Haber Detayı

Özel’in büyük yanılgısı
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
07/02/2026 04:00 (9 saat önce)

Özel’in büyük yanılgısı

CHP’nin geçtiğimiz hafta düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi” başlıklı konferans, CHP’nin yönetim kademesinde kronikleşmiş sorunlarını yeniden ortaya çıkarttı.

CHP’nin geçtiğimiz hafta düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi” başlıklı konferans, CHP’nin yönetim kademesinde kronikleşmiş sorunlarını yeniden ortaya çıkarttı.

Daha önce bağımsız Kürdistan devletini savunan bir sanatçının elini öpen; dinci, bölücü, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Şeyh Sait ’in vatan haini olduğunu söylemekten çekinen; Şeyh Sait’i savunan DEM’li yöneticilerle aynı otobüste miting düzenleyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel , geçtiğimiz hafta düzenlenen konferansta da ağırlıklı olarak etnik kimlikçileri, dincileri, ikinci cumhuriyetçileri ve CHP’nin kurucu genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile barışık olmayan odakları bir araya getirerek, CHP’nin temel ilkeleriyle ve ideolojisiyle çelişki içinde olduğunu bir kere daha gösterdi.

Söz konusu konferansta Özel’in konuşmasından ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ’nun mesajından sonra, TBMM “süreç komisyonu” raporuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine karşı olduğunu açıkça gösteren DEM’in milletvekilleri ve yöneticileri konuştular; Yeni Yol Partisi’nin ve Yeniden Refah Partisi’nin İslamcıları konuştular; ikinci cumhuriyetçi, etnik kimlikçi, neoliberal akademisyenler konuştular; ancak CHP’nin temel ilkelerini, yani cumhuriyetçilik, halkçılık, laiklik, devletçilik, milliyetçilik, devrimcilik, sosyal demokrasi ve demokratik solculuk ilkelerini bir bütün olarak savunan gerçek bir CHP’li uzman veya siyasetçi, bir konuşma yapamadı!

Toplumsal barışın da demokrasinin de dincilikle, mezhepçilikle, etnik kimlikçilikle sağlanamayacağını bir türlü kavrayamayan CHP yönetimi bir kere daha tarihsel bir yanılgının içine düştü! *** CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi, bir taraftan etnik kimlikçilerin, bir taraftan dincilerin peşine takılarak, kendi kimliğini ve tarihini reddeden CHP yönetiminin bu zihniyetle bir seçim kazanması da olanaksızdır!

Nitekim Türkiye’de yaşanan tüm adaletsizliklere ve ekonomik krize rağmen CHP ile AKP arasında yaklaşık yüzde 2’lik bir farkın olması, kararsız seçmenlerin hâlâ büyük bir kitleyi oluşturması, bunun göstergelerinden birisidir.

CHP yönetimi gerçekten başarılı olsaydı, CHP ana muhalefet partisi olarak açık ara bir farkla AKP’nin önünde olurdu!

CHP, emperyalizmin uydusu ve etnik kimlikçi DEM’in peşine takılarak Türkiye’de seçim kazanamaz!

CHP, Kürt kökenli vatandaşların uğradıkları bazı haksızlıklara karşı çıkarken, bunu DEM’in çizgisine düşmeden de yapabilir.

DEM Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşların tamamını temsil eden bir siyasi parti değildir.

Türkiye’de Kürt kökenli vatandaşların oranı yaklaşık yüzde 18’dir, DEM’in aldığı oy ise yaklaşık yüzde 10’dur; ayrıca DEM’e oy veren vatandaşların tamamı da Kürt kökenli vatandaşlar değildir.

Ayrıca Türkiye’de CHP dışındaki muhalefet sadece DEM’den ibaret değildir.

Merkez sağda İYİ Parti’nin ve Zafer Partisi’nin de geniş bir oy tabanı vardır.

Bu iki partinin toplam oyu DEM’in oyu ile yaklaşık aynıdır.

CHP bir taraftan DEM’e, bir taraftan İYİ Parti’ye ve ZP’ye, bir taraftan da kendi tabanına şirin görünmeye çalışarak cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamaz!

Çünkü İYİ Parti ve ZP, DEM’in zıt kutbunda yer alan siyasi partiler oldukları gibi, CHP’nin tabanı ve ideolojik temeli de DEM ile bağdaşmamaktadır.

CHP herkesi memnun etmeye çalışırsa, kimseyi memnun edemez!

CHP yönetimi DEM’e endekslenerek, kendi tabanının çoğunluğunu karşısına aldığı gibi, İYİ Parti’den, ZP’den, hatta MHP’den ve AKP’den gelebilecek bazı oyları da bloke etmektedir.

CHP yönetimi, hem solda hem de sağda, cumhuriyetçi bir cephe kurmalıdır!

Türkiye için tek kurtuluş yolu budur!

Türkiye’de seçmenin çoğunluğu Cumhuriyete sahip çıkmaktadır.

Ancak bu seçmen kitlesi ne yazık ki bölünmüştür.

Bu bölünmeyi ortadan kaldırmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olar

İlgili Sitenin Haberleri