstüne koymak; bütün ilahi geleneklerde en ağır günahlar arasındadır.

Kuran'ın ölçüsü evrenseldir: 'Kim bir cana kıyarsa bütün insanlığı öldürmüş gibidir; kim de bir canı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibidir.' (Maide, 32).

Epstein ağında gördüğümüz ise bu ölçünün tam zıddıdır: İnsanı yaşatmak değil, kullanmak; korumak değil, harcamak.

Bugün kendini 'dünyayı yöneten akıl' diye sunan çevreler, insanı üç sınıfa ayırmıştır: Yöneten dokunulmazlar, hizmet edecek kitleler ve gözden çıkarılabilir 'fazlalıklar'.

Bu anlayışta ahlak, yalnız zayıflar için geçerlidir.

Güç sahipleri sınır tanımaz.

Epstein adası bu zihniyetin laboratuvarıdır.

Orada işlenen suçlar münferit sapmalar değil; ideolojiye dönüşmüş bir seçkinciliktir.

İSTİHBARAT OYUNLARI Bu dosyanın en kritik boyutu, istihbarat servisleriyle kurduğu ilişkidir.

Epstein ağı yalnız ahlaki bir bataklık değil, şantaj üretim merkezi olarak işlev gördü.

CIA ve MOSSAD başta olmak üzere bazı servislerin bu ağdan elde ettiği kayıtlar, siyaseti ve finans dünyasını dizayn etmek için kullanıldı.

Demokrasi sandıkta görünürken, gerçek iktidar kaset odalarında kuruldu.

Bu yöntem bize yabancı değil.

Türkiye'de FETÖ yapılanması, devlet yöneticilerine tuzak kurup görüntüler kaydetti; bu kayıtları terfi ve ihanet mekanizmasının anahtarı yaptı.

Epstein modeli bunun küresel ölçekte daha sofistike versiyonudur.

Tankla değil, görüntüyle yönetmek modern darbenin adıdır.

KÜRESEL VAKIF DÜZENİ Ekonomik cephede de benzer bir mimari var. 'Giving Pledge' yemin etme sistemiyle Amerikan milyarderlerinin büyük kısmı servetlerinin neredeyse tamamını aynı dar çerçevedeki vakıflara yönlendirdi.

Bill & Melinda Gates Foundation gibi birkaç dev yapı, küresel sağlık, gıda ve dijital kimlik projelerinde olağanüstü güç merkezine dönüştü.

Peki neden bu insanlar servetlerini kendi aile vakıflarına değil de aynı adreslere bıraktı?

Bu yapılar yalnız hayır kurumu mu yoksa seçilmemiş bir küresel vesayet mekanizması mı?

Buradan çıkışın tek yolu var: Gerçek temizlik...

Belgelerin tamamı sansürsüz açıklanmalı, uluslararası bağımsız yargı kurulmalı, mağdurların sesi merkeze alınmalı, para ve güç ağları şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.

Epstein dosyası, dinsizliğin değil ahlaksız aklın insanı nereye sürüklediğinin belgesidir.

Kutsalı olmayan güç, medeniyet değil felaket üretir.

Tarihte Firavun'un, Lut kavminin, Karun'un düştüğü çukur aynıdır: Gücü ilahlaştırmak.

Amerika artık kırıntı vermeyi bırakmalı; resmin tamamını ortaya koymalıdır.

Çünkü gerçek temizlik ancak hakikatin bütünüyle mümkündür.

Bu yapılmadıkça insanlık nefes alamayacak, benzer acılar tekrar edecektir.

İnsanlığın ihtiyacı nefret değil; yeni bir adalet sözleşmesidir.

İlgili Sitenin Haberleri