Haber Detayı

Deprem ülkesinde deprem suçları rekorları kırmanın dayanılmaz hafifliği
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
07/02/2026 04:00 (9 saat önce)

Deprem ülkesinde deprem suçları rekorları kırmanın dayanılmaz hafifliği

Deprem suçları işlemenin, önlem almamanın sorumsuzluklarının karşılığı suçlardan doğrudan sorumlu siyasi erkler, kuşkusuz bina yıkımları, enkaz altında kalanlar, ölen insanlar ile birlikte tüm canlılar, mal kayıplarının ağırlıkları, depremlerin şiddetleri yanında bile bile alınmamış önlemlerle bağlantılı değişiyor.

Deprem suçları işlemenin, önlem almamanın sorumsuzluklarının karşılığı suçlardan doğrudan sorumlu siyasi erkler, kuşkusuz bina yıkımları, enkaz altında kalanlar, ölen insanlar ile birlikte tüm canlılar, mal kayıplarının ağırlıkları, depremlerin şiddetleri yanında bile bile alınmamış önlemlerle bağlantılı değişiyor.

Değişmeyen tek acı gerçeğimiz, rekor can, mal, yıkımların acıları yaşanmamış gibi...

Geçmişten günümüze siyasi erklerin, iktidar sorumsuzluklarında, işlenmiş suçlarda rekordan rekora koşuluyor olarak en sonuncusu üç yıl önce yaşatılan acıların suçları, sorumsuzluklarında da öne çıkan siyasal erklerin sorumsuzluklarının katlanmış olması.

Galiba da en utanç verici gerçeğimizin, her tür kirlilik, ucuz rant, siyasal kazanımlarla ilşkili suçların başını çekmiş sorumluların, en tepeye kadar uzanan, en yetkin iktidarları erklerini kapsayacak biçimde...

Bugün de sütten çıkmış ak kaşık gibi, kameraların karşısına çıkarak deprem yıkımları acılarını; çaresiz, çözümsüz felaketler, kader, Allaht’an gelmiş gibi sunabiliyor olmaları.

Günümüzün gelişmiş teknolojilerinin çağında, deprem gerçekleri; fay hatlarından başlayan, söz konusu olabileceklerin en yükseklerine ulaşılan şiddettekileri de kapsayacak biçimde, alınması zorunlu bilimsel önlemler biliniyorken...

Ucuz siyaset, rant, imar afları zincirlerinde işlenmesinden vazgeçilmeyen suçlarla yaratılan acıların katlandıkça katlanıyor olması değil mi? *** İtiraf ediyorum, büyük Sakarya depremini, yaşanmış bütün acıları, işlenmiş suçları ile birlikte raporlaştırmış TMMOB ile inşaat mühendisleri raporlarının tümünün üzerinde çalışmış, uzmanlık grupları ile birlikte deprem bölgelerindeki yıkım, bilimsel suçların saptamalarının yapılması gözlemleri de içinde raporlarını çalışmış, Cumhuriyet gazetesinin içinde diziler halinde özetlemiş olarak kimi gerçeklikler, siyasal yönetimlerin bile bile işlenmiş suçlarının ayrıntılarını okurla da paylaşmıştım.

Birkaç cümleye sığdırarak özetlemeye çalışırken sadece 12 Mart 1970’ler sonrası bilinen verileri ile uyulması zorunlu beton standartlarına uyulmuş olsaydı, en azından üçte birler oranına indirgenebilecek bina yıkımı, can ile mal kaybı söz konusu olabilecekti.

Oysa ne yazık ki bilinen sağ iktidarların, müteahhitler ile sürdürdükleri rant ittifakları içinde, bile bile lades söz konusu zorunlu yönetmelik uygulamalarının gerçekleri kabul edilmiş olarak uygulama tarihleri söz konusu büyük yıkımlara kadar ertelenmişti.

Piyango, büyük depremlerin yıkımının, Bülent Ecevit ’in iktidarının başında olduğu tarihlerde yaşanmış olması nedeni ile sonuçları üzerinden getirdikleriyle tersinden kaçınılmaz düşüşünü getirmişti. *** Bugünlere kadar yaşanan siyasal gelişmelerin akışını sil baştan bir köşeye sığdırmanın olanağı olmayacağına göre...

Günümüze kadar en uzun süreli sürdürülmüş iktidarları erklerinin, geçmişin sağ iktidarlarının çok bilinen siyasal ucuz hesaplar üzerinden yürümelerini sorgulamayacak mıyız?

Ülkemizin deprem gerçeklerini yok sayarcasına bugüne kadar uygulamayı seçtikleri siyasal erk yürüyüşlerinde, aynı yolların yolcusu olmayı seçmiş olmalarını, bile bile işlenen suçlarını yok sayacak mıyız?

En yakın yıllarda bile, sadece Güneydoğu’nun son yaşanan büyük depremleri üzerinden değil, İstanbul üzerinden de işlenmiş suçlarının sayısız örneklerini yaşadık.

Tartıştık, hangisini saymalı?

İmar rantları üzerinden kirli afların, suçların sayısı, listeleri öylesine kabarık ki...

Kirli çıkar ağları üzerinden sorgulama, hesaplaşmayı ne zaman öğreneceğiz?...

İlgili Sitenin Haberleri