Haber Detayı
İsrafil Uçurum: AB'nin STA hamlesi rekabeti sertleştirecek
AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile hız kazanan serbest ticaret anlaşmaları, Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe rekabet baskısını artırıyor. Sanayici İsrafil Uçurum, Gümrük Birliği’nin güncellenmemesi halinde pazar kaybının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.
DÜNYA-AdanaAvrupa Birliği’nin (AB) Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan başta olmak üzere Asya ve Latin Amerika ülkeleriyle hızlandırdığı serbest ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyimi yeni bir rekabet eşiğine taşıyor.
Mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle AB’nin imzaladığı her yeni STA’nın Türkiye aleyhine çalıştığına dikkat çeken sanayiciler, özellikle emek yoğun tekstil üretiminde fiyat, tedarik zinciri ve yatırım rekabetinin sertleştiği uyarısında bulunuyor.Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) faaliyet gösteren denim üreticisi BOSSA ve dokuma kumaş üreticisi Oğuz Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı İsrafil Uçurum da AB’nin ticaret politikasındaki bu yeni yönelimin Türk tekstil sektörü açısından yalnızca ticari değil yapısal sonuçlar doğuracağını söyledi."Sektörlerde asimetrik rekabet yaratıyor" AB ile MERCOSUR arasında imzalanan ve yürürlüğe girmesi halinde iki bölge arasındaki ticaret hacmini 150 milyar euro seviyesinin üzerine taşıması beklenen anlaşmanın, tekstil dahil olmak üzere birçok sektörde rekabet dengelerini değiştireceğini belirten İsrafil Uçurum, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye, Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin imzaladığı STA’lara otomatik olarak uyum sağlamak zorunda kalıyor ancak bu anlaşmaların sunduğu avantajlardan yararlanamıyor.
Bu durum, tekstil gibi emek yoğun sektörlerde asimetrik bir rekabet yaratıyor.
MERCOSUR ve Hindistan gibi ülkeler AB pazarına düşük gümrüklerle girerken, Türk üreticisi aynı pazarda artan maliyet baskısıyla mücadele ediyor.”Özellikle AB-Hindistan STA’sının kısa vadede sonuçlanmasının, Türk tekstil ve hazır giyim sektörü açısından kritik bir kırılma noktası olabileceğini vurgulayan İsrafil Uçurum, Hindistan’ın ölçek, işçilik maliyetleri ve devlet destekleriyle ciddi bir fiyat avantajına sahip olduğunu kaydetti.
Uçurum, “Bugün Türkiye’nin Hindistan ile fiyat odaklı rekabet etme şansı yok.
Eğer Gümrük Birliği modernize edilmezse, AB pazarında tekstil ve hazır giyimde pazar kaybı kaçınılmaz hale gelir.
Bu durum ihracata negatif yansımasının yanında yatırımların yönünü de etkiler” diye konuştu."Çözüm Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde" Tekstilde katma değerli üretim, AR-GE, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı bir stratejinin önemine dikkat çeken İsrafil Uçurum, bu yaklaşımın sektörde ayakta kalmanın temel koşulu haline geldiğini ifade etti.
İsrafil Uçurum, “Bugün dünya pazarlarında kalıcı olmanın yolu sürdürülebilir üretim, düşük karbon ayak izi, su ve enerji verimliliği gibi kriterlerden geçiyor.
BOSSA ve Oğuz Tekstil olarak bu dönüşüme yıllardır yatırım yapıyoruz.
Ancak sektörümüzün genel sorunlarını bireysel çabalarımızla çözebilmemiz mümkün değil.
Bu alanda devlet destekleri ile ciddi bir dönüşüme ihtiyaç var.
Bu bağlamda en öncelikli sorunumuz ise Türkiye’nin, AB ile Gümrük Birliği’nin hizmetler, yatırımlar ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde acilen güncellemesidir” dedi.Küresel rekabetin sertleştiği bir dönemde tekstilin hâlâ Türkiye’nin temel sektörlerinden biri olduğunun altını çizen İsrafil Uçurum, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen sektörün uzun vadeli potansiyeline inandığını vurgulayarak “Tekstil, Türkiye’nin vazgeçemeyeceği bir sektör.
Gümrük Birliğinin modernize edilmesiyle birlikte kur-enflasyon dengesinin sağlanması, katma değerli sürdürülebilir üretime geçişin teşvik edilmesi ile sektör yeniden güçlenebilir” diye konuştu. “AOSB için sorumluluk almaya talibim”Adana’da sanayici kimliği ve yönetsel deneyimiyle öne çıkan iş insanı İsrafil Uçurum, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 10 Şubat’ta yapılacak seçimlerde başkan adayı oldu. “Hep birlikte yönetmek, hep birlikte büyümek” anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Uçurum, 2004-2010 yılları arasında AOSB yönetiminde görev aldığını ve başkanlık yaptıktan sonra görevi kendi isteğiyle devrettiğini hatırlattı.
AOSB’yi yeniden güçlü bir üretim merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallığı esas alan bir yönetim anlayışı benimsediklerini ifade eden Uçurum, kişilere değil sisteme dayalı bir yapı oluşturacaklarını vurguladı.
Farklı sektörlerden oluşan güçlü bir yönetim kurulu kurduklarını belirten Uçurum, sanayicilerin karar süreçlerine doğrudan dahil edileceğini kaydetti.
AOSB’de arsa üretimi ve yatırım süreçlerinde yaşanan tıkanıklıklara dikkat çeken Uçurum, göreve geldiklerinde arsa üretimini hızlandıracaklarını, altyapıları tamamlayacaklarını ve süreçleri şeffaf hale getireceklerini söyledi.