Haber Detayı

‘Şu ana kadarki başarılarımın başlangıç olmasını umuyorum’
Kelebek hurriyet.com.tr
08/02/2026 07:00 (2 saat önce)

‘Şu ana kadarki başarılarımın başlangıç olmasını umuyorum’

Geçen ay, sezonun ilk Grand Slam’i Avustralya Açık’ta 23 yaşındaki Zeynep Sönmez bir ilke imza atarak üçüncü tura yükseldi. Sönmez turnuva boyunca sadece oyunuyla değil, entelektüel ve mütevazı duruşuyla da öne çıktı. Sergilediği fair-play ruhuyla tenis camiasında iz bıraktı. Sönmez’le Avustralya Açık’taki performansını, hayallerini ve hayatını konuştuk.

Henüz 6 yaşındayken tenisle tanışan Zeynep Sönmez çocukluğundan beri hep büyük kortlarda olmanın hayalini kurduğunu anlatıyor.

Ailesi de onun bu hayaline ortak olmuş.

O, tenis kulüplerine daha yakın olsun diye evlerini taşımışlar.

Kurdukları hayal, yıllar sonra, dünyanın en büyük kortlarında gerçeğe dönüştü. 2025’te Wimbledon’da, 23 Ocak’ta da Avustralya Açık’ta üçüncü tur oynayan ilk Türk tenisçi olarak tarihe geçti Zeynep Sönmez.

Avustralya Açık öncesinde 112 olan dünya sıralaması da 79 olarak güncellendi.Tenis hikâyeniz nasıl başladı?6 yaşında bir yaz okulunda başladım.

Ailem beni basketbola ve yüzmeye yazdırıyordu ama basketboldan kaçıp tenis kortuna gidiyordum.

İlk antrenörüm bunu fark edip “Tenis oynasın” dedi.

Ailemde tenisle ilgilenen yoktu.

Belki raket, belki top...

Belki de bireysel oluşu ilgimi çekti.

Her genç sporcu gibi spor-okul ikilemleri yaşadım.

Ailem, özellikle de annem “Sen ne istiyorsan ve nerede başarılı olacağını düşünüyorsan onu yap” derdi ve ben de okuldansa hep kortu tercih ederdim.

Evimiz tenis kulübüne göre şekilleniyordu, gerekirse taşınıyorduk.“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” diyor Mustafa Kemal Atatürk...

Maç esnasında top toplayıcıya yardım ettiğiniz anlar bana bu sözleri hatırlattı.

İyi insan olmak, iyi sporcu olmaktan daha önemli.

Orada top toplayıcının sıcaktan gerçekten zorlandığını gördüm ve içgüdüsel olarak yardım etmek istedim.

Bence benim yerimde kim olsa aynısını yapardı.Küçüklüğünüzde Grand Slam olarak anılan büyük turnuvalar sizin için ne ifade ediyordu?

Kendinizi burada hayal ediyor muydunuz?Grand Slam’ler tenisin en önemli organizasyonları.

Küçüklüğümden beri kendimi büyük kortlarda hayal ederdim.

Şu an Grand Slam’lerde oynayabildiğim için mutlu ve gururluyum.

Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, umarım daha iyi bir şekilde devam edebilirim.

Şu ana kadar aldığım başarıların bir başlangıç olmasını umuyorum.Spora başlamak isteyen ama motivasyon bulamayan gençlere tavsiyeniz nedir?Ertelememelerini öneririm.

Bir kere başladıktan sonra devamının geleceğini düşünüyorum.Bir psikologla çalışıyor musunuz?

Bir diyetisyeniniz var mı?Yaklaşık yedi yıldır mental çalışmalarımı Mehmet (Bayraktar) Hoca’yla sürdürüyorum.

Çok yol kat ettiğimizi düşünüyorum ama tabii daha çok yolumuz var.

Beslenme uzmanım var: Can Çiftçi.

Turnuvalarda beslenme programıma yüzde 100 uymak zor olabiliyor ama elimizden geleni yapıyoruz.Çok seyahat ettiğiniz için tükendiğiniz zamanlar oluyor mu?Zorlandığım zamanlar oluyor ama bu anlarda kendime işimi sevdiğimi, yaptığım şeyi en iyi şekilde yapmam gerektiğini ve bir gün bittiğinde bunları çok özleyeceğimi hatırlatıyorum.Dubai’de yaşayan Tunuslu koçunuz Issam Jellali’yle antrenman yapabilmek için Dubai-İstanbul arasında gidip geliyormuşsunuz...Evet, İstanbul ve Dubai’de.

