Haber Detayı

Depremde Türkiye gerçeği ve kamuya düşen görev
şule perinçek aydinlik.com.tr
08/02/2026 00:00 (3 saat önce)

Depremde Türkiye gerçeği ve kamuya düşen görev

Depremde Türkiye gerçeği ve kamuya düşen görev

Türkiye büyük zorluklarla karşı karşıya.

Ama biliyoruz ki 2026’nın 6 Şubatı’nda bu zorlukları katlanarak yaşayan vatandaşlarımız var.

Onları yalnız depremin yıldönümlerinde anmıyoruz.

Bu millet birlik ve bütünlük içinde o yıkıntıların altından büyük değerlerimizi de ayağa kaldırmayı başarmıştı...

Elele, gönül gönüle verdi.

Büyük zorluklardan, büyük çözümler çıkarmak bizim işimiz.

Gün yeni başarılarda, yine dünyaya örnek olma günüdür.

SORU: İNSAN MI, BETON MU DEĞERLİ Deprem Türkiye’de bir gerçek.

Bugün sorulacak gerçek soru nedir?

Depremden sonra ne kadar sürede, ne kadar ev yapıldı mı?

Kamu en önce şu sorunun yanıtında açık ve net olmalı!

İnsan mı, beton mu değerli!

KORUYUCU ÖNLEMLER Başarı, deprem olmadan önce yaptıklarımızla ölçülmelidir.

Tıpkı sağlıkta koruyucu hekimlik gibi.

Oysa sistem önce insanı hasta ediyor, ilaç satıyor, iyileştirmeye çalışıyor, yan etkileriyle yeniden hasta ediyor.

O zaman kamu kâr için bakmayacak… yani bu oy olur…yandaşına rant olur…yardım ediyorum diye havası olur… Vatandaşına ve vatanına hizmet diye bakacak.

Berivan’ın plastik terliği… Kentleşme ve deprem ve göç BİLİMİN DEDİĞİ YAPILACAK Biliyoruz ki, kentlerin planlanmasına ve inşasına ilişkin kararları şekillendirecek bilimsel ölçümler için belirli bir süre zorunludur.

Kentler bilimin gösterdiği en doğru, en uygun yere yapılmalı.

Rantın, seçimlerde gelecek oyun gözünün yaşına bakılmamalı!

Kentlerimiz uyumlu, sürdürülebilir ve dirençli olmalı.

Yap-bozun maddi ve manevi bedelleri çok ağır.

Giden canlar ağlamakla geri gelmiyor.

GİTMESİNLER DİYE ÖNLEM Gitmesinler diye önlem alacağız.

Yalnızca o mu… Binalarımız yalnızca şiddetli depreme dayanıklı değil; sağlıklı, ışığa ve ısıya duyarlı, zararlı radyasyondan koruyucu beton ve kompozitlerle yapılmalı… Bunların teknolojileri var.

Kaynağımız mı?? “Tercihleri” planlar ve verimli kullanırsanız… o kadar kolay ki… Türkiye zengin bir ülke.

Karar vereceğiz.

Çok basit.

İnsan mı, yaldızlar… yıldızlar…ben ben mi… O kaynaklar bize güvenilerek verilen, milletimizin bize emanet ettiği alın terinin kaynaklarıdır.

En verimli ve tasarruflu kullanmak boynumuzun borcudur.

Yaratıcılık öyle bir güzel gelir ki arkasından!!

BİLGİYİ PAYLAŞACAK DIŞ POLİTİKA Bilgi mi??

Dost ülkelerimizi bileceğiz.

Kimde ne var bölüşeceğiz… İşimiz bu açıdan da kolay.

Bilim Asya’dan yükseliyor.

Bütün “insan odaklı” buluşlar o ülkelerde yapılıyor.

