Haber Detayı
‘Çarşılar canlanırsa konteynerler boşalır’
Bölgede yaşayan Eğitimci Adnan Yarar, kent merkezinde yoğunlaşan inşaat ortamına dikkat çekti. ‘Şantiye ortamına çözüm var.’ diyen Yarar, şöyle konuştu: ‘İnşaat şirketlerinin çalışmaları disiplin altına alınabilir. Çevredeki insanların yaşamlarını zorlaştırmayacak bir önlem almaları sağlanabilir.'
Deprem bölgesinde, özellikle en büyük yıkımın meydana geldiği Hatay’da depremzedeler şantiye ortamında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
Eğitimci Adnan Yarar, depremin yıldönümünde temel bir sorun olarak bu durumu dile getirdi.
Denilebilir ki ‘Daha ne istiyorsunuz, evleriniz inşa ediliyor!’ Ancak çamurun, molozun, tozun toprağın içinde yaşamak kolay değil.
Geçen yıl da vardı, şimdi şehir merkezinde inşaata hız verildiği için aynı sorun büyümüş.
Şantiye ortamı sadece hareketi sınırlamıyor, psikolojiyi de bozuyor.
Adnan Yarar, bu duruma karşı önlem alma olanağı varken ihmal edildiğini, şirketlerin denetlenmediğini vurguladı ve ekledi: “Hatay’da insanlar devasa bir şantiyenin içerisinde yaşıyor.
Türlü zorlukları var.
Öğrenciler inşaat çevresindeki yollardan geçerek okula gidip gelmek zorunda.
Yeterli güvenlik önlemleri alınmıyor.
Yolların durumu berbat; su birikintileriyle, çukurlarla dolu.
Yapım ve yıkım faaliyetlerinde kullanılan ağır nakliye araçları, beton mikserleri, kamyonlar, iş makineleri doğal olarak yola zarar veriyor.” Eğitimci Yarar, sorularımızı yanıtladı: ŞEHİR MERKEZİNDE İNŞAAT ALANI BÜYÜDÜ - Geçen sene de aynı sorunu haber yapmıştık, bir çözüm bulunamadı mı?
Sorun büyümüş durumda çünkü inşaat faaliyet alanı büyüdü.
Yetkililer herkese sabır tavsiyesinde bulunuyor.
Yolları yapabiliriz ama geri eski haline gelecek çünkü yoğun bir inşaat faaliyeti var, diyorlar.
Ama önlem alınabilir.
İnşaat şirketlerinin çalışmaları disiplin altına alınabilir, denetlenebilir.
Çevrede yaşayan insanların yaşamlarını zorlaştırmayacak şekilde önlemler almaları sağlanabilir.
KONTEYNERİ BIRAKMIYOR ÇÜNKÜ EKONOMİ CANLANMADI - Hak sahiplerinin yüzde 80’i konutlarına kavuşmuş durumda, dediniz.
Öte yandan konteyner kentlerin boşaltılması kararı da vatandaşı zora sokmuş görünüyor?
Normalde aralık ayına kadar konteynerlerin boşaltılması gerekiyordu.
Deprem sırasında kirada oturanlara da konteyner verildi.
Kiracı olanların konut hakkı olmadığı için konteyner kentten çıkmak için bir ev kiralamak zorunda.
Ama kiracı durumunda olanlar konteynerden çıkmak istemiyorlar.
Konutunun anahtarını teslim almış ev sahipleri bile konteyneri boşaltmakta ağır davranıyor.
Çünkü bölgede ekonomi yeterince canlanmadı.
İşsizlik var.
Esnaf iş yapamıyor.
Konteyner kentlerde hiç olmazsa elektrik, su, doğal gaz parası verilmiyor.
DEPREMİ SÜREKLİ HATIRLATAN ETKENLER - Bölgede insanlar deprem travmasını ne ölçüde atlattı?
İnsanlar yakınlarını kaybettiler.
Acıları devam ediyor ama yaşam da devam ediyor.
Şantiye ortamı, 12 saate varan elektrik kesintileri depremi sürekli hatırlatan etkenler.
Yolların durumu nedeniyle şehir içinde bir yerden bir yere gitmek büyük sıkıntı.
Daha yıkımı tamamlamayan binalar bile var.
Merkezi yerlerde yıkım yapılırken o yollar, cadde komple kapatılıyor.
Ulaşım başka yere yönlendiriliyor, yavaşlıyor.
BAKANLIĞIN İŞLERİ AĞIR İLERLEDİ - Deprem bölgesinde konut ihtiyacı tamamlandı, deniyor.
Bu neyin inşaatı?
AFAD’ın yaptığı konutların yüzde 80’i tamamlandı ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığının faaliyetlerinin ancak yüzde 30’u tamamlanmıştır.
Şehir merkezi yeniden inşa edilirken mesela bir bölge rezerv alan ilan ediliyor.
O bölgedeki yapıların tamamı sağlamlığına veya hasar almış olup olmadığına bakılmadan yıkılıyor, yeniden seri olarak imal ediliyor.
Sivil yapılar, bölge bölge tamamen bittikten sonra anahtar teslimleri yapılıyor.
Ancak rezerv alanda hukuki meseleler, davalar da devam ettiği için yapım faaliyetleri, AFAD’ın yaptıklarına göre biraz daha ağır ilerliyor.
Rezerv alan ilan edilen yerler genelde merkezi yerler.
Şehir merkezleri yaşam için önemli dinamikler.
Buradaki şantiye ortamı, yaşamı çok zorlaştırıyor.
Kargaşanın içinde yaşıyor insanlar.
Kamu hizmetlerine ulaşımda zorluklar oluyor.
Hangi kurum nerede faaliyet gösteriyor?
Yapım yıkım faaliyetlerinden dolayı bugün bir yerde, öbür ay başka bir yere geçiyor.
Siz uzaktan bakınca ‘aman canım bu da sorun mu’ diyebilirsiniz ama içinde yaşamak o kadar da kolay değil.
ESKİSİ GİBİ OLMAZ OLMAYACAK - Vatandaşın psikolojisi zaten bozuk olduğu için o ortam normalden daha ağır geliyor olabilir.
Şöyle sorunlar da var: Depremden önce vatandaşın konutu diyelim 200 metrekare, deprem konutları ise 90-110 metrekare.
Ben buraya sığmam, diyor.
Veya cadde tarafındadır evi, verilen deprem konutu başka yöne bakıyordur, bunu da sorun edebiliyor.
Asıl sorun bu şantiye ortamı ve vatandaşın travmadan kurtulamamış olmaması.
Kayıp çok fazla.
Uzuvlarını kaybeden insanlar var.
Herkes kaldığı yerden yaşama devam etmeye çalışıyor ama eskisi gibi olmaz, olmayacak.