Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD'nin İran'a saldırganlığına net mesaj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İran-ABD gerilimine dair açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Sorunların çözüm yolu çatışmalar değil, uzlaşma zemininde buluşmak ve müzakere etmektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır temaslarının ardından yurda dönüş yolunda uçakta gazetecilerle yaptığı söyleşide, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
İran ile ABD arasındaki artan gerilimden Körfez ülkelerinin politikalarına, Suriye’deki son durumdan “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta mesaj veren Erdoğan, Türkiye’nin temel hedefinin barış, istikrar ve diplomasi olduğunu vurguladı.
İRAN-ABD GERİLİMİNDE DİPLOMASİ VURGUSU Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde artan İran-ABD gerilimine ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin bölgede yeni bir çatışma istemediğini açık bir dille ifade etti.
Erdoğan, hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile temas kurduğunu hatırlatarak sürecin yakından takip edildiğini söyledi.
Erdoğan, bu süreçte izlenen diplomasi trafiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle Amerika ve İran arasındaki gerilimin bölgeyi yeni bir çatışmaya, kaosa sürüklemeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz.
Onun için de biliyorsunuz ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmem oldu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile hemen ertesi gün görüştüm.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile de İstanbul'da Dışişleri Bakanımla beraber üçlü bir görüşme yaptık.
İşi sıcak tutuyoruz.
İran'a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve bunu muhataplarımıza ilettik.
Sürecin hâlen canlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, diplomasi kanallarının açık kalmasının önemine işaret ederek, “Şu ana kadar tarafların diplomasiye alan açmak istediğini görüyorum.
Bu olumlu bir gelişme olarak önümüzde duruyor.
Sorunların çözüm yolu çatışmalar değil, uzlaşma zemininde buluşmak ve müzakere etmektir.
Süreç canlıdır ve kopmuş değildir.
Zemin diyaloga ve diplomasiye hala açıktır.” Erdoğan, alt düzey temasların ardından liderler seviyesinde müzakerelerin de gündeme gelebileceğini belirterek, “Askeri gerilim bu kadar artmışken müzakere masasının bir şekilde kurulacak olması da önemlidir.
Umarız sorunlar diyalog yoluyla çözülür ve bölgemizde yeni bir çatışma baş göstermez” değerlendirmesinde bulundu.
BÖLGESEL BARIŞ ARAYIŞI SÜRÜYOR Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin Körfez ülkelerinin İran-Amerikan krizine yönelik tutumuna ilişkin sorusu üzerine, son yıllarda bölge ülkelerinde barış ve istikrar arayışının güçlendiğini ifade etti.
Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok ülkenin artık çatışmadan uzak bir politika izlemeye yöneldiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki duruşunun destek gördüğünü söyledi.
Erdoğan, bölgede yeni bir savaşın kimseye kazanç sağlamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Her şeyden önce biz bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz.
Bunu en net şekilde her zaman dile getirdim, dile getiriyorum.
Suudi Arabistan da tabii ki bu bölgedeki çatışmalardan etkileniyor.
Onlar da bölgemizde huzurun, barışın ve sağduyunun hakim olmasını istiyor.
Hassasiyetlerimiz genel manada örtüşüyor.” Bölgesel istikrarın herkesin yararına olduğunu dile getiren Erdoğan, “Herkes biliyor ki; bölgemizde tam anlamıyla tesis edilecek huzur, barış ve istikrar hepimize kazandırır.
Çatışmaların, kanın, gözyaşının hakim olduğu bir coğrafyada ise kesinlikle herkes kaybeder.” Erdoğan, askeri çözümlerin bölgeyi felakete sürükleyeceğini vurgulayarak, “Bu meseleye sadece askeri pencereden bakmak, bölgeyi felakete götürür.
Ateşi daha fazla harlamanın kimseye faydası olmaz.
Bölgemiz kana, gözyaşına, savaşlara doymuştur” ifadelerini kullandı.
Barışçıl diplomasinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Artık, barışı ve huzuru konuşmayı, iş birliklerini artırmayı istiyoruz.
Sorunlar her zaman olur; anlaşmazlıklar uluslararası ilişkilerin bir parçasıdır.
Ancak diplomasi de bunun için vardır” değerlendirmesinde bulundu.
SURİYE VE ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ AÇIKLAMASI Söyleşinin bir diğer önemli başlığı ise Suriye’deki son gelişmeler ve Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde istikrarın sağlanmasının Türkiye açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.
Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğüne verdikleri önemi şu sözlerle ifade etti: “Suriye'nin kuzeyinde istikrarın ve huzurun tesisi, bizi doğrudan ilgilendiriyor.
Komşumuzun tek devlet, tek ordu, tek Suriye anlayışı ile bütünleşmesi bizim en büyük arzumuzdur. ‘SDG’ denilen yapının imzaladığı anlaşmalara uyması, Suriye'deki barış iklimini güçlendirecek ve kalıcı istikrarı kolaylaştıracaktır.” Çatışmaların körüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Kimse, çatışmaları körüklemeyi, gerilimi tırmandırmayı, zamana oynamayı aklının ucundan bile geçirmemeli.
Yanlış hesap bugüne kadar hem Şam'dan hem de Ankara'dan dönmüştür.
Kuşkusuz yine dönecektir” dedi.
Türkiye’nin Suriye halkına yaklaşımının kapsayıcı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, “Biz, tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü, huzurlu bir Suriye'den yanayız.
Suriye'nin yanındayız.
Kürt, Arap, Türkmen, Nusayri demeden herkesi muhabbetle kucaklıyoruz” ifadelerini kullandı.
Terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, “Bizim sorunumuz terörledir.
Ayrılıkçı emellerine ulaşmak için terörü bir yol ve yöntem olarak kullananlarladır” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Erdoğan, Suriye’deki gelişmelerin bu sürece olumlu katkı sunduğunu belirterek, “Suriye'nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin yükü de hafiflemiş oldu.
Meclis'teki komisyon, ortak raporunu tekemmül ettirmek üzere.
Temennimiz rapora, uzlaşının ve sürece dinamizm kazandıracak bir bakış açısının damga vurmasıdır” şeklinde konuştu.
MÜZAKERE ZEMİNİNİ GÜÇLENDİRME MESAJI Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçakta yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin dış politikada diplomasi ve uzlaşmayı önceleyen yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.
İran-ABD gerilimi karşısında arabuluculuk ve diyalog vurgusu, Körfez ülkeleriyle ortak barış perspektifi ve Suriye’de istikrar hedefi, Türkiye’nin bölgesel rolünü güçlendirme çabasının önemli göstergeleri olarak değerlendirildi.
Erdoğan, hem liderler düzeyinde hem de teknik temaslar yoluyla müzakere zeminini güçlendirmeye devam edeceklerini belirterek, bölgenin yeni çatışmalara değil, kalıcı barışa ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin artarak süreceğine işaret etti.