Şu an her şey yolunda gidiyor.

Oyunumda taktiksel ve teknik olarak öğrenmem gereken çok şey var.

Doğru bir ekibim olduğunu düşünüyorum.Önümüzdeki yıllarda tenis ülkemizde gelişir mi?

Siz nasıl görüyorsunuz?Bu biraz başarıyla orantılı bence.

Başarı artarsa görünürlük artar, görünürlük artarsa da ilgi artar.

Umarım yıllar içinde tenis ülkemizdeki popüler sporlardan biri olur.Yakın zamanda hedefleriniz neler?Her zaman aynı şeyi söylüyorum ama bir önceki günüme göre daha iyi olmaya çalışıyorum.

Rakamsal ya da zamansal hedefler koymaktan kaçınıyorum.

Bunun yanında tabii ki en yakın hedefim en yüksek sıralamamın üstüne çıkmak.En büyük hayallerinizden biri nedir?Grand Slam kazanmak. ‘PROFESYONEL TENİS İNSANI OLGUNLAŞTIRIYOR’Spora başladığınız ilk yılları düşündüğünüzde unutamadığınız bir anınız var mı?WTA’nın Merida Açık turnuvasını kazandığım an benim için çok özeldi.

Turnuvaya yanlışlıkla kaydoldum.

O dönem ya Güney Amerika ya da Asya turunu tercih ediyorsunuz.

Ben Asya’yı tercih etmiştim.

Tokyo’dan İstanbul’a, ardından Miami’ye, sonrasında Merida’ya uçacaktım.

Pasaportumu Tokyo’da otelde unutmuşum.

Neyse ki vakit vardı.

Çok yorgundum ama şampiyon oldum.Teniste geliştirmek istediğiniz yönler neler?Bir sürü eksikliğim var, her yönümün gelişebileceğini düşünüyorum.

Diğerlerinden farklı gördüğüm yönüm, savunmadan atağa hızlı bir şekilde geçiş yapabiliyor olmam.Söyleşilerde ve kortta olgunluğunuzla da dikkat çektiniz.

Sizce bu olgunluk nereden geliyor?Profesyonel tenisçi olmak insanı olgunlaştırıyor.

Çok fazla seyahat edip farklı kültürleri görmek, farklı insanlarla tanışmak da insanı olgunlaştırıyor bence.Sadece ülkemizde değil, tüm dünyanın ilgisini çektiniz.

Sosyal medyanın dışında nasıl tepkiler alıyorsunuz?Avustralya’daki turnuva sırasında ve sonrasında güzel tepkiler aldım.

Sosyal medya biraz dikkat edilmesi gereken bir yer.

Güzel yorumlar olduğu kadar kötü yorumlar da oluyor.

Kendimi biraz uzak tutmaya ve korumaya çalışıyorum.En büyük destekçiniz kim?Annem, ailem ve takımım.‘MÜMKÜNSE BOĞAZ MANZARALI BİR YEMEK...’Başarınız kadar güzelliğiniz ve stiliniz de çok konuşuldu.

Modayı takip ediyor musunuz?

Çok teşekkür ederim.

Çok fazla takip ettiğim söylenemez, biraz...

Tarzını ve çizgisini beğendiğim insanları ve markaları takip etmeyi seviyorum.Kortta Descartes okuduğunuzu gördük.

Başka kimleri okuyorsunuz?

Gerilim romanları okumayı seviyorum.

Sinemaya gitmeyi, sevdiklerimle uzun yemekler yemeyi tercih ediyorum.Vazgeçemediğiniz dizi, film ve şarkılar var mı?

Boş vakitlerinizde neler yapmaktan hoşlanırsınız?Vazgeçemediğim dizi ‘Friends’.

Vazgeçemediğim bir film yok ama her yeni yıl ‘The Holiday’ filmini izlerim.

Çok farklı türlerden şarkılar seviyorum.

Yapmaktan en zevk aldığım şeyler: Ailemle ve sevdiklerimle uzun yemekler yemek, mümkünse Boğaz manzaralı… Yağmurlu havalarda camdan dışarıyı seyretmek ve eve yemek sipariş edip film izlemek.Doğma büyüme İstanbullu musunuz?Doğma büyüme İstanbulluyum.

Annem Artvinli, babam Ordulu.

Çocukluğum daha çok Artvin’de geçti.

Yazları ailece anneannemlerin yanına giderdik.

Doğası harika bir yer, çok güzel anılarım var.

İlgili Sitenin Haberleri