Haber Detayı

Irak'ta küresel güçler ne istiyor, Kürtler hangi risklerle karşı karşıya?
Dünya artigercek.com
06/02/2026 12:02 (2 saat önce)

Irak'ta küresel güçler ne istiyor, Kürtler hangi risklerle karşı karşıya?

Gazeteci Halit Ermiş, hükümet krizinin sürdüğü Irak'ın küresel tehditlere karşı "en az zararlı formül" arayışında olduğunu söyledi. Ermiş, parçalı bir pozisyonda duran Kürtlerin ise kimi risklerle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Artı Gerçek- Irak’ta her seçim döneminde olduğu gibi 11 Kasım 2025'te yapılan parlamento seçimlerinin ardından da hükümet krizi baş gösterdi. 17 Kasım'da ilan edilen resmi ve nihai sonuçlara göre, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin lideri olduğu İmar ve Kalkınma Koalisyonu birinci oldu.

Eski Meclis Başkanı Muhammed Halbusi'nin Takaddum Partisi ikinci, eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin Kanun Devleti Koalisyonu ise üçüncü oldu.

Federe Kürdistan Bölgesi'nde ise KDP birinci, YNK ikinci oldu.

İKİ AYDIR HÜKÜMET KURULAMADI 2 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen hükümet kurulamadı.

Şii grupları Nuri el-Maliki başbakanlığı üzerinde uzlaştı.

Kürt partilerinden de Maliki'ye destek mesajları verildi.

Bu durum ABD'de rahatsızlık yarattı.

ABD’den peş peşe "yaptırım" tehditleri geldi. 'IRAK'TAKİ HÜKÜMET HEM ULUSAL HEM BÖLGESEL GÜÇLERİ DENGELEYEBİLMELİ' Irak'taki gelişmeleri değerlendiren gazeteci Halit Ermiş, iç ve dışta yaşanan gelişmelerin hükümet krizinde etkili olduğunu söyledi.

Ermiş, "Irak'ta oluşturulacak bir hükümetin hem ulusal güçleri hem de bölgesel güçleri dengeleyebilecek, ülke içerisinde bütünlüğü sağlayabilecek bir yeterliliğe sahip olması lazım.

Bir de kabul görmesi lazım" dedi.

İran'ın hedefte olduğu bir dönemde Irak'ta hükümet oluşturulmaya çalışıldığına dikkati çeken Ermiş, "Irak'ın tayin edeceği başbakan ve cumhurbaşkanı ile parlamentodaki güç dengeleri hepsi birbirini etkileyecek durumda.

Dolayısıyla bu konuda bir çözüme gitmekte son derece zorlanıyorlar” diye kaydetti. 'EN AZ ZARARIN FORMÜLÜ ARANIYOR' Şii'lerin Maliki'nin başbakanlığı üzerinde uzlaştığına dikkati çeken Ermiş, "Hemen arkasında ABD'den telkinler geldi.

Hatta şantaj diyebileceğimiz bazı açıklamalar yapıldı.

Maliki'nin başbakan olması durumunda kendilerine yaptırım uygulanacağı uyarısında bulundular.

Tom Barack'tan yine benzer şekilde uyarılar geldi.

O açıdan Irak kendi içerisinde o bütünlüğü sağlayabilecek durumda değil.

Bütün bu tehditlere karşı en az zararın formülü aranıyor" diye konuştu.

Gazeteci Halit Ermiş 'KÜRTLER CUMHURBAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU KAYBEDEBİLİR' Ermiş, hükümet krizinin yanı sıra Kürtlerin de cumhurbaşkanlığı için bir isim belirlemediğini ifade etti.

Ermiş, bu durumun "Kürtlerin cumhurbaşkanlığı koltuğunu kaybetme riski" taşıdığına işaret ederek, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı belirlendikten sonra başbakan belirlenecek.

Maliki üzerinde bir uzlaşma sağlandığı görülüyor.

Fakat içeriden cılız da olsa itirazlar var.

ABD'nin çok şiddetli bir itirazı var.

Ali Sistani (Ayatullah) aslında daha önce cumhurbaşkanı ve başbakan olmuş birisinin yeniden başbakan olmasını istemiyor.

Sistani, parlamentoda değil ama Irak'ta Şii otoritedir.

Dolayısıyla onun görüşleri son derece etkili olabiliyor." 'ABD, İSRAİL VE İRAN BASKI UYGULUYOR' Ermiş, Irak siyasetini dengeleyebilecek ve uluslararası güçlerle İran arasında denge olabilecek bir aday arayışı olduğunu vurgulayarak, "Irak çok zorlu bir dönemeçte.

Herhangi bir ülkeden söz etmiyoruz.

