Haber Detayı

Deprem bölgesinde inşa var, kalkınma bekleniyor
Haberler bloomberght.com
06/02/2026 12:07 (1 saat önce)

Deprem bölgesinde inşa var, kalkınma bekleniyor

Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da konutlar hızla yükseliyor, üretim kısmen toparlanıyor. Ancak oda başkanlarına göre asıl mesele artık beton değil; işgücü, finansman ve kent merkezlerinin yeniden canlandırılması.

OLCAY BÜYÜKTAŞ Kahramanmaraş’ta ilki 100 ikincisi 45 saniye süren ve hafızlarımızda bıraktığı derin izler nedeniyle ülkede ‘en uzun gece’ ünvanını 21 Aralık’tan alan 6 Şubat depremi ülkede bir milat yarattı.

Bugün gelinen nokta, yıkılan konutların büyük bölümü teslim edildi, kentlerinden göç eden yurttaşların yüzde 85’i geri döndü, okullar, işyerleri büyük oranda ya yeniden yapıldı ya da güçlendirildi ama yüreklerde hiç dinmeyen bir sızı ve hâlâ tam kapasite dönemeyen çarklar kaldı...

Türkiye’nin GSYH’sinin yaklaşık yüzde 10’unu, tarımsal katma değerinin ise yüzde 15’ini oluşturan 11 ilde büyük bir yıkım oluştu.

GSYH içindeki pay, depremin hemen ardından başlayan çalışmalar nedeniyle toplam içinde pek değişmese de sektörel üretimlerde büyük düşüşler oldu.

Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya olmak üzere üç sanayi ve ticaret odası başkanının verdiği bilgiye göre, ne çalışan ne de fabrika sayıları eskiye ulaştı.

Finansman maliyeti ve nitelikli işgücü kaybına dikkat çeken iş insanlarına göre, deprem kentleri artık binadan çok finansmana, konuttan çok istihdama odaklanan yeni bir toparlanma evresine ihtiyaç duyuyor.

Hatay: Bir toparlanma mücadelesi Sorularımızı yanıtlayan Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin’e göre, kentte üretim tamamen durmadı ancak ekonomik ve sosyal denge henüz kurulabilmiş değil.

Resmi verilere göre Hatay’da 87 bin 230 yapı ve 322 bin 639 bağımsız bölüm yıkıldı ya da ağır hasar aldı.

Yaklaşık 154 bin hak sahibi tespit edilirken, bunların 137 bini konut, 15 bini işyeri olarak kayda geçti.

Kasım 2025 itibarıyla 86 bin 754 bağımsız bölüm teslim edildi, yıl sonu hedefi ise 153 bin konut ve işyeri. Çinçin’e göre deprem, Hatay ekonomisini üç başlıkta sarstı: Fiziksel üretim alanlarının kaybı, işgücü göçü ve finansman sıkışması.

Buna rağmen Hatay 2025’te 3,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Demir-çelik, lojistik ve ayakkabı sektörleri görece dirençli kalırken, kent merkezi ticareti ve küçük sanayi hâlâ kırılgan.

Asıl kırılgan alanlar küçük atölyeler En fazla desteğe ihtiyaç duyan kesim, kent merkezi esnafı ve küçük sanayi siteleri. Çinçin’e göre yalnızca bina yapmak yeterli değil: “Müşteri trafiği, kira ve vergi destekleri olmadan ticaret geri gelmiyor.

Antakya Küçük Sanayi Sitesi yeniden kurulmadan sanayide tam verim mümkün değil.” Kahramanmaraş: Rakamlar hâlâ deprem öncesine dönemedi Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mustafa Buluntu’ya göre kent sanayisi yeniden üretim refleksi kazandı.

Fabrikaların büyük bölümü faaliyette, ihracat kanalları çalışıyor.

Ancak rakamlar hâlâ deprem öncesinin gerisinde: 2022’de 1,46 milyar dolar olan ihracat, 2024’te 1,12 milyar dolara düştü, 2025’te ise 1,28 milyar dolara yükseldi.

En kritik sorun ise nitelikli işgücü kaybı.

Kentte 206 bin kayıtlı istihdam bulunmasına rağmen bunun yaklaşık yüzde 30’u geçici inşaat işlerinden oluşuyor.

Buluntu’ya göre finansman da hâlâ en kırılgan alan.

Mücbir sebep halinin sona ermesiyle birlikte artan vergi ve SGK yükleri, birçok işletmeyi zorluyor.

Malatya: Toparlanma var ama eski günlerden uzak Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun ifadesiyle tablo net:“Toparlanma var ama 6 Şubat öncesine dönülmüş değil.” Kentte 35 bin 680 bina ağır hasar aldı, yaklaşık 27 bin 500 işyeri kullanılamaz hale geldi.

Bugüne kadar 103 bin bağımsız birim teslim edilmesine rağmen, yaklaşık 4 bin işletme hâlâ konteynerlerde faaliyet gösteriyor.

Göç ve finansman çifte baskı yaratıyor Deprem sonrası Malatya’dan 103 bin kişi göç etti; bunların büyük bölümü nitelikli işgücünden oluşuyor.

OSB’de çalışan sayısı 42 binden 30 bine düştü.

Tekstil sektöründe ise üç yılda yaklaşık 6 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı.

Sadıkoğlu’na göre yüksek faiz ortamı toparlanmanın önündeki en büyük engel: “Yüzde 45-50 faizlerle üretimi sürdürmek mümkün değil.

Bu oranlar istihdamı ve ihracatı doğrudan baskılıyor.” Üç kentte de tablo salında benzer: Konut üretimi hızla ilerliyor, ancak ticari ve sosyal hayat aynı hızda toparlanmıyor.

Oda başkanlarına göre artık temel ihtiyaç yeni binalardan çok, uzun vadeli finansman, nitelikli işgücünün geri dönüşü ve kent merkezlerinin ekonomik olarak yeniden canlandırılması.

Oda başkanlarına göre, deprem bölgesi üçüncü yılın sonunda betondan kalkınmaya geçmek zorunda.

İlgili Sitenin Haberleri