Rakamlar ve buluş konuları o kadar çarpıcı ki… Deprem sonrası da deprem olmadan planlanmalı… KENTSEL DÖNÜŞÜM TEK BAŞINA ÖNLEM DEĞİL Bütün ülkeyi koruyucu ve sağlıklı bir yapıya dönüştüremeden, olası depremlerden sonra ne yapacağız… farklı açılardan bir bütün olarak aşama aşama bugünden acil düşünülmeli.

Yani, yalnızca binaları kentsel dönüşümle yenilemek yetmiyor.

Onun da “rantsal” dönüşüme dönmemesi için önlemler de ayrıntısıyla, her imza aşamasında denetlenmesinin kuralları yeniden belirlenmeli, zaten var olanların uygulanmasının yaptırımları ve denetlenmesi sağlanmalı.

Kentlerin, cadde ve sokakların genişliğinden binaların konumlarına kadar su-yiyecek yardımının ulaşımı vb onları geçiyorum… DEPREM SONRASI GÖÇ VE ÖNLEMLER BUGÜNDEN PLANLANMALI İster istemez deprem sonrası bir göç yaşanıyor.

Bunun yönlendirilmesi de kamu eliyle planlanmalı ve yönetilmeli.

Bu bugünden gidilecek komşu iller ve büyük illeri de kapsayacak şekilde örgütlenmeli.

Bugün eğer en basitinden çocuk suçlarının artışından söz ediyorsak ya da arkadaşlarıyla oynarken dereye düşen terliğini kurtarmak için yağmur sularının neden olduğu sele kapılıp yaşamını kaybeden Berivan içimizi yaralıyorsa durup düşünmeliyiz.

Berivan’ımızın neden ayağında bot olmadığı, terliğini kaybettiği için annesinin kızacağı korkusu…hepsi ilintili… Büyük kentler zaten tek tek kendi özelinde ele alınması gereken bir sorun.

Türkiye bunu ayrıca masaya yatırmalı… bir yan ilintili konu.

KONUT SAHİBİ OLMAK VE KİRA SORUNLARI Herkesin ev sahibi olması önemli.

Bu yapılmaya çalışılıyor.

Ancak bir o kadar da maddi olanakları hiç olmayanlar da var.

Ayrıca düzenlenmeli.

Kira sorunu da yine ayrı ilintili bir konu.

Deprem sonrası üretimin devam etmesinin ve işgücünün planlanması hemen ertesinde bırakıldığı yerden devam edecekmiş gibi planlanması yapılmalı.

Eğitim!

Kesintisiz nasıl sürecek… Çocuklarımızın kayıpları nasıl giderilecek… Özel yetiştirme kursları… nerde… nasıl… kim verecek… ESNAFIN VE EKONOMİNİN DURUMU Esnafımız… bütün kentlerimizde tedarikin ve ekonominin bel kemiği… Hizmete nasıl…nerede devam edecek…mal tedarikini kesintisiz nasıl sağlayacak… bunlar planlı yazılı çizili önceden bilgisi dahilinde…telaş yok… sıkıntı yok… Destek paketleri de bonusu.

ASKERLİKTE EĞİTİM Askerlikte deprem sırasında ve arama kurtarmada ilk yapılması gerekenler, ilk yardım konusunda eğitim.

Herkes köyüne mahallesine gittiğinde hazır eleman.

Komşunun kaç kişi olduğunu bilir, nerede yattığını…telefon numarasını…ilk 48 saatin önemi!

Ve de bize özgü dayanışma kültürü!

Dünyaya örnek.

KAMU YARARI VE LİYAKAT Ama bütün bunların temelinde en önemlisi kamuda alınan kararların, yaptırımların ve imzaların denetlenmesi yatıyor.

Kamu yararının savunulması Onun da temelinde liyakat!

ÇÖZÜM KAPIMIZI ÇALIYOR Ah gözünü sevdiğim kamu neredesin… hadi yeter artık … geldiysen üç kez kapıyı vur!

Duyuyor musunuz… Bir!

İki!

Üç!

Dört!

Evet, dört bileşenli Üretenlerin Güçlü Millî Hükümeti!

Artık kapımızı çalıyor.

İlgili Sitenin Haberleri