Bölgesel pazarlıkların kendisinin üzerinden döndüğü bir devletten söz ediyoruz.

Dolayısıyla karar vermesi gerçekten çok zor.

Uluslararası güçlerin etkisi olacaktır.

Bunu da bize zaman gösterecek elbette.

Irak son derece kırılgan bir süreçten geçiyor.

Kendisi açısından tarihsel bir süreçtir.

Irak'ın geleceğini belirleyen bir süreçten söz ediyoruz.

Dolayısıyla Irak'ta başbakanlık belirlenirken hem Amerika ve İsrail hem de İran ciddi anlamda bir baskı uyguluyor.

Bu çok da gizli saklı olan bir durum değil.

Bu denklem içerisinde iki tarafı bir şekilde dengeleyebilecek bir isim üzerinden uzlaşma sağlanmaya çalışıldı" diye konuştu. 'MALİKİ, İRAN'A YAKIN DURAN BİR İSİM' Ermiş, Sudani’nin geçmiş dönemde iki tarafı da dengeleyen ve "idare edebilen" bir pozisyon çizdiğini belirtti.

Ermiş, gelinen süreçte küresel güçlerin artık İran ile kendi aralarında denge sağlayabilen bir ismi değil, İran’a karşı doğrudan tavır alabilecek bir ismi istediklerini söyledi.

Ermiş, "Bu biraz yeni dönemin karakteriyle de alakalı bir durum.

İran'a kesin müdahale edeceklerini gösteriyorlar.

Maliki'nin pozisyonu biraz daha Şiiler arasında tutulan biri.

Sudani'ye göre daha popüler diyebileceğimiz bir isim.

Biraz daha sözü geçerli biri.

En azından Irak'taki Şiiler arasında bunu diyebiliriz.

Bir de Maliki, İran'a daha yakın duran bir isim olarak telaffuz ediliyor.

Dolayısıyla bu keskin yol ayrımı sürecinde daha net tavırlar koyabilecek bir aday belirlemeye çalışıyorlar.

O açıdan Maliki'yi tercih ettiler" dedi. 'ABD, BÖLGEYİ KENDİ ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA YENİDEN DİZAYN EDİYOR' Maliki yerine yeni bir ismin belirlenme ihtimalinin de olduğuna dikkati çeken Ermiş, "Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Şiiler kendi aralarında bölgesel ve uluslararası dengeleri, güç çatışmalarını yeniden masaya yatıracaklardır.

Maliki'nin yerine yeni bir isim de belirlenebilir.

Maliki'nin ABD tarafından tepkiyle karşılanmasının elbette sebepleri vardır.

Maliki daha önce deneyimlenmiş bir isim.

Ayrıca Şii çizgisinde radikal isim olarak görülüyor.

İran Şiiliğine yakın, İran mevcut molla sistemine yakın kişi olarak görülüyor.

Dolayısıyla ABD, bölgeyi kendi amaçları doğrultusunda yeniden dizayn ederken böylesi bir ismi çok da tercih etmiyor.

O açıdan tepki gösterdi.

Çünkü bu Irak üzerinden İran'a yönelik gelişebilecek kuşatmayı kısmen kırabilecek bir isim.

Böyle değerlendiriliyor.

Siyaset dengeleri ve güç dengeleri...

Maliki başbakan olsa dahi bunu yapabilir mi?

Elbette bunu zaman gösterecek ama en azından Maliki'ye yüklenen anlam bu" diye konuştu. 'KÜRTLERİN VARLIĞI CİDDİ BİR TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA' Ermiş, ABD, İsrail ve İngilizlerin Ortadoğu'da Sünni bir ekseni güçlendirmek istediklerini söyledi.

Ermiş, böylesi bir dönemde Kürtlerin de demokratik ulusal birliklerini gerçekleştirmesi gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti: "Kürtler mevcut durumda bazı kazanımlara sahipler.

Ancak Kürtlerin varlıkları ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya.

Kendi varlıklarını koruma, kendi özgürlüklerini sağlama temelinde Kürtlerin mutlaka bir arada olmaları gerekiyor.

Kürtler, maalesef halen çok parçalı.

Halen parti eksenli faaliyet yürüten, siyaset yürüten, diplomasi yürüten bir pozisyonda.

Rojava'ya yönelik saldırılarla birlikte Kürtler toplumsal düzlemde bir araya geldiler.

Ulusal birliklerini o anlamda aslında gerçekten alanlarda gerçekleştirdiler.

Ancak Kürt siyaseti bu yöne halen tam evirilmedi.

Kürtler kendi aralarında Kürdistan Demokratik Birliği'ni kurmazlarsa, kendi siyasi otoritelerini, organizasyonlarını ve muhataplıklarını geliştirmezlerse ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaklardır." (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri